2025 yılı, çocuk haklarının küresel düzlemde yeniden tartışıldığı, teknolojik gelişmelerle birlikte risklerin boyut değiştirdiği, devletlerin mevzuat düzeyinde daha görünür ve hızlı tepki vermeye çalıştığı bir dönem olarak kayda geçti. Dünya genelinde çocuk istismarı, çevrimiçi güvenlik, eğitim hakkı, mülteci çocukların korunması ve çocuk işçiliği gibi alanlarda birçok ülke yeni yasa teklifleri sundu, mevcut düzenlemelerde kapsamlı reformlara gitti veya ilk kez çocuk haklarına ilişkin özel düzenlemeler hayata geçirdi. Bu gelişmeler, sadece yasal çerçevede değil; aynı zamanda toplumsal bilinçlenmenin, uluslararası baskıların ve dijital dünyanın yarattığı yeni tehditlerin de etkisiyle şekillendi.
Çocukluk Kavramının Yeniden Tanımlanması
Son yıllarda çocukluk kavramı, yalnızca biyolojik yaşla sınırlı olmayan; gelişimsel, psikososyal, dijital ve kültürel katmanlarla şekillenen çok boyutlu bir olguya dönüştü. Özellikle pandemi sonrası artan dijitalleşme ile çocuklar daha erken yaşlarda çevrimiçi ortama dahil olurken, bu durum hem fırsatlar hem de tehditler içeriyor.
2025’te pek çok ülke, çocukların dijital haklarını da içeren yeni düzenlemeler yaparak, “çocukluk” kavramının zamana ve teknolojiye uyumlu bir şekilde yeniden tanımlanması gerektiğini kabul etti. Bu dönüşüm, yalnızca pedagojik değil; aynı zamanda hukuki ve etik bir mesele olarak görülmeye başlandı.
Yasal Gelişmelerin İtici Güçleri
Çocuk hakları alanındaki yasal gelişmelerin arkasında dört temel dinamiğin öne çıktığı görülüyor:
- Uluslararası Sözleşmelerin Etkisi: Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme (CRC), Lanzarote Sözleşmesi ve ILO’nun 138 ve 182 sayılı sözleşmeleri gibi belgeler, 2025’te birçok ülkenin iç hukukuna yön verici nitelikteydi.
- Teknolojik Tehditler: Siber zorbalık, çevrimiçi istismar, yapay zekâ destekli içerik filtreleme gibi alanlarda yaşanan sorunlar, ülkeleri yeni yasal mekanizmalar oluşturmaya zorladı. Özellikle sosyal medya şirketlerine karşı sorumluluk düzenlemeleri dikkat çekti.
- Toplumsal Baskı ve Farkındalık: Kadın ve çocuk hakları aktivizminin, medya kampanyalarının ve sivil toplum örgütlerinin etkisiyle bazı ülkeler kamuoyu baskısıyla yasa değişikliğine gitmek zorunda kaldı.
- Krize Dönüşen Mülteci Sorunu: Savaş, iklim değişikliği ve göç gibi nedenlerle yerinden edilen çocukların korunmasına ilişkin düzenlemeler, 2025’in yasal ajandasında belirgin bir yer tuttu.
Koruyucu Hukukun Genişlemesi
Geçmişte daha çok fiziksel şiddet ve eğitim hakkı ekseninde gelişen çocuk koruma mevzuatı, 2025’te daha kompleks ve çok katmanlı bir yapıya evrildi. Aşağıdaki alanlarda koruyucu hukukun sınırlarının genişletildiği görülmektedir:
- Çevrimiçi mahremiyet ve veri güvenliği
- Aile içi psikolojik şiddetin görünür kılınması
- Okul ortamında eşitlik ve ayrımcılıkla mücadele
- İfade özgürlüğü ve kendini gerçekleştirme hakkı
- İklim değişikliğinin çocuk üzerindeki etkileri
Bunlara ek olarak bazı ülkelerde, çocukların doğrudan anayasal güvence altına alınması yönünde adımlar da atılmıştır.
Önleyici ve Onarıcı Hukuk Yaklaşımları
2025’te öne çıkan bir diğer başlık ise; sadece cezai yaptırımlara dayalı değil, önleyici ve onarıcı adalet modellerinin geliştirilmesidir. Örneğin çocuklara zarar veren içeriklerin sosyal medya platformlarında daha yayınlanmadan otomatik filtreleme sistemleriyle engellenmesi; ebeveynlere dijital okuryazarlık eğitimi verilmesi; mağdur çocuklara psikososyal destek sağlanması ve fail ile mağdur arasında iyileştirici adalet süreçlerinin tasarlanması gibi uygulamalar, yalnızca ceza değil, aynı zamanda rehabilitasyon hedefli hukuki adımları da beraberinde getirdi.
Pekii..Gelelim; 2025 yılının ilk yarısı özelinde, ”çocuk hakları alanında önemli yasa değişiklikleri yapma girişiminde bulunan ve/veya yapan; yahut mevcutta yasa teklifleri bulunan” ülkeleri , bu ülkelerin düzenlemeleri getirirken hedefledikleri amaçları ve bu değişiklik metinlerini incelemeye..
ABD..
Çocukların çevrimiçi gizliliğini artıran ”Kids Online Safety Act” yani ”Çocukların Çevrimiçi Güvenliği Yasası” Senato’ya sunuldu.

Tasarıya göre; ”Çocuk” ve ”Küçük” ayrımı mevcut şöyle ki;
“Çocuk” terimi, 13 yaşının altındaki her bir birey anlamına geliyor.
“Küçük” terimi, 17 yaşının altındaki her bir birey anlamına geliyor.
Tasarı kapsamındaki dijital her bir platform; makul ve ihtiyatlı bir kişinin bu tür zararların kapsanan platform tarafından makul şekilde öngörülebilir olduğunu ve tasarım özelliğinin bu tür zararlara katkıda bulunan bir faktör olduğunu kabul etmesi halinde, küçüklere yönelik aşağıdaki zararları önlemek ve azaltmak için herhangi bir tasarım özelliğinin oluşturulması ve uygulanmasında makul özeni gösterecektir deniyor:
(1) Yeme bozuklukları, madde kullanım bozuklukları ve intihar davranışları.
(2) Depresif bozukluklar ve anksiyete bozuklukları, bu tür durumların nesnel olarak doğrulanabilir ve klinik olarak teşhis edilebilir semptomları varsa ve kompulsif kullanımla ilişkiliyse.
(3) Zorunlu kullanıma işaret eden kullanım kalıpları.
(4) Küçük bir çocuğun önemli bir yaşam aktivitesini etkileyecek kadar şiddetli, yaygın veya nesnel olarak saldırgan olan fiziksel şiddet veya çevrimiçi taciz faaliyeti.
(5) Küçüklerin cinsel istismarı ve istismarı.
(6) Uyuşturucu maddelerin, tütün ürünlerinin, esrar ürünlerinin, kumarın veya alkolün dağıtımı, satışı veya kullanımı.
(7) Haksız veya aldatıcı eylemler veya uygulamalar (Federal Ticaret Komisyonu Yasası’nın ilgili bölümünde tanımlandığı şekilde) nedeniyle oluşan mali zararlar.
Yine tasarıya göre; platformların özen yükümlülüğü, bilhassa küçükler için koruyucu önlemler alma şartları, bu işlemleri yaparken şeffaf olmaları ; olmamaları halinde denetim sonucu kendilerine idari para cezası uygulanacak olması, tekrar halinde ilgili platformun kapatılması gibi teknik cezalar, yaş doğrulama çalışması ve raporlama sürecinden kapsamlı şekilde bahsedilmekte..
Ayrıca tasarıyla ”Çocukların Çevrimiçi Güvenlik Konseyi” kurulduğu belirtiliyor.
Buna göre;
Konseyin görevleri, Kongre’ye küçüklerin çevrimiçi güvenliğiyle ilgili konularda tavsiye ve öneriler içeren raporlar sunmaktır. Konsey tarafından ele alınacak konular şunlardır:
(1) Çevrimiçi platformlarla ilişkili küçükler için ortaya çıkan veya mevcut zarar risklerinin belirlenmesi;
(2) Küçüklerin çevrimiçi ortamda uğradıkları zararların değerlendirilmesi, önlenmesi ve azaltılması için önlemler ve yöntemler önermek;
(3) İngilizce ve İngilizce olmayan diller de dahil olmak üzere, küçük yaştakilere yönelik çevrimiçi zararlarla ilgili araştırma yürütmek için yöntemler ve temalar önermek; ve
(4) Bu başlık altında gerekli olduğu üzere, şeffaflık raporları ve denetimleri için en iyi uygulamaları ve açık, fikir birliğine dayalı teknik standartları önermek; genel hesap verebilirliği teşvik etmek için yöntemler, kriterler ve kapsam dahil.
Birleşik Krallık ile devam ediyoruz..
”Online Safety Act” yürürlüğe girdi, sosyal medyada yaş doğrulama zorunlu oldu.
İngiltere’de çocukları zararlı içeriklerden korumayı amaçlayan çevrimiçi yaş doğrulama yasası, 26 Temmuz itibarıyla resmen yürürlüğe girdi. Yasa kapsamında getirilen düzenleme, başta pornografi siteleri olmak üzere dijital platformlara, kullanıcılarının yaşını doğrulama zorunluluğu getiriyor. Yaklaşık 6.000 pornografi sitesi, yasa ile uyumlu hale gelerek yaş doğrulaması uygulamaya başladığını devlet kurumlarına bildirmiş.
Yasa yalnızca yetişkin içerikli platformlarla sınırlı kalmıyor. Xbox, Reddit, Bluesky, X, Spotify gibi sosyal medya ve tanışma uygulamaları da artık İngiltere’deki kullanıcılarından selfie, pasaport veya devlet onaylı kimlik belgeleri gibi yollarla yaşlarını kanıtlamalarını istiyor. Bu durum, internet kullanımında yeni bir dönemin başlangıcı olarak yorumlanıyor:
”Kimliksiz ve anonim çevrimiçi varoluşun sonu mu geliyor?”
Ancak bu uygulamalar, her ne kadar çocukları korumayı amaçlasa da, gizlilik savunucularının sert eleştirilerine maruz kalıyor. Electronic Frontier Foundation (EFF) gibi dijital hak örgütleri, yaş doğrulama sistemlerinin kullanıcı mahremiyetini tehlikeye atabileceği ve anonimliği ortadan kaldırabileceği konusunda uyarıyor. Gerçekten de, yakın zamanda yaşanan bir örnek, bu endişeleri doğrular nitelikte. Tea adlı flört uygulamasının yaş doğrulama süreci için topladığı selfie ve dijital kimlik belgeleri, bir veri sızıntısı sonucu siber forumlarda ifşa edildi. Bu olay, güvenlik sistemlerinin ne denli kırılgan olabileceğini gözler önüne serdi.
Kullanıcılar, yeni yaş doğrulama zorunluluklarını aşmak için şimdiden çeşitli yöntemler geliştirmeye başladı. Sahte kimlik belgeleri düzenleme, video oyun karakterlerinin yüzlerini kullanarak sahte selfie’ler üretme ya da VPN aracılığıyla coğrafi kısıtlamaları aşmak, bu “dijital kaçış” yollarının başında geliyor ancak; bu yaratıcı görünümlü çözümler, beraberinde ciddi riskler de barındırıyor. Sahte belge kullanımı, yasal yaptırımlarla sonuçlanabilecek bir suç niteliği taşırken; dolandırıcılığa açık platformlarda bu belgeleri paylaşmak, kullanıcıları kimlik hırsızlığı ve veri sızıntısı gibi tehditlerle baş başa bırakabiliyor.
Yani sistemleri kandırmak isteyenler, çoğu zaman kendi güvenliklerinden feragat etmek zorunda kalıyor.
İngiltere’nin attığı bu adım, çocukların çevrimiçi ortamda daha güvenli hareket etmesini sağlama hedefiyle şekillense de, dünyanın dört bir yanında “yaş doğrulama”nın yeni dijital standart haline gelmesinin önünü açabilir. Özellikle Avrupa Birliği ülkelerinde ve Amerika Birleşik Devletleri’nde giderek artan benzer tartışmalar, internetin anonim doğasının giderek regülasyonlarla çevrildiğine işaret ediyor.
Bu da kullanıcıların gelecekte, yalnızca içerik üretirken değil, içerik tüketirken de kimliklerini açık etmek zorunda kalabilecekleri bir dijital dünyayı gündeme getiriyor.
Tüm bu gelişmeler, bizleri dijital çağın kalbinde yatan temel bir ikilemin tam da ortasına taşıyor:
“Çocukları çevrimiçi ortamda korumak mı, yoksa bireyin mahremiyet hakkını savunmak mı?”

Bu ikilem, yalnızca teknolojik değil; etik, hukuki ve toplumsal boyutlarıyla da derin bir fay hattı oluşturuyor diyebiliriz zira bir yanda çocukların maruz kaldığı zararlı içerikleri önlemeye çalışan yasa yapıcılar ve aileler; diğer yanda ise özgür ve anonim internetin savunucusu dijital hak örgütleri, aktivistler ve sair muhalif bireyler yer alıyor. Özellikle yapay zekâ, yüz tanıma teknolojileri ve biyometrik verilerin giderek daha yaygın hale gelmesiyle birlikte, mahremiyetin sınırları her geçen gün yeniden çiziliyor.
Sonuç olarak, İngiltere’nin çevrimiçi yaş doğrulama hamlesi, yalnızca bir yasa değil; dijital çağın rotasını etkileyecek bir dönüm noktası olarak değerlendirilmeli.
Bu sürecin nasıl yönetileceği, devletlerin birey haklarına ne ölçüde saygı göstereceği ve teknoloji şirketlerinin kullanıcı verilerini nasıl koruyacağı, geleceğin internetinin sınırlarını belirleyecek. Belki de en önemlisi, kullanıcılar; artık sadece içerik üreticisi değil, aynı zamanda dijital haklarının da en büyük savunucusu olmak zorunda.
Geçiyoruz Avustralya’ya..
16 yaş altı sosyal medya kullanımına yasak getiren yasa teklifleri hazırlandı.
16 yaşın altındaki çocuklara yönelik sosyal medya yasağı, dünyada bir ilk olarak Avustralya Parlamentosu’ndan geçti.
Yasa; TikTok, Facebook, Snapchat, Reddit, X ve Instagram gibi platformların, 16 yaşından küçük çocukların hesap sahibi olmasını engellemede sistematik başarısızlıkları nedeniyle 50 milyon Avustralya dolarına (33 milyon dolar) kadar para cezasına çarptırılmasını sağladı.
Senato, yasa tasarısını 34’e karşı 19 oyla kabul etti. Temsilciler Meclisi ise; yasa tasarısını 102’ye karşı 13 oyla ezici bir çoğunlukla onayladı.
Temsilciler Meclisi Senato’da yapılan muhalefet değişikliklerini ”onaylayarak” yasa tasarısını yasalaştırdı.
Başbakan Anthony Albanese, yasanın çocuklarına yönelik çevrimiçi zararlardan endişe duyan ebeveynleri desteklediğini söyledi.

Şimdi de Kanada’ya bakıyoruz..
Yerlilere mensup çocukların kültürel kimliğini korumak için eğitim reformu meclisten geçti.

Almanya..
Almanya, çocukların ve gençlerin dijital katılım ve dijital yaşam alanlarını güvenli bir şekilde keşfetme hakları bulunduğu gerekçesiyle 16 yaş altı çocuklar için sosyal medya yasağı getirmek istemiyor.
Ancak; ülkede, 16 yaşından küçük olanların sosyal medyayı kullanabilmesi için ebeveynlerin izni gerekiyor. Ebeveynler tarafından bu onayın gerçekten verilip verilmediğine ilişkin ise sıkı bir kontrol yapılamadığı görülüyor. Sosyal medya platformlarına kayıt yapılırken çocuklar tarafından yanlış doğum bilgileri verilebiliyor.
Bu durum, çoğu zaman sosyal medya sağlayıcılarına yönelik bir yaptırım da doğurmuyor.Almanya, yaş sınırı kontrolü yapılması sorumluluğunu sosyal medya şirketlerine yüklüyor.
Almanya Aile, Yaşlılar, Kadın ve Gençlik Bakanlığı; Avrupa Genel Veri Koruma Yönetmeliği’nin (DSGVO) kişisel verilerin hizmet sağlayıcılar tarafından işlenmesi için 16 yaşın altındaki gençlerin ve çocukların ebeveynlerinden bir onay alınmasını öngördüğüne işaret ediyor.
İtalya..
Okullarda zorbalık ve istismara karşı yeni yasal düzenleme kabul edildi.

Kanun; hükümete, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde, psikoloji, pedagoji , sosyal iletişim alanlarında uzmanlardan oluşan zorbalık ve siber zorbalığın önlenmesi için bir teknik komite kurulması talimatını veriyor..
Ayrıca; hükümet, zorbalık ve siber zorbalığın önlenmesi ve farkındalığının artırılması ile ebeveyn kontrol teknikleri konusunda periyodik bilgilendirme kampanyaları yürütmekle sorumlu tutulmuş durumda..
Hükümete ayrıca, zorbalık ve siber zorbalık mağdurlarına yardım amacıyla, ücretsiz olarak erişilebilen ve haftanın yedi günü, 24 saat aktif olan Acil Çocukluk Travmaları 114 kamu numarası da dahil olmak üzere, diğer uygun tedbirleri belirleyen bir veya daha fazla yasama kararnamesi 12 ay içinde kabul etmesi talimatı verilmiştir.
Bu numara; mağdurlara, ailelerine ve arkadaşlarına psikolojik ve hukuki yardım hizmetleri sağlamakla görevlendirilecek ve en ciddi durumlarda tehlikeli durumları derhal polise bildirecektir.
Yine, Ulusal İstatistik Enstitüsü’nün, zorbalık ve siber zorbalık sorununu ölçmek ve bu risklere en çok maruz kalanları belirlemek amacıyla her iki yılda bir anket yapması zorunlu tutulmuştur.
Yeni mevzuata göre, her okulun; zorbalık ve siber zorbalığın önlenmesine ilişkin bir iç yönetmeliği kabul etmesi ve öğrenci, öğretmen, aile ve uzmanlardan oluşan kalıcı bir denetim kurulu oluşturması gerekiyor.
Kanun, başkalarına saygı konusunu incelemek, psikolojik ve fiziksel şiddetsizlik konusunda farkındalık yaratmak ve her türlü ayrımcılık ve istismara karşı mücadele etmek amacıyla her yıl 20 Ocak’ı “Saygı Günü” olarak belirlemiştir.
İspanya’ya geçiyoruz..
Dijital ortamlarda çocukları koruma amacıyla hazırlanan Kanun tasarısı, Mart 2025’te Bakanlar Kurulu tarafından onaylanmıştır. Sosyal medya hesabı açma yaşını 14’ten 16’ya yükseltmek, cihazlarda varsayılan açık parental kontrol sistemleri zorunluluğu koymak, Ai tabanlı çocuk pornosu ve deepfake içerikle ilgili suçlar tanımlamak gibi önlemleri içermektedir.
- ICT ürün üreticilerinin satış anında aktif edilen ücretsiz parental kontrol sistemleri sunmaları zorunlu hale gelmiştir.
- Lootbox gibi çocuklarla etkileşen oyun içi rastgele ödül mekanizmalarının 18 yaş altı için yasaklanması düzenlemede yer almaktadır.
- Yeni düzenleme, çevrim içi taciz (“grooming”) veya suç içeren profillerin oluşturulmasını cezalandıracak hükümler ve sanal uzaktan erişim yasakları da getirmektedir.

Portekiz..
Çocuk işçiliği ile mücadelede ağır cezalar getiren yasa yürürlüğe girdi.
Sol Blok (Bloco de Esquerda – BE) adlı politik parti, Portekiz’de zorunlu eğitimin süresiyle uyumlu hale getirilmesi amacıyla, çalışma yaşının 16’dan 18’e yükseltilmesini öneriyor. Bu adım sayesinde, çocukların eğitimleri tamamlanmadan iş hayatına girmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor.
Öneri parlamentoda görüşülerek komitelerde tartışılmış fakat henüz kanunlaşmamış durumda.
Ayrıca çoğunluğun bu öneriye ne yazık ki temkinli yaklaştığı görülüyor; bazı partiler bu değişikliğin genç işçiliği resmi sistemin dışına çekebileceğini ve takibi zorlaştırabileceğini savunuyor.

İsveç ile devam ediyoruz..
Ebeveyn Kanunu’nda (Parental Code) yeni düzenlemeler yapıldı.
1 Ocak 2025 tarihinde yürürlüğe giren değişikliklerle çocukların vesayet, ikamet ve görüşme (boende och umgänge) konularına dair hakları belirlendi. Bu kurallar, halihazırda devam eden tüm davaları da kapsayacak şekilde uygulanmaya başlandı.
Çocukların güvende ve iyi yetiştirilmeleri için karar alırken “çocuğun yüksek yararı” (barnets bästa) ilkesi esas alınıyor.
Ayrıca, 23 Ocak’ta, 1 Temmuz 2025’te yürürlüğe girmesi öngörülen yeni bir Sosyal Hizmetler Kanunu teklifi kabul edildi.
Yeni Sosyal Hizmetler Yasası, Çocuk Hakları Sözleşmesi ile uyumlu hale getirerek çocuk haklarını da güçlendiriyor. Yasaya göre ‘sosyal hizmetler, çocuğun yüksek yararına olanı değerlendirirken çocuğun görüşlerini dikkate almak zorundadır’ deniyor. Çocuğun ayrıca müdahaleleri hakkında bilgi edinme hakkı vardır ve sosyal hizmetler, çocuğun bu bilgileri anladığından emin olmalıdır.
Yeni yasa teklifi şunları içeriyor:
- Sosyal hizmetler daha önleyici olmalı ve ihtiyaçlar çok ciddi hale gelmeden önce tespit edilmelidir;
- Sosyal hizmetlerin suça karşı önleyici çalışmaları netleştirilmelidir;
- Sosyal hizmetlere ulaşmak ve ihtiyaç duyulduğunda yardım almak daha kolay olmalı; ve
- Sosyal hizmetler acil durumlarda daha hızlı müdahalelerde bulunabilmelidir.
Yine;
Sürümlü dinleme (wiretapping) yetkisi önerisi ile 5 yaş altı çocukların elektronik iletişimlerinin izlenmesini mümkün kılacak yasa tasarısı gelmiştir.
Ju2024/02286 – Datalagring och åtkomst till elektronisk information (Elektronik iletişim verilerinin saklanması ve kolluk kuvvetlerine erişim düzenlemesi)

Ülkedeki çocuk hakları kuruluşları ise bu öneriye çocukların özel hayatına müdahale olarak karşı çıkmakta ve hukuki haklara saygı çağrısı yapmaktadır.
Norveç’e bakalım..
Çocukların dijital hakları kapsamında sosyal medya platformlarına denetim arttırıldı.
Ayrıca;
Norveç hükümeti, sosyal medya platformlarının 15 yaşın altındaki çocuklara hizmet sunmasını yasaklayacak yeni bir yasa için kamuoyuna danışma teklifi sunarak çocukları çevrimiçi ortamda korumak için kararlı adımlar atıyor.
Norveç, ekran kullanımının ve sosyal medyanın çocukların uykusu, ruh sağlığı, öğrenmesi ve konsantrasyonu üzerindeki ciddi etkilerinin farkında olarak, çocuklar için daha güvenli bir internet ortamı yaratmaya kararlı görünüyor.
Başbakan Jonas Gahr Støre, “Bu, zamanımızın en acil sosyal ve kültürel zorluklarından biri ve yalnızca ulusal önlemlerle çözülemez. Çocuklar ve gençler için güvenli bir dijital ortam sağlamak amacıyla Avrupa ile iş birliğini güçlendirmeyi hedefliyoruz,” diyor.
Çocuk ve Aile Bakanı Lene Vågslid ise; “Ekranların ve algoritmaların çocukluğu ele geçirmesine izin veremeyiz. Çocuklar zararlı içeriklerden, istismardan, ticari sömürüden ve kişisel verilerin kötüye kullanımından korunmalıdır” diyor.
Mutlak yaş sınırı için etkili uygulama mekanizmaları geliştirmek hem yasal hem de teknolojik bir sınırdır. Şu anda, yaş doğrulaması için tam anlamıyla etkili bir çözüm bulunmamaktadır. Norveç, pratik ve erişilebilir çözümler geliştirmek amacıyla aynı konuyu ele alan AB ve diğer Avrupa ülkeleriyle yakın bir şekilde çalışmayı amaçlamaktadır.
Dijitalleşme ve Kamu Yönetimi Bakanı Karianne Tung ise konu hakkında;
“Dijitalleşme ulusal sınırların ötesine geçiyor.
Norveç, büyük teknoloji şirketlerinin nasıl düzenleneceği konusunda AB ile yakın bir şekilde çalışıyor. Yaş doğrulama ve yaş kısıtlamaları konusunda ortak çözümler bulmak istiyoruz,” diyor.
Önerilen yasanın amacı, çocukları ve gençleri sosyal medya kullanımıyla ilişkili olası zararlardan, suç faaliyetlerine maruz kalmak da dahil olmak üzere korumak.
Yasa, hangi hizmetlerin yaş sınırlamasına tabi olduğunun belirlenmesinde önemli rol oynayacak olan sosyal medya platformunun neleri kapsadığına dair bir tanım da içeriyor.
En önemlisi, yasanın çocukların boş zaman etkinliklerine veya sosyal topluluklara katılımını kısıtlamayacak olması. Yasa; ifade özgürlüğü, bilgiye erişim ve örgütlenme hakkı gibi çocukların temel haklarına uygun olarak tasarlanmış.
Okul veya ders dışı etkinliklerle ilgili iletişim amaçlı kullanılan video oyunları ve platformlar gibi hizmetler için istisnalar da öneriliyor.
Norveç hükümeti ayrıca çocukları çevrimiçi ortamda korumak için çeşitli tamamlayıcı girişimler de uygulamakta:
- Bilgi toplumu hizmetleri tarafından kişisel verilerin işlenmesine ilişkin GDPR kapsamındaki rıza yaşının 15 yıla çıkarılması.
- Ekran kullanımı, ekran süresi ve sosyal medya konusunda ulusal sağlık otoritelerinin tavsiyelerini yayınlamak.
- Ulusal düzeyde net bir öneriyle okullardan cep telefonlarının kaldırılması.(henüz uygulama başlamadı pilot uygulama bölgeleri var..
- Çocukları hedef alan pazarlama düzenlemelerinin ihlali durumunda cezaların artırılmasına yönelik yasa teklifi.
- Çocukların ve gençlerin çevrimiçi suç ve istismarına karşı mücadele. gibi çeşitli hususlar da ek değerlendirme konusu halinde gündemde sıcaklığını koruyor.
Norveç’te;
- 9-12 yaş arası çocukların %72’si sosyal medyayı kullanıyor.
- Nüfusun %75’i sosyal medyada elektronik yaş doğrulamasını destekliyor.
- %60’ı sosyal medya kullanımına yaş sınırı koymanın platformlar veya ebeveynler tarafından değil, siyasi erk olan hükümet tarafından yapılması gerektiğine inanıyor.
Danimarka..
Çocukların internet güvenliği için yeni ulusal strateji planı yürürlüğe girdi.
AB Dijital Hizmetler Yasası (DSA) kapsamında Danimarka, çocukların internet güvenliği için bir yaş doğrulama pilot uygulama programını başlattı. Bu uygulama, 18 yaş üzerindekileri doğrulamak için kullanılacak, kişisel bilgilerin korunmasına özen gösteriyor.
Danimarka hükümeti, çevrimiçi platformlar için bağımlılık yaratan ; siber zorbalık ve zararlı içerik gibi konulara dair daha sıkı denetim getirilmesi amacıyla DSA’yı etkin şekilde uygulamaya koydu.
Hükümet, çocukların çevrimiçi korunması adına yaş doğrulama araçlarını zorunlu hâle getirmeyi hedefliyor.
Danimarka refah komisyonunun önerisiyle, 7–16 yaş arası çocukların okula cep telefonu getirmesi yasaklandı; ilkokul ve ortaokul düzeyindeki tüm folkeskole’larda(ilk ve ortaokullar) bu uygulama yasal hale getiriliyor.
Ayrıca, 13 yaş altındaki çocuklara akıllı telefon ya da tablet verilmemesi tavsiye ediliyor.
Sikker Internet Centre Danmark (Danimarka Güvenli İnternet Merkezi); Bilinçlendirme, yardım hattı ve psikososyal danışmanlık sunarak çocukların dijital haklarına saygılı ve güvenli bir çevrim içi deneyim sağlamak için faaliyet gösteriyor.
Bu yapı EU tarafından ortak hale getirilen BIK+ platformu dahilinde çalışıyor.
2025 yılı için düzenlenen “Sikker Internet Day” (Güvenli İnternet Günü) çerçevesinde 26 Şubat’ta Kopenhag’da çocukların dijital haklarına odaklı konferans düzenlendi.

Belçika..
Avrupa Konseyi ile AB’nin ortak “Child‑Friendly Justice Project”i kapsamında Belçika, Haziran 2025’te yeni “Çocuk Dostu Adalet Değerlendirme Aracı”nı tanıttı. Bu araç, adalet sistemini çocuk odaklı normlarla uyumlu hale getirmeyi hedefliyor; Belçika bu süreçte pilot ülke olarak yer alıyor.
Avrupa Konseyi Çocuk Hakları Bölümü, Belçika, Polonya ve Slovenya temsilcileriyle birlikte, Avrupa Birliği Konseyi Polonya Dönem Başkanlığı’nda Brüksel’de düzenlenen üst düzey toplantıda bu hayati önem taşıyan yeni belgeyi sundu.
Çocuk Dostu Adalet Ortak Avrupa Birliği/Avrupa Konseyi Projesi’nin (CFJ Projesi) bir ürünü olan bu yenilikçi araç, üye devletlerin ulusal adalet çerçevelerini titizlikle değerlendirmelerini ve ardından güçlendirmelerini sağlamak üzere tasarlanmıştır. Bu şekilde net göstergeler sunarak, mevzuat, kurumlar ve uygulamaların kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesini ve Avrupa Konseyi’nin yerleşik Çocuk Dostu Adalet Kılavuz İlkeleri ile uyumluluğunun sağlanmasını mümkün kılacaktır diye düşünüyorum.
Değerlendirme Aracı’nın uygulamalı bir gösteriminin ardından, CFJ Projesi’nin temel odak ülkeleri olan Belçika, Polonya ve Slovenya’dan etkileyici sunumlar yapıldı. Ülkelere özgü öz değerlendirmelerden elde edilen ortak bulgular, bu tür araçların kıta genelinde ilerlemeyi ve karşılıklı öğrenmeyi teşvik etmedeki pratik değerini vurguladı.
Bu yeni Değerlendirme Aracı, ulusal makamlar ve hukuk sistemi içinde çocuklarla etkileşimde bulunan tüm profesyoneller için önemli bir referans olarak öngörülmektedir. Güçlü yönlerin belirlenmesini, eksikliklerin giderilmesini ve ilerlemenin uzun vadeli izlenmesini kolaylaştıracak ve nihayetinde, çocukları etkileyen tüm yargılamalarda çocuk haklarının korunmasına yönelik daha geniş kapsamlı Avrupa çabalarına katkıda bulunacaktır.
Şu anda İngilizce dilinde mevcut olan aracın Fransızca, Felemenkçe, Lehçe ve Slovence dillerine çevirisi devam ediyor ve resmi olarak kamuoyuna duyurulmasının 2025’in ikinci yarısında gerçekleşmesi bekleniyor.
Polonya..
İnternette zararlı içeriklere (pornografi dahil) çocukların erişimini sınırlamak amacıyla, elektronik hizmet sağlayıcılarına yeni görevler yükleyen bir tasarı Şubat 2025’te kamuoyu görüşüne sunuldu.
Tasarı:
- Sağlayıcıların risk analizleri yapmasını,
- Pornografik içerik aksesinden önce yaş doğrulama mekanizmaları kurmasını,
- Yanlış kullanıcı deneyiminin önüne geçebilmek amacıyla alan adı engelleme sistemi oluşturulmasını öngörüyor.
- Doğrudan biyometrik doğrulama ya da kullanıcı beyanına dayanmayan bağımsız sistemlerin geliştirilmesi öneriliyor.
Cezalar oldukça ağır; doğrulama yapmayan platformlar ve internet servis sağlayıcılarına eksik/noksan işlem başına 1 milyon PLN’e kadar (yaklaşık 230.000 EUR) idari para cezası uygulanabilir.
Çekya..
Çekya, 2025 yılında kabul edilen yasa tasarısıyla 14 yaşındaki çocukların yaz tatilinde belirli şartlarla çalışmasına olanak tanımaktadır. Bu düzenleme, bir kısım çocukların çalışma haklarını tanırken, eğitim ve sağlıklarını korumak amacıyla sıkı denetimler ve sınırlamalar getirmektedir. Ancak, bu değişiklik çocuk işçiliğiyle mücadeleye yönelik daha geniş kapsamlı bir stratejinin parçası olarak görülmemektedir zira hayli dar kapsamlı ve sığ bir bakış açısıyla hazırlanmıştır diyebiliriz.

Macaristan’a bakalım..
18 Mart 2025 tarihinde, Macaristan Parlamentosu, “Çocuk Koruma Yasası”nı tartışmalı hale getiren,ayrıştırıcı bir o kadar da nefreti körükleyen bir yasa kabul etti. Bu yasa, çocuklara yönelik “cinsiyet değişikliği veya homoseksüellik” gibi konuları içeren etkinlikleri yasaklamaktadır. Ayrıca, bu tür etkinliklere katılanları tanımlamak için yüz tanıma teknolojisinin kullanılmasına izin veren bir düzenleme de getirilmiştir.
14 Nisan 2025 tarihinde, Macaristan Anayasası’nda 15. değişiklik kabul edilmiştir. Bu değişiklik; Anayasa’nın L(1) maddesinde “kişi”yi; “erkek veya kadın” olarak tanımlamış ve XVI(1) maddesinde her çocuğun “fiziksel, psikolojik ve ahlaki gelişiminin korunması ve bakımı” hakkı(!?)nı güvence(!?) altına almıştır.
Savaş mağduru olan Ukrayna’ya bakıyoruz..
Ukrayna, Avrupa Konseyi’nin 2022-2027 dönemine ait Çocuk Hakları Stratejisi çerçevesinde, savaş mağduru çocukların korunması ve rehabilitasyonu için çeşitli projeler başlatmıştır. Bu projeler, çocukların şiddetten korunması, adil yargı süreçlerine erişimi ve psikososyal destek hizmetlerinin güçlendirilmesini hedeflemektedir. Özellikle, yerinden edilmiş, ebeveynsiz veya şiddete uğramış çocukların korunmasına yönelik çalışmalar ön plandadır .
Ukrayna, Rusya’nın işgali sırasında çocukların zorla sınır dışı edilmesi ve Rusya’da askeri eğitime tabi tutulması gibi ciddi insan hakları ihlalleriyle karşı karşıya kalmıştır. Uluslararası kuruluşlar ve Ukrayna hükümeti, bu ihlallerin savaş suçu olarak kabul edilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Avrupa Parlamentosu, bu konuda bir karar alarak, çocukların zorla sınır dışı edilmesi ve askeri eğitime tabi tutulmasının uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir .

UNICEF ve Birleşmiş Milletler, Ukrayna’da savaş mağduru çocuklar için çeşitli rehabilitasyon programları yürütmektedir. Bu programlar, çocukların psikolojik destek almasını, eğitimlerine devam etmelerini ve güvenli ortamlarda büyümelerini sağlamayı amaçlamaktadır. Özellikle, mayınlardan ve patlamamış mühimmatlardan kaynaklanan yaralanmaların önlenmesi ve tedavisi konusunda çalışmalar yapılmaktadır .
Geliyoruz Güney Afrika’ya..
Çocuk evliliklerinin yasaklanmasına yönelik düzenleme yapıldı.
Tasarı, hem medeni hem de geleneksel evliliklerde çocuk evliliğini tamamen yasaklayarak evlilik yaşını 18 olarak sınırlandırmayı öngörüyor. Bu kapsamda:
- 18 yaş altındaki bireylerle evlilik kesinlikle yasak olacak; mevcut yasada ebeveyn veya yerel mahkeme izni ile 12 yaşında kız ve 14 yaşında erkek çocukları kabul edilebilir gibi değil ama ne yazık ki evlenebiliyordu.
- Tasarı, çocuk evliliğini gerçekleştiren ya da kolaylaştıran bireyleri cezai yaptırımlara tabii tutuyor: bu kapsamda hapis ya da para cezası uygulanabilecek.
- Tasarının onay süreci kampanya ve kamu dinlemeleri sırasında birçok vatandaş ve STK; evlilik yaşının 18’den 21’e çekilmesi gerektiğini savundu.
Nijerya’ya bakalım..
Federal Hükûmet, Ulusal Politikayı ve 2021–2025 Ulusal Çocuk İşçiliğini Ortadan Kaldırma Eylem Planı‘nı ILO ile birlikte gözden geçirme kararı aldı.
Politika incelemesi çerçevesinde, tehlikeli işler listesi güncellenecek ve mevcut yasal boşluklar giderilmeye çalışılacak.
14 Şubat 2025’te Federal Çalışma ve İstihdam Bakanlığı, ILO ve Ulusal Çocuk İşçiliğini Ortadan Kaldırma Yürütme Komitesi tarafından yeni bir platform ve mobil uygulama başlatıldı.
Bu araç, çocuk işçiliği vakalarının merkezi şekilde raporlanması, takibi ve hızlı müdahale sistemine dahil edilmesi için kullanılıyor.
Nijerya, ILO’nun 137 No’lu Minimum Çalışma Yaşı ve 182 No’lu Kötü Formdaki İşçi Çalıştırmanın Yasaklanması konvansiyonlarını da iç hukukuna dahil etti.
Mısır..
Çocukların eğitim hakkı için yeni bütçe artırımı ve yasal iyileştirmeler yapıldı.
Mısır Hükümeti, Temmuz 2025 itibarıyla başlayan 2025/26 mali yılı bütçesini onayladı; toplam borçlanma hedefi 4,6 trilyon Mısır poundu (~91 milyar USD) olarak belirlendi.
Toplam harcamalar %18 artarken, eğitime ayrılan pay da önceki yıllara göre artırıldı. Sosyal hizmetler, eğitim ve sağlık gibi alanlara ayrılan kaynaklarda ciddi genişlemeler görüldü.
Buna rağmen, bu bütçe hâlâ anayasal zorunluluk olan GSYİH’nın en az %4’ünü okul öncesi ve ilköğretime ayırma şartını karşılamıyor ve sadece devlet harcamalarının yaklaşık %1.7’si kadar eğitim harcaması yapılabiliyor.
Kenya..
29 Nisan 2025 itibarıyla, Communications Authority of Kenya (CA), tüm bilişim sektörünü kapsayan bir Çocuk Çevrimiçi Koruma ve Güvenlik Endüstri Rehberi yayımladı.

Rehber, 18 yaş altındaki çocukları çevrim içi risklerden korumak amacıyla:
*Yaş doğrulama sistemleri, ebeveyn kontrolü, varsayılan gizlilik ayarları,
*Şikâyet ve ihbar mekanizmaları, “privacy-by-design” uygulamaları,
*Tedarikçi ve içerik sağlayıcıların çocuk güvenliği politikaları oluşturmasını zorunlu hale getiriyor.
Free Pentecostal Fellowship of Kenya, Busia bölgesinde Linda Mtoto Erken Uyarı Sistemi adlı bir mobil uygulama başlattı.
Sistem kullanıcıların çocuk ihlali, istismar veya ihmale dair durumu anonim şekilde SMS aracılığıyla raporlamasına olanak tanıyor.
Vakalar yerel yetkililere iletiliyor; sistem, modüler olarak Teso North, Teso Central ve Busia bölgelerinde 2025’te aktif halde çalışıyor.
Geçelim yeniden Amerika kıtasına..
Brezilya..
5 Nisan 2024 tarihli CONANDA Karar No. 245, çocuk ve ergenlerin dijital dünyadaki haklarını ve gizliliklerini düzenleyen önemli ilkeleri belirledi.

Kararın içerikleri:
- Sadece gerekli verilerin toplanması,
- Açık ve anlaşılır bilgi verme,
- Rıza temelinin özgür, bilgilendirilmiş ve vurgulanmış olması,
- Yaş doğrulama sistemlerinin zorunlu hale getirilmesi,
- Dijital platformların hesap verebilir olması ve yıllık risk raporları yayımlaması
ANPD, 2025 için açıklanan Regülasyon Ajandası kapsamında çocuk verisi korumasını öncelikli konu olarak belirledi.
Ajanda hedefleri arasında:
- Yaş doğrulama,
- Ebeveyn izni mekanizmaları,
- Gizlilik‑by‑design politikalarının uygulanması,
- Biyometrik verilerin düzenlenmesi ve risk değerlendirme raporlarının (PIA) zorunlu hale getirilmesi yer almaktadır.
- ANPD, özellikle yüz tanıma sistemleri, eğitim platformları ve yapay zeka kullanımında çocuk veri korumasına dair özel kılavuzlar geliştirmektedir.
Arjantin’i inceliyoruz..
Sosyal medya kullanımında çocuklar için yaş sınırlaması getiren ilk Latin Amerika ülkesi oldu.
Şili..
Çocuk hakları ihlallerine yönelik ulusal savcılık birimi kuruldu.
Jefatura Nacional de delitos contra la Familia (JENAFAM) altında yer alan “Brigada Investigadora de Delitos Sexuales y Menores” (BRISEXME), çocuklara karşı işlenen suçlarla ilgili soruşturmaların ve kovuşturmaların yürütülmesinden sorumlu özel bir polis birimidir.

2019 yılında çıkarılan Ceza Kanunu’na eklenen (Madde 94 bis) göre çocuklara yönelik cinsel suçlarda zamanaşımı ortadan kaldırılmıştır; bu kapsamda savcılık makamları bu vakalara süresiz müdahale edebilmektedir.
Kolombiya’ya baktığımızda;
Çocukların savaştan etkilenmesini azaltacak rehabilitasyon programları yasal hale geldi.
24 Ağustos 2024’te yürürlüğe giren Ley 2421 de 2024, Ley 1448 de 2011 (Mağdurlar ve Toprak İadesi Yasası)’ı özellikle çocuk mağduriyeti açısından güçlendiriyor.
Bu yasa kapsamında:
- Devletin, çocuklar ve gençler için psikosoyal ve sağlık rehabilitasyon politikası geliştirme zorunluluğu doğdu. Eğitimli personelle desteklenmiş programlarla mağdurların yeniden topluma dahil edilmesi ve psikolojik iyileşme süreçleri güvence altına alındı.
- Özellikle istismara uğramış, silahlı gruplarca kullanılmış veya çatışma mağduru olan çocuklar için özel destek ve kaynak ayrılması planlandı.
- Kolombiya’da çocuklara yönelik rehabilitasyon ve psikosoyal destek, yasal düzeyde güvence altına alındı.
- Ley 2421 de 2024 ile, mağdur çocuklara özel kamu politikaları oluşturulması, finansal kaynakların ayrılması ve koordinasyon mekanizmaları tanımlandı.
- Uygulama, ICBF ve UAEARIV gibi kurumlar tarafından yürütülmekte ve hedef, çocuk mağdurların sağlık, eğitim, aile bütünlüğü ve haklar bakımından desteklenmesidir.
Meksika..
2025 yılında, Meksika Yüksek Mahkemesi (SCJN), çocuklara yönelik cinsel suçların cezai ve medeni davalarda zamanaşımına tabi olmamasına karar vermiştir. Bu karar, mağdurların travmalarını atlatabilmesi için daha fazla zaman tanınmasını ve adaletin sağlanmasını amaçlamaktadır.

Federal Ceza Kanunu’nda yapılan değişikliklerle, çocuklara yönelik cinsel saldırı suçlarının cezaları artırılmıştır. Örneğin, pederasti suçunun cezası 17 yıldan 24 yıla çıkarılmıştır. Bu reformlar, suçlulara daha ağır cezalar verilmesini ve mağdurların korunmasını hedeflemektedir.
Yucatán Eyaleti’nde, 2025 yılında Ceza Kanunu’nda yapılan değişikliklerle, çocuklara yönelik cinsel saldırı suçlarının cezaları artırılmıştır. Bu değişiklikler, çocukların korunmasına yönelik yerel düzeydeki çabaları güçlendirmektedir.
Meksika’da, dijital ortamda çocuklara yönelik cinsel istismarı önlemek amacıyla, sosyal medya üzerinden çocuklarla iletişime geçerek istismar amacı güden kişilere karşı cezai yaptırımlar getirilmiştir. Bu önlem, dijital ortamda çocukların güvenliğini artırmayı hedeflemektedir.
Çocuk mağdurların haklarını korumak ve onlara psiko-sosyal destek sağlamak amacıyla çeşitli yasalar ve protokoller uygulanmaktadır. Örneğin, “Çocukların Cinsel İstismarına Karşı Önleme Protokolü” (Protocolo de Prevención del Abuso Sexual a Niñas, Niños y Adolescentes), mağdurların korunması ve desteklenmesi için bir çerçeve sunmaktadır.
Japonya..
Çocukların çevrimiçi güvenliği için yaş doğrulama sistemleri zorunlu hale getirildi.
Japonya’da, sosyal medya platformlarında çocukların güvenliğini sağlamak amacıyla çeşitli düzenlemeler yapılmıştır. Örneğin, Instagram, 2025 yılının Ocak ayında 13-17 yaş arasındaki kullanıcılar için “Teen Accounts” (Genç Hesapları) uygulamasını başlatmıştır. Bu hesaplar, yalnızca onaylı takipçilerle mesajlaşmaya izin verir ve güvenlik ayarlarını değiştirmek için 16 yaş altı kullanıcıların ebeveyn onayı gerekmektedir.
Ayrıca, Japonya’da çevrimiçi hizmet sağlayıcılarının, kullanıcıların yaşını doğrulamak için dijital kimlik doğrulama sistemlerini kullanmaları zorunlu hale getirilmiştir. Bu sistemler, kullanıcıların kimliklerini doğrulamak için çeşitli yöntemler kullanmaktadır.
Japonya, dijital kimlik doğrulama sistemlerini güçlendirmeye yönelik çalışmalar yürütmektedir. Örneğin, “My Number” kartları, bireylerin kimliklerini doğrulamak için kullanılmaktadır ve bu kartlar, çevrimiçi işlemlerde güvenliği artırmak amacıyla IC çipleriyle donatılmıştır. Bu tür dijital kimlik doğrulama sistemlerinin, çevrimiçi platformlarda yaş doğrulama süreçlerini desteklemesi beklenmektedir.
Güney Kore..
Güney Kore’de çocukların dijital ortamda korunması amacıyla önemli bir adım atılmıştır ve Dijital Çocuk Hakları Komisyonu kurulmuştur. Bu komisyon, çocukların çevrimiçi güvenliğini sağlamak, dijital haklarını korumak ve dijital dünyada karşılaştıkları riskleri azaltmak için çalışmalar yürütmektedir. Komisyon, devlet kurumları, sivil toplum kuruluşları ve diğer paydaşlarla iş birliği içinde çalışarak, çocukların dijital haklarını güvence altına almayı hedeflemektedir.
Bu adım, dijital dünyanın hızla gelişmesi ve çocukların bu ortamda karşılaştıkları potansiyel tehlikelerin artmasıyla birlikte, çocuk hakları konusunda küresel bir öncelik haline gelmiştir. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi, dijital dünyada çocukların haklarının korunmasına yönelik tavsiyeler yayınlamış ve devletleri bu konuda önlem almaya çağırmıştır. Bu çerçevede, Güney Kore’nin Dijital Çocuk Hakları Komisyonu’nun kurulması, uluslararası standartlarla uyumlu bir yaklaşım sergileyerek, çocukların dijital ortamda daha güvenli bir şekilde varlık gösterebilmelerini sağlamayı amaçlamaktadır.
Komisyonun faaliyetleri, çocukların dijital dünyada karşılaştıkları riskleri azaltmak, dijital okuryazarlıklarını artırmak ve dijital haklarını korumak için çeşitli stratejiler geliştirmeyi içermektedir. Bu çabalar, dijital dünyada çocukların güvenliğini ve haklarını koruma konusunda Güney Kore’nin kararlılığını göstermektedir.
Çin’e de bir bakalım;
Çin, 2025 yılı itibarıyla eğitim sistemine dijitalleşmeyi entegre etmeye yönelik önemli adımlar atmıştır. Özellikle, Pekin’de ilkokuldan liseye kadar tüm öğrenciler için yapay zeka eğitimi zorunlu hale getirilmiştir. Bu kapsamda, öğrenciler yılda en az sekiz saat yapay zeka eğitimi alacaklardır. Eğitim, yaş gruplarına göre farklılaştırılmıştır:
- İlkokul öğrencileri: Temel yapay zeka kavramları ve uygulamaları.
- Ortaokul öğrencileri: Yapay zekanın günlük yaşam ve okul çalışmalarındaki kullanımı.
- Lise öğrencileri: Yapay zeka uygulamaları ve inovasyon üzerine derinlemesine çalışmalar.
Bu reform, Çin’in küresel yapay zeka yarışındaki rekabet gücünü artırmayı hedeflemektedir.
Çin, çocukların dijital oyun bağımlılığını önlemek amacıyla sıkı düzenlemeler getirmiştir. Özellikle, 2025 kış tatilinde çocukların toplam oyun oynama süresi 15 saatle sınırlandırılmıştır. Bu, çocukların oyun bağımlılığını azaltmayı ve daha dengeli bir yaşam tarzını teşvik etmeyi amaçlayan bir önlemdir.
Ayrıca, 2021 yılında uygulamaya konulan düzenlemelerle, 18 yaş altındaki bireylerin oyun oynama süresi haftada 3 saatle sınırlandırılmıştır. Bu düzenlemeler, oyun şirketlerinin gerçek kimlik doğrulama sistemleri kullanmalarını ve belirlenen saatler dışında hizmet sunmamalarını zorunlu kılmaktadır.
Bir diğer nüfus yoğunluğu bir hayli yüksek olan ülke ; Hindistan..
Çocuk işçiliğine karşı yeni cezai yaptırımlar yürürlüğe kondu.
Hindistan’da, 1986 tarihli Çocuk ve Ergen İşçiliği (Yasaklama ve Düzenleme) Yasası (Child and Adolescent Labour (Prohibition and Regulation) Act) uyarınca, çocukların 14 yaşına kadar çalıştırılması yasaktır. 14-18 yaş arasındaki ergenlerin ise sadece tehlikeli olmayan işlerde çalıştırılmasına izin verilir.
2025 itibarıyla, bu yasaya aykırı hareket eden işverenler için cezalar artırılmıştır:
- Çocuk çalıştırmak: 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ve 20.000 ila 50.000 Hint rupisi arasında para cezası.
- Tekrarlanan suçlar: 3 yıla kadar hapis cezası ve 1.000.000 Hint rupisine kadar para cezası.
Bu cezalar, özellikle Gujarat eyaletinde yapılan reformlarla daha da sıkılaştırılmıştır.
Hindistan genelinde, çocuk işçiliğiyle mücadele için çeşitli önlemler alınmaktadır:
- Gujarat Eyaleti: 2020-2025 yılları arasında 4.824 baskın gerçekleştirilmiş ve 616 çocuk işçi kurtarılmıştır. Bu operasyonlarda 791 ceza davası açılmış ve 339 suç duyurusu yapılmıştır.
- Bihar Eyaleti: 2025 yılı itibarıyla 30 çocuk kurtarılmış ve her birine 25.000 Hint rupisi maddi destek sağlanmıştır. Ayrıca, kurtarılan her çocuk için 5.000 Hint rupisi ek katkı yapılmıştır.
Pakistan..
Pakistan 2025 yılında önemli bir adım atarak başkent İslamabad’da çocuk evliliklerini yasaklayan bir yasa çıkarmıştır. Bu yasa, kız ve erkek çocukları için evlenme yaşını 18 olarak belirleyerek, erken yaşta evlilikleri suç saymaktadır. Yasa, aynı zamanda çocuk evliliklerini düzenleyen 1929 tarihli eski yasayı da yürürlükten kaldırmıştır.
Yeni Yasanın Önemli Maddeleri
- Evlenme Yaşı: Kız ve erkekler için evlenme yaşı 18 olarak belirlenmiştir.
- Cezai Yaptırımlar: Çocuk evliliğine aracılık edenler, zorlayanlar veya düzenleyenler için 7 yıla kadar hapis cezası ve para cezası uygulanacaktır.
- Mahkemeler: Çocuk evlilikleriyle ilgili davalar, yalnızca bölge ve ağır ceza mahkemelerinde görülecektir.
- Koruma Önlemleri: Yasa, mağdaların korunması için gizlilik ve anonimlik gibi önlemleri içermektedir.
Pakistan’ın en yüksek dini danışma kurumu olan İslamî İdeoloji Konseyi (CII), bu yasayı “İslam’a aykırı” olarak nitelendirerek, evlenme yaşının 18 olarak belirlenmesinin şeriata ters olduğunu savunmuştur. Ancak, Pakistan Cumhurbaşkanı Asif Ali Zardari, bu tepkilere rağmen; yasayı onaylayarak yürürlüğe girmesini sağlamıştır.
Bangladeş..
Bangladeş 2025 yılında çocuk işçiliği ve istismara karşı ulusal bir kampanya yasasını kabul etmiştir. Bu yasa, çocukların korunmasına yönelik önemli adımlar atılmasını sağlamıştır.
Yasanın Temel Özellikleri
- Çocuk Evliliği Yasağı: Yasa, 18 yaşından küçüklerin evlenmesini yasaklamaktadır.
- Çocuk İşçiliğiyle Mücadele: Çocukların tehlikeli işlerde çalıştırılması yasaklanmış ve bu tür durumlarla mücadele için özel birimler oluşturulmuştur.
- Eğitim ve Bilinçlendirme Programları: Çocukların hakları konusunda toplumun bilinçlendirilmesi amacıyla eğitim programları başlatılmıştır.
- Ulusal İzleme Mekanizmaları: Yasanın etkinliğini denetlemek ve uygulamada karşılaşılan sorunları çözmek için ulusal izleme mekanizmaları kurulmuştur.
Endonezya..
Endonezya 2025 yılında çocukların dijital ortamda korunmasına yönelik önemli bir adım atmıştır. 13 Ocak 2025 tarihinde, Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto tarafından onaylanan Elektronik Sistem Operatörlerinin Çocuk Koruma Yönetmeliği (GR 17/2025) yürürlüğe girmiştir.
GR 17/2025’in Temel Hükümleri
- Çocukların Dijital Hakları: 18 yaş altındaki çocukların dijital ortamda korunması için özel düzenlemeler getirilmiştir.
- Ebeveyn Onayı: Çocukların kişisel verilerinin toplanabilmesi için ebeveyn onayı zorunlu hale getirilmiştir.
- Veri Koruma: Çocukların kişisel verileri, hassas kişisel veriler olarak kabul edilerek daha sıkı koruma altına alınmıştır.
- Elektronik Sistem Sağlayıcılarının Sorumluluğu: Dijital platform sağlayıcıları, çocukların verilerini kötüye kullanmamak ve zararlı içeriklere karşı önlemler almakla yükümlüdür.
Siber Zorbalığa Karşı Önlemler
GR 17/2025, çocukların dijital dünyada karşılaştığı siber zorbalık gibi tehlikeleri önlemeyi amaçlamaktadır. Ancak, bu düzenleme doğrudan siber zorbalıkla mücadeleye yönelik bir yasa değildir. Daha çok, çocukların dijital ortamda güvenliğini sağlamak için genel bir çerçeve sunmaktadır.
Endonezya hükümeti, siber zorbalıkla mücadele için daha spesifik düzenlemeler üzerinde çalışmaktadır. Bu kapsamda, sosyal medya platformlarına yönelik yaş sınırlamaları ve içerik denetimleri gibi önlemler gündemdedir. Ancak, bu düzenlemelerin detayları henüz netleşmemiştir.
Filipinler..
Filipinler’de çocuk istismarı vakalarının daha hızlı ve adil şekilde soruşturulması için 2025 yılında önemli bir yasal düzenleme yürürlüğe girmiştir. Bu kapsamda, mevcut RA 9231 (Child and Adolescent Labour Act) yasasına eklenen yeni hükümlerle, ceza muhakemelerindeki süreçler büyük ölçüde hızlandırılmıştır.

Yasaya yeni eklenen Bölüm 16-A şu süreci düzenliyor:
- Ön soruşturma süresi: Şikayet veya suç duyurusundan itibaren en fazla 30 gün içinde tamamlanmalı.
- Bilgi kaydı süresi: Travayı doğrulayan ön soruşturma biter bitmez 48 saat içinde dava dosyalanmalı.
- Yargılama süresi: Davanın 90 gün içinde sonuçlandırılması, kararın ise 15 gün içinde verilmesi bekleniyor.
Ek olarak:
- Bölüm 16-B: Mağdurlar için dava açma ve ceza davası kapsamında dosya masraflarından muafiyet getiriyor.
- Bölüm 16-C: Ücretsiz hukuki, tıbbi ve psikososyal destek hakkı tanınıyor.
Bu kapsamlı hukuki reform, çocuk işçiliği ve istismarına dair mahkemelerde işlem gören vakaların etkin şekilde hızlandırılmasını hedefliyor.
Bu tablo ile muhtemeldir ki;
Mağdur odaklı ve hızlı adalet sağlama ilkesiyle, travmanın uzun süreli etkilerini minimize etmek amaçlanıyor.
Resmi sistemde yavaş ilerleyen süreçlerin yerine, mağdurların gereksiz yere bekletilmesini önleyen bir yapı hayata geçiriliyor.
Hukuki yükümlerin gecikmesi yerine, istismar mağdurları için adeta “öncelikli dava süreci” tanımlanmış oluyor.
Malezya’ya ya da bakalım hazır Asya’dan ilerliyor iken;
Malezya 2025 yılında dijital ortamda çocukların korunmasına yönelik yasal çerçeveyi önemli ölçüde revize etmiştir. Amacı, siber zorbalık, istismar içeriği ve çocuklara yönelik dijital tehditlere karşı daha güçlü bir düzenleyici yapı oluşturmaktır.
22 Mayıs 2025’te Federal Resmî Gazete’de yayımlanan Online Safety Act 2025, dijital platformlarda “zararlı içerik” tanımını genişleterek çocukların korunmasını düzenliyor.
Sektion 15A ve 15B, çocuk cinsel istismar içeriği, grooming ve gelir amaçlı baskı (sextortion) gibi ihlalleri kapsam altına alıyor.
Lisanslı internet ve sosyal medya sağlayıcıları (ASP ve CASP’lar), Çocuk Güvenliği Kodunu uygulamak, zararlı içeriği engellemek, yaşa uygun filtreler koymak ve güvenlik planı sunmakla yükümlü hale geliyor.
Haziran 2025’te yapılan bir revizyonla, ebeveyn ve vasilerin çocukların çevrimiçi etkinliklerini izleme ve dijital güvenlik eğitimine katılım yükümlülüğü getirilmesi planlanmaktadır.
Bu yaklaşım, “çocuk güvenliği herkesin sorumluluğu” anlayışı temelinde yürütülüyor.
1 Ocak 2025 itibarıyla kullanıcı sayısı 8 milyonu aşan platformlar için lisanslama zorunluluğu Bakanlıklar tarafından yürürlüğe kondu.
Bu platformlar ayrıca yılda bir kez MCMC’ye Online Safety Plan sunmak zorunda.
Ayrıca Online Safety Committee ve Online Safety Appeal Tribunal kurulması tasarının bir parçasıdır.
Malezya, Penal Code (Amendment) (No 2) Bill 2024 ile siber zorbalığı (digital bullying) suç olarak tanımlamış; tehdit, hakaret, kimlik paylaşımı gibi eylemler cezalandırılıyor.
Singapur’dayız..
Singapur 2025 yılında çocukların internet güvenliğini sağlamak için ulusal düzeyde çevrim içi çocuk güvenliği standartlarını büyük ölçüde yükseltti. Bu düzenlemeler, platformlara yönelik yaptırımlar, yaş doğrulama sistemleri, uygulama mağazaları kodları ve ebeveyn kontrolleri gibi çoklu bileşenler içeriyor.
IMDA’nın (Infocomm Media Development Authority) yayımladığı yeni Online Safety Code of Practice for App Distribution Services (ADS), 31 Mart 2025 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir. Bu kod ile:

- 18 yaş altındaki kullanıcıları koruyup, zararlı içeriklere maruz kalmalarını engelleyecek sistem önlemleri getirilmiştir.
- Uygulama mağazaları (Apple Store, Google Play vs.) çocukların uygun olmayan uygulamaları indirmesini engelleyecek yaş doğrulama süreçleri uygulamak zorundadır. Yaş doğrulama sistemine henüz geçmeyen platformlara, IMDA onaylı uygulama planı sunma yükümlülüğü getirilmiştir
Broadcasting Act ve ilgili çevrim içi güvenlik kanunlarında yapılan değişiklikle; sosyal medya servisleri, çocuklara zarar verebilecek içeriklere hızlı müdahale etmek, şikâyetlere geç cevap veren veya moderasyon uygulamayan platformlara karşı yaptırım uygulanmasını sağlayacak yetki genişletilmiş ve yaptırımlar güçlendirilmiştir
ADS kodu, mağazalarda çocukların yaşına uygun olmayan içerikleri indirmesini engelleyecek yaş doğrulama teknolojilerini zorunlu kılar: örneğin yaş tahmin AI, biyometrik doğrulama ya da resmi kimlik kullanımı gibi yöntemler
18 yaş altı kullanıcıların özel hesaplarda varsayılan şekilde daha sıkı gizlilik ayarlarıyla korunması, ebeveyn onayı gerekliliği gibi önlemler de sisteme tanımlanmıştır.
Platformlar için işlevsel kullanıcı şikâyet mekanizmaları kurma zorunluluğu ve şikâyetlerin hızlı çözülmesi beklenmektedir.
Ayrıca IMF/yönetişim gereklilikleri kapsamında yürürlükteki platformların yıllık çevrim içi güvenlik raporu sunması ve şeffaflıkla kullanıcı davranışı izlemesi istenmiştir
Uyum sağlamayan uygulama mağazalarına 1 milyon Singapur Doları’na kadar idari para cezası uygulanabilir
Grow Well SG adlı ulusal sağlık ve eğitim stratejisi kapsamında, çocuklara yönelik ekran süreleri sınırlandırması ve dijital bağımlılığı önlemek için millî standartlar belirlenmiştir.
Okullar ve ebeveynlerle birlikte dijital okuryazarlık eğitimleri, ailelere çevrimiçi güvenlik farkındalık programları sunulmaktadır. Ayrıca Ebeveyn kontrolü uygulamaları ve araçları yaygınlaştırılmaktadır.
Rusya’ya gelince..
Rusya 2025 yılında çocuk pornografisi ve çocukların dijital ortamda sömürülmesiyle mücadele kapsamında cezaları önemli ölçüde ağırlaştırdı. Yeni yasal düzenleme özellikle çocukların suç örgütlerine, cinsel istismar içeriğine veya kötü amaçlarla kullanılmasına karşı güçlü önlemler getiriyor.
2024 yılının Aralık ayında ve 2025’in ilk yarısında, Devlet Duması yürürlüğe giren değişikliklerle özellikle çocukların internet üzerinden suçlara teşvik edilmesi ve istismar edilmesi üzerine ağır cezalar öngören yasaları kabul etti. Bunlar arasında:
- Suç örgütlerine veya saldırganifele katılım için çocukların internet yoluyla yönlendirilmesi,
- 14 yaş altındaki çocukların şiddet veya tehditle suç faaliyetlerine dahil edilmesi,
- İnternet aracılığıyla çok sayıda çocuğun suça yönlendirilmesi gibi eylemler yer alıyor.
Bu durumda ceza süreleri 3–9 yıl arasında, ağırlaştırılmış hallerde ise 8–10 yıl hapis cezası ile birlikte mesleki yasak ve diğer yaptırımlar uygulanabiliyor
Özellikle Ukrayna işgali sonrasında Rusya’daki yeni normlar, dijital ortamda çocuk istismarı vakalarıyla mücadele amacıyla dikkati çekmiştir.
Ceza Kanunu’nun Madde 150 ve 151 kapsamında yapılan değişikliklerle, suçun internet üzerinden işlenmesi durumunda ceza üst sınırları ciddi oranda yükseltilmiştir.
2025’in Haziran ayında yürürlüğe giren başka bir düzenleme, pedofili suçlularının tahliye sonrası sıkı denetime tabi tutulmasını zorunlu kıldı; bu kişiler 72 saat içinde kontrol sistemine kaydedilmeli, sürekli raporlama ve psikiyatrik kontrol altında tutulmalıdır.
Ayrıca, pedofili suçlularının; okullar, kreşler, çocuk nezdindeki kamu kurumlarına girişleri yasaklandı; bu karar 6 Nisan 2024’te yürürlüğe girmiştir.
Suudi Arabistan..
21 Şubat 2025’te yürürlüğe giren yönetmelik, evlenme yaşı, velayet, nafaka ve miras hakları gibi çocukları doğrudan etkileyen konularda net hükümler getirmiştir.
18 yaş altı evlilikler, yalnızca resmi sağlık ve psikolojik raporlarla izin gereksinimi karşılandığında kabul edilebilir oldu. Bu da bir gelişme diyerek bu olumlu gelişmenin devamını ivedilikle kendilerinden bekliyoruz.
Kamu Savcılığı, 15 yaş altı bireylerin çalıştırılmasını kesin şekilde yasaklayan uygulamayı netleştirmiştir.
Suudi Arabistan’ın BM İnsan Hakları Konseyi’nde 2025’te sunduğu “CPC – Child Protection in Cyberspace” girişimi, dijital ortamda çocuk güvenliğini uluslararası düzeyde destekleyen bir adım olarak kabul edildi.
- Bu girişim, teknik kapasite geliştirme, eğitim ve işbirliği araçlarını disipline etmekte ve ülke içinde dijital korumaya dair standartların yükseltilmesine zemin hazırlamaktadır.
12 Aralık 2024’te başlatılan Frontliners (öncü personel) eğitimi, Social Affairs Council, İşçi Bakanlığı ve ILO tarafından desteklenmekte, çocuk işçiliğine karşı denetim ve uygulama kapasitesini artırmayı hedeflemektedir.
Birleşik Arap Emirlikleri..
Şubat 2025’te Çocuk Dijital Refahı (Digital Wellbeing Pact) imzalanmış; hükümet, sosyal medya platformları ve telco firmaları birlikte hareket ederek çocukların çevrimiçi güvenliğini artırmak üzere işbirliğine gitmiştir.
Çocukların çevrimiçi güvenliği için hem ebeveyn hem de öğretmenlere yönelik farkındalık eğitimleri, “Child Digital Safety” kampanyası aracılığıyla yaygınlaştırılmıştır.
Yasal Reformların Eleştirisi
Her ne kadar pek çok ülke 2025’te çocuk hakları alanında yeni düzenlemelerle ön plana çıkmış olsa da, bu reformların uygulamaya yansıtılmasında ciddi sorunlar gözlemlenmiştir. Bazı ülkelerde yasa çıkmasına rağmen denetim mekanizmaları zayıf kalmış, bazı yerlerde yasal düzenlemeler yalnızca sembolik bir adım olarak kalmıştır. Ayrıca bazı ülkelerin çocuk istismarına dair yasa değişikliklerini “ahlaki panik” söylemleriyle meşrulaştırdığı, bu durumun da çocukların özgürlük alanlarını daraltabileceği eleştirileri dile getirilmiştir. Bu nedenle çocuk haklarının korunmasında yasal düzenlemelerin yeterli olmadığı; uygulama, denetim ve farkındalık ayağının da güçlendirilmesi gerektiği açıktır.
”Çocukları Görmek”
2025’te çocuk hakları yalnızca çocuklara dair bir konu olmaktan çıkarak, toplumların adalete, eşitliğe ve vicdana bakışını test eden bir gösterge haline geldi. Geliştirilen her yasa, çıkarılan her düzenleme, aslında yetişkin toplumun kendi sorumluluğuyla yüzleşme biçimini yansıtıyor. Çocukları “korunması gereken” varlıklar olarak görmek kadar, “özne” olarak tanımak da önemli. Yani yalnızca onların haklarını güvence altına almak değil; onları dinlemek, görmek ve katılımlarını sağlamak gerekiyor..
————————————————————————————————-
Av. Bilge Kaan ÖZKAN 'ın kaleminden.. sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
