Corinthians/Shakhtar uyuşmazlığı..
Corinthians vs. Shakhtar Donetsk / Maycon-Pedro kararı
Uyuşmazlığın konusu ve niteliği ile başlayalım..

İşbu uyuşmazlık; taraflar arasında akdedilen futbolcu kiralama ve kiralama süresinin uzatılmasına ilişkin sözleşmelerden doğan 1.000.000 EUR tutarındaki borcun ödenmemesi, bu borcun mahsup yoluyla ortadan kaldırılıp kaldırılamayacağı, ayrıca buna bağlı olarak faiz, cezai şart ve FIFA disiplin yaptırımlarının uygulanabilirliği hususlarına ilişkindir.
Uyuşmazlık, klasik bir alacak-borç ilişkisinin ötesinde;
- Sözleşme hukukunun temel ilkelerinden (pacta sunt servanda) icrası,
- Mahsup (set-off) mefhumu,
- FIFA RSTP m.12bis kapsamında disiplin sorumluluğu,
- CAS’ın orantılılık denetimi konuları çerçevesinde çok katmanlı bir değerlendirme içermektedir.
Maddi vakıalar neler onlara da bir bakalım;
Taraflar arasında:


- 2022 yılında oyuncu kiralama sözleşmesi ve
- 2022 ve 2024 yıllarında iki ayrı uzatma sözleşmesi imzalanmıştır.
Bu sözleşmeler kapsamında:
- Corinthians’ın toplam 1.000.000 EUR ödeme yükümlülüğü doğmuştur
- (4 ayrı taksit halinde).
Ödeme ihlali;
Corinthians kulübü:
- Hiçbir taksiti süresinde ödememiştir (iddia bu, inceleyeceğiz birlikte..)
- Tabii olarak da temerrüde düşmüştür.
Mahsup iddiası; (bir başka transfere atıfla)
Corinthians kulübü:
- Shakhtar kulübünün kendisine; Pedro transferi nedeniyle dayanışma katkısı borcu olduğunu ileri sürmüştür.
- Bu borçların kendi borcundan düşülmesini( mahsup edilmesini ) teklif etmiştir.
FIFA süreci;
FIFA Oyuncu Statüsü Komitesi:
- 1.000.000 EUR borcun Shakhtar’a ödenmesine, ayrıca;
- %10 faiz uygulanmasına,
- 75.000 EUR cezai şart,
- 45.000 USD para cezası verilmesine ve Corinthians kubulüne de;
- İlgili ödemeler yapılmazsa transfer yasağı uygulanacağını bildirilmesi kararı verilmiştir.
Hukuki Sorunlar ;
CAS’ın önündeki temel hukuki sorunlar:
- Corinthians’ın Shakhtar’a karşı muaccel borcu var mı?
- Mahsup savunması geçerli midir?
- Faiz ve cezai şart uygulanabilir mi?
- FIFA RSTP m.12bis ihlali mevcut mudur?
- Uygulanan disiplin yaptırımı orantılı mıdır?
Tarafların iddia ve savunmalarına bakalım..
Corinthians kulübü;
- Mahsup yapılmalıydı
- iyi niyetli davranıldı
- finansal yeniden yapılandırma süreci var
- faiz ve cezai şart kaldırılmalı
- FIFA cezası hukuka aykırı diyor.
Shakhtar kulübü ise;
- Mahsup şartları oluşmamıştır
- Borç muacceldir
- Sözleşme halen açıktır ve ;
- Faiz ve cezai şart geçerlidir, diyor.
Pekii FIFA ne diyor derseniz..
- Pacta sunt servanda ilkesi ihlal edilmiştir diyor.
- Mahsup usulüne uygun değildir diyor.
- 12bis şartları oluşmuştur diyor.
- Ceza orantılıdır diyor.
Pekiii CAS’ın hukuki değerlendirmesi ne, ona da bir bakalım;

CAS, Corinthians’ın borcu açıkça kabul ettiğini tespit etmiştir.
👉 Tartışma:
- Borcun varlığı değil
- Borcun; ”nasıl sona ereceği” konularıdır sonucuna varmıştır.
Mahsup (Set-off) konusuna binaen;
CAS’ın en kritik değerlendirmesi bu noktadadır.
🔹 Uygulanan Hukuk
- FIFA RSTP
- İsviçre Borçlar Hukuku uygulanmalıdır, denmiştir.
🔹 Mahsup şartları konusu;
CAS’a göre:
- Karşılıklı borç
- Muacceliyet
- Açık beyan
- Tartışmaya mahal vermeyecek şekilde ispattır denmiştir.
🔻 CAS’ın somut tespitleri neler ona da bakalım;
- Dayanışma katkısını belgeleyememiştir.
👉 İspat yükü yerine getirilmemiştir.
Dayanışma ödemeleri:
- Geleceğe yönelik olarak belirlenmiş ve;
- Henüz doğmamıştır haliyle;
👉 Mahsup mümkün değildir sonucuna varılmıştır.
Corinthians: sadece teklif sunmuştur
👉 Hukuki sonuç doğuran beyan yoktur.
⚖️ Sonuç:
👉 Mahsup savunması FIFA ve CAS tarafından tamamen reddedilmiştir.
”Pacta Sunt Servanda” ilkesi..
CAS; kararın merkezine bu ilkeyi koymuştur:
“Sözleşmeler hukuka uygun ise; bağlayıcıdır ve yerine getirilmelidir.”
Bu kapsamda:
- İyi niyet
- Müzakere girişimleri
- Finansal zorluk
👉 Hukuki sonuç doğurmaz.
Faiz ve Cezai Şart konusu;
🔹 Faiz (%10)
- İsviçre hukukuna uygun
- CAS içtihadına uygun
👉 CAS tarafından geçerli denmiş;
🔹 Cezai Şart (75.000 EUR)
- %15 oran
- Makul ve orantılı
👉 Özetle geçerli denmiştir..
Corinthians:
- İflas riskim var ayrıca;
- Borç yapılandırması tezim de bunu savunuyor diyor ama
CAS:
- Yeterli kanıt yok;
- Olsa bile önemli değil, diyor.
👉
Finansal zorluk = hukuki savunma değildir..
FIFA RSTP Madde 12bis ihlali..
CAS; şartları tek tek incelemiş ve bu şartlarının tümünün somut olayda var olduğundan hareketle:
✔ borç var
✔ 30+ gün gecikme
✔ yazılı ihtar
✔ 10 gün süre
👉 Hepsi mevcut sonucuna varmıştır.
Sonuç itibariyle;
CAS:

- Temyiz başvurusunu reddetmiş;
- FIFA kararını aynen onamıştır.
- Buna göre; 7,2 milyon Rupi doları Shakhtar’a ödenecektir. Yanı sıra yukarıda saymış olduğum ek ödemeler ve masraflar da Brezilya kulübünce ödenmek durumundadır.
Hukuki Değerlendirme ve kararın spor hukuku tarihi açısından önemi nedir derseniz..
Bu karar; spor hukukunda;
- Sözleşmeye bağlılık,
- Mahsup savunmasının sınırları,
- Finansal yükümlülüklerin mutlaklığı
- ve FIFA disiplin rejiminin etkinliği
bakımından son derece öğretici ve emsal niteliğinde bir CAS içtihadı niteliği taşımaktadır.
Sevilla – FIFA – Brest – Spezia – Troyes karar incelemesi..

Uluslararası futbol hukukunda oyuncuların eğitim tazminatları, profesyonel futbol kulüplerinin mali yükümlülüklerini ve oyuncu transfer süreçlerini belirleyen kritik bir konudur. FIFA’nın Eğitim ve Transfer Düzenlemeleri (FIFA RSTP) çerçevesinde, genç oyuncuların yetiştirildiği kulüplerin, oyuncu kalıcı olarak transfer edildiğinde finansal olarak tazmin edilmesi öngörülmektedir. Bu düzenlemeler, kulüplerin genç oyunculara yatırım yapmasını teşvik etmeyi amaçlamaktadır.
CAS 2025/A/11440 dosyası, Sevilla ’nın oyuncusu Lucien Jefferson Agoumé’nin; kulübe kalıcı transferi sonrası; çeşitli kulüplere ödenmesi gereken eğitim tazminatlarının hesaplanması ve ödenmesi konusundaki anlaşmazlığı kapsamaktadır. Bu dava, FIFA Genel Sekreterliği’nin verdiği kararın temyizi niteliğindedir ve geçici transferlerin eğitim süresine etkisi, profesyonel statü ve ödenmesi gereken tutar gibi konuları hukuki açıdan detaylı şekilde ele almıştır.


Taraflar
- Sevilla

- FIFA
- Brest ve Troyes : Fransa merkezli profesyonel kulüpler, geçici transfer süresince Agoumé’nin kiralandığı kulüplerdir.


- Spezia : İtalya merkezli kulüp, Agoumé’nin geçici olarak forma giydiği bir diğer kulüp.

Bu dava, tüm tarafların FIFA’ya bağlı olarak faaliyet gösterdiği ve FIFA düzenlemeleri çerçevesinde uyuşmazlık yaşadığı bir konuyu kapsamaktadır.
Oyuncunun kariyer geçmişi
- Lucien Jefferson Agoumé; 9 Şubat 2002 doğumlu Fransız futbolcudur.
- 15 Temmuz 2019: Inter Milan ile profesyonel sözleşme imzalamış,
- 2020-2023 yıllarında sırasıyla: Spezia, Stade Brestois 29 ve ES Troyes AC’ye geçici transferler yapmış yani buralara sırasıyla kiralanmış diyebililiriz sade bir dille.
- 11 Ocak 2024: Sevilla’ya geçici(kiralık) transfer yapıyor. Akabinde de Sevilla futbolcudan memnun kalınca bonservisini alıyor;
- 16 Ağustos 2024: Sevilla’ya kalıcı transfer, transfer ücreti 4.500.000 EUR.(euro)

Bu süreç, oyuncunun genç yaşta farklı ülkelerde forma giymesini ve kulüplerin eğitim tazminatı hakkı doğmasını sağlamıştır.
FIFA Genel sekreterliğinin kararı..
FIFA Genel Sekreterliği, FIFA TMS ve Elektronik Oyuncu Pasaportu (EPP) incelemesi sonucunda, Sevilla ‘nın 206.850,43 EUR tutarında eğitim tazminatını ödemesi gerektiğini belirlemiştir. Bu tutar, oyuncunun geçmişte geçici olarak forma giydiği kulüpler arasında, eğitim süresine ve kulüplerin eğitim kategorilerine göre dağıtılmıştır:
| Kulüp | Kayıt Süresi | Tutar (EUR) | Eğitim Kategorisi |
|---|---|---|---|
| ES Troyes AC | 01/01/2023–01/07/2023 | 44.876,71 | 1 |
| ES Troyes AC | 01/09/2022–31/12/2022 | 30.082,19 | 1 |
| Stade Brestois 29 | 01/01/2022–01/07/2022 | 37.397,26 | 2 |
| Stade Brestois 29 | 31/08/2021–31/12/2021 | 25.273,97 | 2 |
| Spezia Calcio | 01/01/2021–30/06/2021 | 44.630,14 | 1 |
| Spezia Calcio | 23/09/2020–31/12/2020 | 24.590,16 | 1 |
FIFA Genel Sekreterliği, geçici transferlerin eğitim süresini kesmediğini ve tüm kulüplerin tazminat hakkı bulunduğunu vurgulamıştır.
Sevilla’nın itirazı;
Sevilla, CAS’a başvurarak aşağıdaki gerekçeleri sunmuştur:
- Profesyonel Statü İddiası: Oyuncu Inter Milan ile profesyonel sözleşmeye sahip olduğundan, eğitim süresini tamamlamış sayılmalıydı.
- Sadece Önceki Kulüp: Eğitim tazminatı sadece Inter Milan’a ödenmeli, geçici olarak forma giydiği kulüplere ödeme yapılmamalıydı.
- CAS Önceki Kararlarına Dayanak: Oyuncunun ilk takımda düzenli oynadığı ve transfer ücretinin yüksek olduğu, dolayısıyla eğitim süresinin sona erdiği iddia edilmiştir.
Sevilla, CAS’tan FIFA kararının iptalini ve tazminatın ödenmemesini talep etmiştir.
Diğer kulüpler ve FIFA’nın görüşü..
- FIFA: Geçici transferler eğitim süresini kesmez; Sevilla FC’nin iddiaları geçerlilik kazanmaz.
- Spezia, Stade Brestois 29 ve ES Troyes AC: Oyuncunun farklı kulüplerde forma giymesi, eğitim sürecinin devam ettiğini ve tazminatın her kulübe adil şekilde dağıtılması gerektiğini vurgulamıştır.
- Hukuki Dayanak: FIFA DRC ve CAS içtihatları, oyuncunun eğitim süresini tamamlaması için “hiç şüphe kalmaması” gerektiğini belirtir.
CAS Prosedürü ve yetki..
- CAS, tek hakem ile davayı ele almıştır (Sofoklis P. Pilavios).
- Temyiz başvurusu, 21 gün içinde yapılmış ve tüm taraflar tarafından yetki kabul edilmiştir.
- Prosedür, sadece yazılı belgeler üzerinden yürütülmüştür.
CAS kararı ve gerekçesi nedir derseniz;
Eğitim Süresi ve Geçici Transferler
CAS; FIFA Genel Sekreterliği’nin tespitini onaylamıştır:
- Oyuncu, Inter Milan’de sınırlı süre oynadı ve sonraki kulüplerde gelişimini sürdürdü.
- Geçici transferler eğitim süresini kesmez; dolayısıyla her kulüp tazminat almaya hak kazanır.
Profesyonel Statü
- Profesyonel sözleşme imzalanması, eğitim süresinin tamamlandığı anlamına gelmez.
- CAS; oyuncunun, sürekli olarak resmi maçlarda yer almasının; eğitim süresinin tamamlanması için tek kriter olmadığını vurgulamıştır.
Tazminat Miktarı
- CAS; FIFA Genel Sekreterliği’nin 206.850,43 EUR tutarını ve kulüpler arasındaki dağılımını uygun bulmuştur.
Hukuki Sonuç;
- Sevilla nın temyiz başvurusu reddedilmiştir.
- Tüm geçici kulüplerin eğitim tazminatını alma hakkı teyit edilmiştir.
Finansal ve stratejik önemi nedir pekii..
- Kulüplerin mali planlaması ve genç oyuncu yatırımları açısından emsal karar niteliği taşır.
- Geçici transferlerin tazminat üzerindeki etkisi netleşmiştir.
- Uluslararası transferlerde tazminat hesaplaması daha şeffaf ve standart hâle gelmiştir.
Bu karar, uluslararası spor hukukunda eğitim tazminatlarının kapsamının genişletildiğini ve geçici transferlerin etkili olduğunu göstermektedir. Sevilla örneğinde görüldüğü gibi, yüksek profilli transferlerde bile FIFA ve CAS; genç oyuncunun gelişimi süresince yer aldığı tüm kulüplerin haklarını korumaktadır.
Bu karar, kulüplere yatırımlarını güvence altına almak için erken planlama yapmaları gerektiğini ve transfer sözleşmelerinde eğitim tazminatını dikkate almaları gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.
⚖️ CAS 8145 Karar Analizi: Watford FC v. Stade Rennais FC
Uluslararası futbol transfer piyasası, sadece sportif başarıların değil aynı zamanda yüksek tutarlı finansal yükümlülüklerin de yönetildiği bir alan.

Olayın sportif yanı ve hukuki boyutu nedir derseniz..Bu kapsamda CAS 8145 sayılı iki kulübü ilgilendiren bir karar,

İngiliz kulübü Watford FC ile Fransız kulübü Stade Rennais FC arasında futbolcu Ismaïla Sarr’ın transferine ilişkin ödeme yükümlülüklerinin ihlali üzerinden şekillenen önemli bir uyuşmazlığı konu alıyor.

Taraflar arasında imzalanan transfer sözleşmesi kapsamında yaklaşık 35 milyon Euro tutarındaki bonservis bedelinin belirli taksitler halinde ödenmesi kararlaştırılıyor ancak; süreç içerisinde Watford FC’nin bu ödemeleri zamanında gerçekleştirmemesi, klasik bir “transfer borcu” uyuşmazlığını doğuruyor.
Özellikle COVID-19 pandemisinin yarattığı ekonomik daralma, kulübün savunmasının merkezine yerleşiyor ve uyuşmazlık sadece sözleşme ihlali değil, aynı zamanda “ekonomik kriz – sözleşme ilişkisi” ekseninde hukuki bir tartışmaya dönüşüyor.
Bu noktada mesele sadece “ödeme yapıldı mı yapılmadı mı” değil; kulüplerin ekonomik kriz dönemlerinde sözleşmeden doğan yükümlülüklerinin nasıl değerlendirileceği sorusu oluyor.
Tarafların iddiaları neler derseniz;

🔹 Stade Rennes FC’nin yaklaşımı
Fransız kulüp, oldukça net bir hukuki pozisyon alıyor. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin açık, bağlayıcı ve tartışmaya kapalı olduğunu vurguluyor.
Ödeme planının ihlal edildiğini, bunun açık bir sözleşme ihlali teşkil ettiğini ileri sürüyor. Ayrıca gecikmeli ödemeler nedeniyle faiz uygulanması gerektiğini ve kulübün ekonomik gerekçelerle bu yükümlülükten kaçamayacağını belirtiyor.
Rennes açısından mesele oldukça basit: “Sözleşme var, ödeme yapılmadı, ihlal var.”
🔹 Watford FC’nin savunması
Watford ise; daha kompleks bir savunma kuruyor.
Özellikle COVID-19 pandemisinin yarattığı ekonomik etkileri ön plana çıkarıyor.
Yayın gelirlerindeki düşüş, maç günü gelirlerinin kaybı gibi unsurların ödeme gücünü ciddi şekilde etkilediğini ifade ediyor.
Bu çerçevede iki temel hukuki argümana dayanıyor:
- Mücbir sebep (force majeure)
- Rebus sic stantibus (şartların esaslı değişimi)
Kulüp ayrıca sözleşmede öngörülen faiz ve cezai şartların orantısız olduğunu da savunarak, en azından bu yükümlülüklerin azaltılmasını talep ediyor.
CAS’in analizi ne olmuş derseniz;
CAS, uyuşmazlığı değerlendirirken klasik spor hukuku reflekslerinden sapmıyor, ancak; pandemi etkisini tamamen görmezden de gelmiyor.
Analiz oldukça dengeli:
Pacta Sunt Servanda (Sözleşmeye Bağlılık)
CAS’in çıkış noktası her zamanki gibi net: Taraflar bir sözleşme imzaladıysa, bu sözleşmeye uymak zorundadır. Transfer sözleşmeleri, futbol ekonomisinin temel yapı taşlarından biri ve bu sözleşmelere olan güven korunmak zorunda.
Pandemi ve Mücbir Sebep Tartışması
CAS, COVID-19’un olağanüstü bir durum olduğunu kabul ediyor. Ancak bu durumun otomatik olarak ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını açıkça ortaya koyuyor. Yani pandemi bir “zorluk” olabilir ama “borcu silen” bir hukuki araç değil.
Rebus Sic Stantibus (Şartların Değişmesi)
Watford’un sözleşmenin uyarlanması talebi de değerlendirmeye alınıyor. Ancak CAS, ekonomik şartlardaki değişimin bu ilkenin uygulanması için yeterince ağır ve öngörülemez olmadığı kanaatine varıyor.
Cezai Şart ve Faiz Değerlendirmesi
Kararın en kritik noktalarından biri burada. CAS, faiz ve cezai şartların tamamen geçersiz olduğunu söylemiyor; ancak orantılılık ilkesi gereği bu oranların düşürülmesi gerektiğine karar veriyor.
Yani CAS bir yandan “borç ödenecek” diyor, diğer yandan “ama ölçüsüz ceza olmaz” yaklaşımını benimsiyor.
Sonuç ve karar
CAS, Watford FC’nin sözleşmeden doğan ödeme yükümlülüklerini ihlal ettiğine hükmediyor. Ödenmeyen transfer taksitlerinin ve faizlerin Stade Rennais FC’ye ödenmesine karar veriliyor ancak; sözleşmede yer alan yüksek oranlı cezai şart, hakkaniyet gereği düşürülerek uygulanıyor.
Hukuki analiz – “Temel İlkeler“
- Pacta Sunt Servanda:
Transfer sözleşmeleri tartışmaya kapalı şekilde bağlayıcıdır. - Mücbir Sebep Sınırı:
Pandemi gibi olağanüstü durumlar dahi ödeme borcunu ortadan kaldırmaz. - Rebus Sic Stantibus Uygulama Eşiği:
Ekonomik değişim, sözleşmenin uyarlanması için her zaman yeterli değildir. - Orantılılık İlkesi:
Cezai şartlar geçerlidir; ancak aşırıysa CAS tarafından indirilebilir.
Bu karar bana göre spor hukukunun “sert ama dengeli” yüzünü gösteriyor.
CAS, sözleşmeye bağlılık konusunda hiçbir taviz vermiyor. Bu aslında futbol piyasası için kritik; çünkü transfer sistemi tamamen bu güven üzerine kurulu ancak; kararın en dikkat çekici tarafı, CAS’in tamamen katı bir yaklaşım sergilememesi.
Pandemiyi borcu ortadan kaldıran bir unsur olarak görmüyor ama; cezai şartları değerlendirirken bu durumu dikkate alıyor. Bu da hukukun sadece kurallardan değil, aynı zamanda hakkaniyetten de beslendiğini gösteriyor.
Kulüpler açısından bakıldığında mesaj çok net:
Finansal risk size ait. Transfer yaparken sadece oyuncunun performansını değil, ekonomik sürdürülebilirliği de hesaplamak zorundasınız. Bundan kaçamazsınız.
Öte yandan bu karar, spor hukukunda ekonomik krizlerin nasıl ele alınacağına dair önemli bir sınır da çiziyor. CAS, “her kriz sözleşmeyi değiştirmez” diyerek oldukça yüksek bir eşik koyuyor. Bu da gelecekte benzer savunmaların kolay kabul edilmeyeceğini bizlere gösteriyor.
Sonuç olarak; işbu karar, transfer sözleşmelerinde disiplinin korunması gerektiğini, kulüplerin mali yükümlülüklerini erteleyemeyeceğini ve buna rağmen; hukukun ölçülülük ilkesinden tamamen kopmadığını ortaya koyan dengeli ve öğretici bir içtihat niteliği taşıyor diyebilirim.
CAS 2023/A/10900
Anorthosis Famagusta FC v. Miguel Ángel Guerrero Martín

Uyuşmazlığın konusu nedir derseniz ;

Uyuşmazlık, Kıbrıs rum kulübü Anorthosis Famagusta FC ile İspanyol futbolcu Miguel Ángel Guerrero Martín arasında imzalanan profesyonel futbolcu sözleşmesinin feshi ve buna bağlı mali sonuçların ihtilafından doğmuştur.
Taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında futbolcuya belirli bir net ücret ve yan haklar öngörülmüştür ancak; süreç içerisinde:
- Kulübün ödeme yükümlülüklerini zamanında yerine getirmediği,
- Futbolcunun alacaklarının biriktiği,
- Taraflar arasındaki ilişkinin sürdürülemez hale geldiği
futbolcu tarafından iddia edilmiştir.
Miguel Ángel Guerrero; kulübün ödemeleri aksattığını ve bu nedenle sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini ileri sürmüştür.

Buna karşılık rum kulübü Anorthosis Famagusta FC ise; feshi kabul etmemiş, futbolcunun haksız şekilde sözleşmeden ayrıldığını savunmuştur.

FIFA süreci..
Futbolcu, bu sürecin akabinde FIFA’ya başvurarak:
- Ödenmeyen maaş alacaklarının tahsilini,
- Sözleşmenin haklı feshi nedeniyle tazminat ödenmesini talep etmiştir.
Kulüp ise FIFA nezdinde:
- Ödemelerin gecikmiş olsa bile en nihayetinde yapıldığını,
- Gecikmelerin sözleşmeyi haklı fesih seviyesine taşımadığını ileri sürmüştür.
FIFA DRC, yaptığı değerlendirme sonucunda:
- Kulübün; ödeme yükümlülüklerini ihlal ettiğini,
- Futbolcunun fesihte haklı olduğunu kabul etmiş ve futbolcu lehine karar vermiştir.
Bu karar üzerine kulüp, dosyayı CAS’a taşımıştır.
CAS incelemesi;
CAS, incelemesini şu sorular etrafında yürütmüştür:
- Kulübün ödeme gecikmeleri haklı fesih oluşturur mu?
- Futbolcunun sözleşmeyi feshi hukuka uygun mu?
- Ödenmeyen alacaklar nasıl hesaplanmalı?
- Tazminat hesaplaması hangi kriterlere göre yapılmalı?
CAS’ın hukuki değerlendirmesi..
Ödeme yükümlülüğü ve sözleşme ihlali
CAS; öncelikle kulübün ödeme performansını incelemiştir.
Dosya kapsamındaki deliller doğrultusunda:
- Futbolcunun maaşlarının zamanında ödenmediği,
- Gecikmelerin sistematik hale geldiği tespit edilmiştir.
CAS burada net bir çizgi çekmiştir:
Sürekli ve önemli ödeme gecikmeleri, sözleşmenin esaslı ihlali anlamına gelir.

Haklı fesih değerlendirmesi
CAS; haklı fesih kriterini klasik içtihadı doğrultusunda uygulamıştır.
Buna göre:
- İhlal ciddi olmalı
- Sözleşmenin devamı makul olarak beklenememeli
Somut olayda:
- Birikmiş alacakların varlığı
- Ödeme disiplininin bozulması dikkate alınarak futbolcunun feshi haklı bulunmuştur.
Kulübün savunmasının değerlendirilmesi
Anorthosis Famagusta FC; gecikmelerin sözleşmeyi feshedecek ağırlıkta olmadığını savunmuştur ancak; CAS bu savunmayı kabul etmemiştir.
Gerekçe olarak ise:
- Ödeme yükümlülüğü sözleşmenin temel unsurudur
- Bu yükümlülüğün ihlali hafif bir ihlal olarak değerlendirilemez denmiştir.
Tazminat hesaplaması (RSTP madde 17)
CAS; tazminat hesaplamasında FIFA RSTP madde 17’yi uygulamıştır.
Bu kapsamda:
- Sözleşmenin kalan süresi
- Futbolcunun kaybı
- Yeni sözleşmeden elde edilen gelir dikkate alınmıştır.
CAS; bu doğrultuda emsallerde olduğu gibi klasik yaklaşımını benimsemiştir:
- Oyuncunun zararı karşılanır
- Ancak aşırı zenginleşme de engellenir.
Ödenmeyen alacaklar konusu;
CAS; futbolcunun:
- Ödenmeyen maaş alacaklarının bulunduğunu
- Bu alacakların kulüp tarafından karşılanması gerektiğini kabul etmiştir.
Kulübün bu konudaki itirazları da reddedilmiştir.
Kararın Spor Hukuku açısından önemi nedir derseniz..
Maaş ödemesi = sözleşmenin çekirdeği
Bu karar bir kez daha şunu ortaya koymaktadır:
- Maaş ödemesi, futbol sözleşmesinin en temel unsurudur.
- Bu yükümlülüğün ihlali doğrudan haklı fesih sonucunu doğurur.
Sistematik gecikme = haklı fesih sebebidir.
CAS’ın yaklaşımı nettir:
- Tekil gecikmeler tolere edilebilir. (Bir nevi hayatın olağan akışına uygun kabul edilebilir.)
- Ancak tekrar eden gecikmeler haklı fesih sebebi oluşturur
Kulüpler için finansal disiplin zorunluluğu
Bu karar, kulüpler açısından açık bir uyarıdır:
- Finansal düzensizlik hukuki risk doğurur
- Sözleşme ihlali ciddi tazminat yükü getirir
Türk kulüpleri açısından pratik sonuçlar/çıkarımlar da diyebilirim..
Bu karar Türk kulüpleri açısından doğrudan mesaj içermektedir:
1. Maaş gecikmeleri kritik risktir
Biriken alacaklar fesih hakkı doğurur.
2. “Biraz geciktik” savunması yeterli değildir
Süreklilik varsa haklı fesih oluşur.
3. Tazminat yükü ağır olabilir
Yanlış yönetilen süreç kulübe ciddi maliyet çıkarır.
Netice olarak;
CAS, bu uyuşmazlıkta:
- Miguel Ángel Guerrero’nun sözleşmeyi feshini haklı ve hukuka uygun bulmuştur.
- Anorthosis Famagusta FC’nin ödeme ihlallerini tespit etmiştir
- FIFA kararını büyük ölçüde onamıştır.
Bu karar, özellikle:
- Haklı fesih kriterleri
- Maaş ödemelerinin önemi
- Kulüp sorumluluğu
bakımından güçlü ve öğretici bir içtihat niteliği taşımaktadır.
Kararın Hukuki özeti ise şu şekilde diyebilirim;
1. Başvuran kulübün iddiaları;
- Oyuncunun kontrat uzatma sırasında kötü niyetli davrandığı ve ödemelerin gecikmesini kullanarak finansal kazanç sağlamak istediği iddiası.
- CAS’in, henüz başlamamış sözleşmelerin tam değerine dayanarak tazminat ödenmesini önlemesi gerektiği görüşü.
- 8 Şubat 2024 tarihli “Private Agreement” yani özel anlaşma, kulüp tarafından imzalanmadığı için tazminat hesabına dahil edilmemeli.
- Oyuncunun yeni iş bulamaması nedeniyle zarar azaltma (mitigation) yükümlülüğünü yerine getirmediği ve tazminatın %50 oranında azaltılması gerektiği iddiası.
2. Futbolcunun iddiaları;
- FIFA DRC’nin yetkili olduğunu savunuyor ve Kıbrıs NDRC’nin tarafsız olmadığını belirtiyor.
- Private Agreement kulüp başkanı tarafından kulüp adına imzalanmış ve oyuncunun alacağı ücretin parçası olarak görülmeli diyor.
- İyi niyetle kontrat uzattığını ve kulübün ödemeyi geciktirmesi nedeniyle haklı olarak sözleşmeyi feshettiğini öne sürüyor.
- Zarar azaltma yükümlülüğünü yerine getirdiğini, İspanya 4. liginde UP Langreo ile sözleşme imzaladığını ve kazandığı miktarın tazminat hesabına dahil edilmesi gerektiğini belirtiyor.
3. Uygulanacan hukuk..
- CAS’in ve FIFA RSTP’nin yetkili olduğu teyit edilmiş.
- Çeşitli sözleşmelerdeki çelişkili yetki hükümlerine rağmen, oyuncu ile kulüp arasındaki en son sözleşme (First Agreement) FIFA ve CAS yetkisini sağlıyor.
- Uygulanacak hukuk: FIFA RSTP esas, İsviçre hukuku ikincil olarak.
4. Esas konular..
- Oyuncunun sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği kabul edilmiş.
- Kulüp ödemeleri zamanında yapmamış, oyuncu 15 günlük süreyi tanımış.
- Kulüp, oyuncunun kötü niyetli fesih iddiasıyla tazminat talebinde bulunamaz.
- Oyuncunun zarar azaltma yükümlülüğünü yerine getirdiği, UP Langreo’da çalıştığı ve kazançlarının tazminattan düşüleceği belirtilmiş.
5. Mali sonuçlar..
- Toplam sözleşme değeri: 940.000 EUR
- Kulüp tarafından ödenen: 192.000 EUR
- UP Langreo’dan elde edilen kazanç: 5.333,30 EUR
- Kalan ödenmemiş ve tazminat dahil toplam: 742.666,70 EUR
- FIFA DRC tarafından oyuncuya ödenmiş toplam maaş: 110.000 EUR + %5 faiz.
Özetle:
- Oyuncu, FIFA RSTP ve CAS kararına göre haklı olarak sözleşmesini feshetmiş.
- Kulübün kötü niyet iddiaları CAS tarafından kabul edilmemiş.
- Zarar azaltma yükümlülüğü açısından oyuncu gerekli çabayı göstermiş, elde ettiği kazanç tazminat hesabına dahil edilmiştir.
- Kulüp ödemeleri geciktirdiği için toplam tazminat yükümlülüğü 742.666,70 EUR olarak hesaplanmıştır.
🛶 CAS OG 24‑19 Karar Analizi: Benjamin Savšek v. ICF
Olayın sportif yanı ve hukuki boyutu..

2024 Paris Olimpiyatları, Kano Slalom Erkekler C1 finalinde Sloven sporcu Benjamin Savšek için olağanüstü bir hukuki vakayı ortaya çıkardı. Sporcu, finalde 5 numaralı kapıya temas etmesi nedeniyle hakemler tarafından 50 saniyelik bir ceza aldı ve bu ceza, yarış sıralamasını radikal biçimde etkileyerek Savšek’i 11. sıraya düşürdü.

Savšek ve Sloven Olimpiyat Komitesi, bu kararın açıklanmadığı, keyfi ve usulsüz bir şekilde verildiğini iddia ederek CAS’e başvurdu. Spor hukukunda bu tür durumlar, saha içi hakem kararları ve CAS denetimi ekseninde tartışılır. Buradaki kritik soru şudur: Hakemin teknik takdir yetkisi ile sporcu haklarının korunması nasıl dengelenir?
Field of Play Doktrini (Saha İçi Karar İlkesi)
CAS’in temel ilkelerinden biri olan Field of Play Doctrine, saha içi hakem kararlarının genel olarak adli denetime kapalı olduğunu ifade eder. Hukuki olarak bu, şu sonuçları doğurur:
- Hakemler, yarış sırasında teknik ve taktiksel kararlarını verir.
- CAS, bu kararların doğruluğunu veya spora özgü teknik yorumlarını yeniden değerlendiremez.
- İstisna yalnızca, hakemin kararı keyfi, mantıksız veya kurallara açıkça aykırı olduğunda devreye girer.
Savšek’in davası, temelde hakemin teknik değerlendirmesinin yanlışlığına odaklanmış ve bu nedenle CAS tarafından Field of Play kapsamında incelenmiş olsa da, bu sınırlar içerisinde sınırlı bir hukuki denetim yapılabilecekti.
Tarafların iddiaları neler derseniz;
Savšek ve Sloven takımının görüşü
- 50 saniyelik cezanın açıklanmadığı ve keyfi olduğu iddia edilmiş.
- Hakem raporlarının eksikliği nedeniyle savunma hakkının ihlal edildiği ileri sürülmüş.
- Cezanın “kasıtlı itme” tespitine dayandırıldığı ve bu tespit için somut kanıt sunulmadığı vurgulanıyor.
- Talep ; Cezanın iptali, madalya sıralamasının düzeltilmesi ve 2 saniyelik normal cezanın uygulanması.
Uluslararası Kano Federasyonu (ICF) savunması
- Hakem kararlarının saha içi değerlendirme olduğu ve CAS denetimi dışında tutulması gerektiğini belirtiyor.
- Cezanın verilme biçimi ve süresi ICF kurallarına uygun bulundu.
- CAS tarafından cezanın iptalinin diğer sporcuların haklarını da etkileyebileceğini savundu.
CAS’in Analizi

CAS Ad Hoc Division, başvuruyu aşağıdaki çerçevede değerlendirdi:
- Field of Play Doctrine: Hakemin teknik değerlendirmesinin CAS denetimine tabi olmadığı, ancak ; keyfi veya usulsüz uygulamalar için istisna mevcut.
- Hakkaniyet ve Şüpheden Yararlanma: Savšek, saha içi kararın şüpheli olduğunu iddia etti; CAS, saha içi kararın teknik değerlendirme olduğunu ve bu çerçevede hakemin takdir yetkisine saygı gösterilmesi gerektiğini belirtiyor.
- Hakemin Karar Açıklığı: CAS, hakem kararının yeterli açıklığa sahip olup olmadığını inceledi; saha içi doktrinin sınırları içinde kararın usul yönünden aşırı eksik olmadığına hükmetti.
Sonuç ve karar : Savšek’in başvurusu reddedildi, hakemin verdiği 50 saniyelik ceza onaylandı.
Hukuki analiz – “Temel İlkeler“
- Hakem Takdir Yetkisi: Saha içi kararlar, yarış sırasında hızla verilmesi gereken teknik ve taktiksel değerlendirmelerdir. CAS, bunları ancak ; keyfi, mantıksız veya kurallara açıkça aykırı olduklarında bozabilir.
- Field of Play Doktrini: Saha içi kararların CAS tarafından genellikle değiştirilemeyeceği dair bir nihai ilke. Bu karar, bu ilkenin klasik bir teyididir.
- Adil Yargılanma ve Savunma Hakkı: Sporcu, başvuruda savunma hakkının ihlal edildiğini iddia etse de, CAS’e göre saha içi cezanın açıklaması yeterli bulunmuştur.
- Madalya Sıralaması ve Hukuki Sonuçlar: CAS, saha içi takdir yetkisinin ötesine geçerek final sıralamasını değiştirme talebini reddetmiştir; böylece hem spor hukuku hem de adli sınırlar korunmuştur.

Olimpiyat finalinde yaşanan Savšek olayı, bana hem sporun hem de hukukun ne kadar hassas bir denge üzerinde yürüdüğünü bir kez daha hatırlattı. Bir sporcu için saha içi her saniye, her hareket kritik; 50 saniyelik bir ceza, bir madalyayı, bir kariyer motivasyonunu değiştirebiliyor. CAS kararını incelediğimde teknik olarak doğru olduğunu kabul ediyorum, ama sporcunun perspektifinden baktığımda bu durumun adalet algısı üzerinde ciddi etkisi olduğunu da görüyorum.
Öncelikle, hakemin yetkisi ve saha içi takdir konusunda CAS’in yaklaşımı net. Saha içi teknik kararlar, CAS nezdinde genellikle bozulamaz. Hukuki açıdan bu doğru; ancak ben sporcunun bu sınırlar içinde kendini savunma hakkının da önemli olduğunu düşünüyorum. Saha içi kararların gerekçeleri, özellikle olimpiyat gibi prestijli müsabakalarda, açık ve anlaşılır olmalı. Burada CAS’in yaklaşımı bana biraz geleneksel geldi; hukuki sınırlar korunmuş, ama sporcunun psikolojik ve prestij boyutu göz ardı edilmiş gibi.
Savšek’in durumu dramatik. O 50 saniye, sadece kurallar açısından değil, medyada ve kamuoyunda da algı yaratıyor. Spor hukukunun sadece kurallara dayanması yetmiyor; sporcuların motivasyonu, kariyer planlaması ve kamuoyu algısı da önemli. Burada CAS, teknik olarak doğru olan kararı verirken, insan boyutunu yeterince dikkate almamış.
Hukukçu olarak baktığımda; bu kararın emsal niteliği çok önemli zira CAS; saha içi kararların genellikle bozulamayacağını, sporcuların hak arama mekanizmalarının bu sınırlar içinde işlediğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu, bana göre, gelecekte benzer durumlarda hak arayacak sporcular için çok değerli bir rehber. Saha içi kararlara karşı CAS’in müdahale kapasitesinin sınırlı olduğunu bilmek, sporcu stratejilerini şekillendirecek.
CAS kararının teknik doğruluğunu kabul etsem de, spor hukukunun insan boyutunu ve prestij etkilerini daha fazla dikkate alması gerektiğini düşünüyorum. Bir olimpiyat finalinde, 50 saniye fark sadece kurallar açısından değerlendirilmemeli; sporcu açısından bütün bir yılın emeği, motivasyonu ve kariyeri söz konusu. Hukukun sert sınırları ile sporun insani boyutu arasında daha esnek bir yaklaşım gelecekte tartışılmalı ve geliştirilmelidir.
Özetle; CAS kararını anlıyorum, teknik olarak yerinde buluyorum ama sporcu perspektifinden bazı eksiklikler olduğunu söylemeden geçemem. Bu karar bana, spor hukukunun sadece kurallar değil, sporcunun psikolojisi, motivasyonu ve prestiji ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini gösterdi.
CAS 2022/A/9135 – KAA Gent (Belçika) v. Roman Yaremchuk (Ukrayna)
Uyuşmazlığın arka planı nedir derseniz..

Bu kararda; Belçika kulübü KAA Gent ile Ukraynalı futbolcu Roman Yaremchuk arasındaki iş sözleşmesinden doğan ödenmemiş maaş ve yan edimlere ilişkin ödeme uyuşmazlığı incelenmiştir.
Taraflar, 6 Ekim 2020 tarihinde başlayan ve 30 Haziran 2025’e kadar geçerli bir iş sözleşmesi imzalamışlardır. Sözleşme kapsamında futbolcunun aylık sabit ücreti, çeşitli bonuslar ve yan edimler (örneğin şirket arabası temini, sigorta katkısı vb.) belirlenmiştir.
Futbolcu 2021’de Benfica’ya transfer olmuş ve taraflar sözleşmeyi karşılıklı feshetmişse de aralarında sözleşmenin sonlandırılmasına ilişkin bir anlaşmaya varılamamıştır. Futbolcu, kalan dönem için minimum garanti maaş alacaklarını talep ederek FIFA Uyuşmazlık Çözüm Dairesi’ne (DRC) başvurmuştur.

FIFA DRC Kararı
FIFA DRC; oyuncunun başvurusunu kabul ederek Gent’in Yaremchuk’a toplam 174.262,58 EUR tutarında ödenmemiş ücret ve faiz ödemesine hükmetmiştir.
DRC buna ek olarak, ödemelerin yapılmaması halinde kulübün yeni oyuncu kaydı yapamayacağına dair yaptırımı da karara bağlamıştır.
Gent, DRC kararına itiraz ederek CAS’a başvurmuştur.
Tarafların İddiaları
Gent’in Savunması (Başvuran)
Kulüp temel olarak şunları ileri sürmüştür:
- DRC’nin hesaplamasında futbolcunun sözleşmeden doğan yan edimlerin (örneğin şirket arabası ve zihinsel destek programı) değerini hatalı şekilde değerlendirdiğini; bu edimlerin toplam minimum garanti maaşa dahil edilmesi gerektiğini,
- Trafik cezaları ve araç hasarlarının futbolcunun kişisel sorumluluğu kapsamında olduğunu, bu nedenle tutarların alacak bakiyesinden düşülmesi gerektiğini,
- Bu kesintiler yapılınca oyuncunun alacağı net tutarın DRC kararındaki miktardan daha düşük olması gerektiğini savunmuştur.
Gent ayrıca oyuncuya yapılan kısmi ödemelerin ve taraflar arasındaki önceki ödemelerin de hesaba katılması gerektiğini ileri sürmüştür.
Yaremchuk’un Savunması (Davalı)
Futbolcu tarafı ise:
- Yan edimlerin sadece belirli durumlarda maaş hesaplamasına dahil edilmesi gerektiğini,
- DRC’nin doğru hukuki çerçevede hesaplama yaptığı ve bu nedenle alacağın Gent alacaklarından düşülemeyeceğini savunmuştur.
CAS’ın hukuki değerlendirmesi..
CAS , uyuşmazlığı incelerken birçok hukuki ve sözleşmesel unsur üzerinde durmuştur:
Minimum Garanti Ücretin Hesaplanması
Esas tartışma:
- Gent’in oyuncuya sağladığı yarar ve yan edimlerin minimum garanti maaş hesabına dahil edilip edilemeyeceğidir.
CAS, sözleşmede yan edimlerin “gerçek maliyet” olarak değerlendirileceğine ilişkin açık hüküm bulunduğunu tespit etmiştir. Bu nedenle;
- Şirket arabasının kira maliyeti,
- Oyuncunun talebiyle sağlanan kişisel psikolojik destek hizmetlerinin değeri
minimum garanti ücret hesabına dahil edilmelidir.
Bu çerçevede CAS, FIFA DRC’nin belirlediği tabloda yer alan bazı yan edimlerin hesaplamasını onaylamış ve böylece oyuncunun alacağına olumlu katkı sağlamıştır.
Trafik cezaları ve araç hasarları konusu;
Kulüp, trafik cezaları ve araç hasarlarının:
- Futbolcunun sorumluluğunda olduğunu,
- Bu tutarların alacak bakiyesinden düşülmesi gerektiğini iddia etmiştir.
Ancak CAS, kulübün bu tasarruf talebini ispat etmediğine karar vermiştir. Trafik cezalarının ve araç hasarlarının oyuncuya doğrudan bağlanamadığı veya gerekli delillerle kanıtlanmadığı gerekçesiyle bu talepler reddedilmiştir.
”Psikolojik Danışmanlık Hizmeti” özel bir edim mi ?..
Kulüp, oyuncuya sağlanan psikolojik destek hizmetlerini de maaştan düşürmek istemiştir. CAS; bu tür hizmetlerin sözleşme kapsamında normal sağlık hizmetlerinin ötesinde özel bir edim olduğunu ve bu nedenle oyuncunun kazancına eklenmesi gerektiğini tespit etmiştir.
CAS’ın nihai kararı;
CAS şu kararlara ulaşmıştır:
- Gent’in itirazı kısmen reddedilmiştir.
- Taraflar arasındaki iş sözleşmesi ve buna bağlı haklar çerçevesinde, oyuncunun alacak tutarına yan edimlerin dahil edilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
- Kulübün trafik cezaları ve araç hasarlarına ilişkin talepleri reddedilmiştir.
- FIFA DRC’nin uyuşmazlığa ilişkin kararı büyük ölçüde onanmıştır.
Bu karar, spor hukuku alanında belli başlı iki önemli ilkeyi pekiştirmektedir:
Yan edimlerin (Benefits in Kind) değeri
Sözleşmede belirlenen “yan edimler” (örneğin şirket arabası, danışmanlık hizmetleri vb.) futbolcunun minimum garanti maaşının belirlenmesinde hesaba katılabilir ve bu durumda net maaş alacağının hesaplanmasına doğrudan etki eder.
Kulüpler tarafından ispat yükümlülüğü
Kulüpler, alacaklıdan talep ettikleri tutarları maaştan düşürmek istiyorlarsa bu düşüşleri net ve açık şekilde ispatlamak zorundadır.
İşbu kararda; Belçika kulübü KAA Gent ile futbolcu Roman Yaremchuk arasında sözleşmeden doğan ücret alacakları ve yan edimlerin hesaba katılması konusu incelenmiştir.
Kulüp, bazı edimlerin ve masrafların maaştan düşülmesi gerektiğini savunmuştur. CAS ise sözleşmede belirlenen yan edimlerin oyuncunun minimum garanti maaşına dahil edilmesi gerektiğini; kulübün bazı masraf taleplerinin ispatlanamadığını belirterek FIFA DRC kararını esas itibarıyla onamıştır.
CAS 2024/A/10797 – Vittoria Panizzon v. NADO Italia
Uyuşmazlığın Arka Planı nedir der iseniz;

Bu kararda; İtalyan/İngiliz binici Vittoria Panizzon ile NADO Italia (İtalya Ulusal Anti‑Doping Kuruluşu) arasındaki antidoping kurallarına ilişkin bir disiplin kararına karşı CAS nezdinde yapılan itiraz incelenmiştir.
Olayda NADO Italia, 18 Kasım 2023 tarihinde Panizzon’a yapılan sürpriz antidoping kontrolünde sporcu bulunmadığı gerekçesiyle World Anti‑Doping Code (WADA) çerçevesinde elden kaçırma/kaçınma (evading) suçu ithamında bulunmuş ve biniciye dört yıllık men ve para cezası vermiştir.
Panizzon ise; kontrolün yapıldığı sırada belirtilen adreste bulunduğunu, iletişim sorunları nedeniyle DCO (Doping Kontrol Yetkilisi) ile temasa geçemediğini ve elden kaçırma niyeti bulunmadığını savunmuştur.
Tarafların iddiaları neler olmuş bakalım;
Panizzon’un savunması;

- Sporcu; kontrol noktasında fiziksel olarak mevcut olduğunu,
- Sinyal ve iletişim sorunları nedeniyle DCO ile temas kuramadığını,
- Yapılan işlemin yanlış anlaşılma sonucu ortaya çıktığını,
- Söz konusu davranışın kötü niyet veya testten kaçınma kastı ile yapılmadığını ileri sürmüştür.
NADO Italia’nın argümanları nedir derseniz; (İtalya antidoping analiz kurumu)

- DCO, sporcu bulunduğu adrese gitmiş ancak; kendisiyle iletişime geçememiş, kontrolün tamamlanamadığını iddia etmiştir,
- Sporcuya bildirimin uygun şekilde iletildiğini,
- Sporcu davranışlarının antidoping kurallarını bariz şekilde ihlal ettiğini savunmuştur.
CAS hukuki değerlendirmesi
CAS Paneli, itirazın usulen uygun olduğunu ve NADO Italia’nın disiplin kararının CAS nezdinde incelenebileceğini onaylamıştır.
Delil Standardı ve İspat Yükü
Panel, WADA kodu kapsamında standartların “comfortable satisfaction / rahat inanç” esasına göre değerlendirileceğini belirtmiştir. Bu, sadece “daha olası görünüm” veya “şüpheden uzak ispat” değil daha ziyade makul ikna düzeyidir.
Yani Panel, hem objektif hem de subjektif unsurların birlikte değerlendirilmesinin gerektiğini ifade etmiştir.
Antidoping kontrolünün yürütülmesi
Panel, NADO Italia’nın kontrol bildiriminde bulunduğunu ve Panizzon’a ulaşma çabalarının görüldüğünü kabul etmiştir, ancak;
- Sporcu, belirtilen adreste bulunduğunu ve gerçek fiziksel katkıda bulunma niyetini ispatlamıştır,
- Sinyal ve telefon sorunlarının, DCO ile erişim eksikliğine yol açtığına dair makul kanıt sunulmuştur,
- Bu nedenle Panel, sporcunun kontrolü “kasıtlı olarak” elden kaçırdığı konusunda yeterli kanıt olmadığı sonucuna varmıştır.
Kötü Niyet;
Panel en kritik hukuki analizlerden birini sporcunun niyetine ilişkin yapmıştır:
- WADA kurallarında evading (kaçma/eludation) suçunun tanımında kötü niyet unsurunun varlığı aranır;
- Panel, Panizzon’un niyetinin elden kaçırmak değil, koşullar nedeniyle kontrolü gerçekleştirememe olduğunu değerlendirmiştir.
Bu tespit, kararın esas sonucunu belirleyen ana unsur olmuştur.
CAS nihai kararında;
CAS yargılama neticesinde şu önemli kararlara varmıştır:
- NADO Italia’nın disiplin kararı iptal edilmiştir.
- Panizzon lehine verilen antidoping yaptırımı CAS tarafından kabul edilmemiştir.
- Panel, sporcu hakkında suçu sabit görecek yeterli delil bulunmadığı sonucuna varmıştır.
- Bu nedenle TNA (Ulusal Doping Mahkemesi) ve onun kararları da geçersiz hale getirilmiştir.
Spor Hukuku açısından kararın ehemmiyeti nedir ?
Bu karar, CAS’ın antidoping uyuşmazlıklarında niyet unsurunu ciddi şekilde değerlendirdiğini göstermektedir:
- Bir sporcunun kontrol sırasında fiziksel olarak mevcut olması ama iletişim eksikliği nedeniyle testin gerçekleşememesi, otomatik olarak elden kaçırma olarak değerlendirilemez.
- Antidoping kurallarında kötü niyetin somut olarak ortaya konulması gerekir.
- Bu, antidoping süreçlerinde hem DCO’ların bildirim yöntemlerini hem sporcuların savunma haklarını dengeleyen önemli bir içtihattır.
İşbu kararda; İtalyan/İngiliz binici Vittoria Panizzon ile NADO Italia arasında bir antidoping kontrolünün hukuki niteliği incelenmiştir.
Sporcu, kontrol tarihinde bildirildiği yerde bulunduğunu ve iletişim sorunları nedeniyle teste katılamadığını savunmuştur. NADO Italia ise sporcunun testi elden kaçırdığını iddia etmiştir.
CAS, sporcu lehine delillerin yeterli olduğunu ve kötü niyetin kanıtlanmadığını tespit ederek disiplin kararını iptal etmiştir.
CAS 2021/A/8070 – Gabriel Girotto Franco v. Al Hilal Saudi Football Club
Uyuşmazlığın Arka Planı

İşbu kararda; Brezilyalı futbolcu Gabriel Girotto Franco ile Suudi Arabistan kulübü Al Hilal SFC arasında yürütülen transfer görüşmelerinin hukuki niteliği ve taraflar arasında bağlayıcı bir iş sözleşmesi kurulup kurulmadığı incelenmiştir.
Taraflar arasında 2019 yılında bir transfer görüşmesi yürütülmüş ve kulüp tarafından oyuncuya yıllık 2.500.000 USD ücret içeren iki yıllık bir sözleşme teklifi gönderilmiştir. Oyuncu bu teklife mesaj yoluyla olumlu cevap verdiğini ve taraflar arasında bağlayıcı bir iş sözleşmesi kurulduğunu ileri sürmüştür. Ancak kulüp, söz konusu teklifin yalnızca “non-binding offer” (bağlayıcı olmayan teklif) niteliğinde olduğunu ve herhangi bir iş sözleşmesinin kurulmadığını savunmuştur.
Uyuşmazlık ilk olarak FIFA Dispute Resolution Chamber (DRC) önüne taşınmış ve DRC, oyuncunun talebini reddetmiştir. Bunun üzerine oyuncu FIFA kararına karşı CAS’a başvurmuştur.

Tarafların İddiaları
Oyuncunun İddiaları

Gabriel Girotto Franco CAS önünde şu argümanları ileri sürmüştür:
- Kulübün gönderdiği teklif sözleşmenin essentialia negotii unsurlarını (taraflar, ücret, süre vb.) içermektedir.
- WhatsApp mesajıyla yapılan kabul beyanı sözleşmenin kurulması için yeterlidir.
- Kulüp oyuncuya uçak bileti göndererek sözleşmenin uygulanmasına yönelik davranışlar göstermiştir.
- Kulübün son anda transferden vazgeçmesi sözleşmenin haksız ihlali niteliğindedir.
Bu nedenle sporcu, sözleşmenin kalan değerine karşılık gelen yaklaşık 1.9 milyon USD tazminat talep etmiştir.
Kulübün İddiaları

Al Hilal kulübü ise şu savunmaları yapmıştır:
- Gönderilen belge açıkça “non-binding” yani bağlayıcı olmayan bir teklif niteliğindedir.
- Oyuncunun gönderdiği mesaj yalnızca sözleşme süresine ilişkin bir görüş bildirmektedir, açık bir kabul değildir.
- Taraflar arasında henüz tamamlanmış bir iş sözleşmesi bulunmamaktadır.
- Kulüp transfer görüşmelerini sonlandırma özgürlüğüne sahiptir.
Kulüp ayrıca oyuncunun hâlen Corinthians kulübü ile sözleşmesinin devam ettiğini ve herhangi bir zarara uğramadığını da belirtmiştir.
CAS’ın hukuki değerlendirmesi
CAS hakemi uyuşmazlığı değerlendirirken üç temel mesele üzerinde durmuştur.
1. Geçerli bir iş sözleşmesi kurulmuş mudur?
CAS’a göre bir iş sözleşmesinin kurulması için tarafların karşılıklı irade beyanlarının açık şekilde örtüşmesi gerekir.
Panel, kulübün gönderdiği teklifin her ne kadar ücret, süre ve tarafları içerse de belgede açıkça “non-binding” ibaresinin yer aldığını tespit etmiştir. Bu nedenle teklif bağlayıcı bir sözleşme niteliği taşımamaktadır.
Ayrıca oyuncunun gönderdiği mesajın yalnızca sözleşme süresi hakkında bir açıklama olduğu ve teklifin bütün şartlarının açık şekilde kabul edildiğini göstermediği değerlendirilmiştir.
Bu nedenle CAS, taraflar arasında geçerli bir iş sözleşmesinin kurulmadığı sonucuna ulaşmıştır.
2. Culpa in Contrahendo (Sözleşme Öncesi Sorumluluk)
Oyuncu ayrıca kulübün görüşmeleri son anda kesmesinin culpa in contrahendo yani sözleşme görüşmelerinde kusurlu davranış kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
CAS’a göre bu tür sorumluluğun doğabilmesi için şu unsurların bulunması gerekir:
- ciddi ve ileri düzeyde sözleşme görüşmesi,
- tarafın korunmaya değer bir güvene sahip olması,
- karşı tarafın bu güveni ihlal eden kusurlu davranışı,
- zarar ve nedensellik bağı.
CAS, kulübün görüşmeleri son anda sonlandırmasının uygun bir davranış olmadığını kabul etmekle birlikte oyuncunun sözleşmenin kesin olarak kurulacağına dair korunmaya değer bir güvene sahip olmadığını belirtmiştir.
Bunun başlıca sebepleri şunlardır:
- teklif açıkça bağlayıcı değildir,
- oyuncu mevcut kulübü Corinthians ile sözleşmesini feshetmemiştir,
- transfer süreci henüz tamamlanmamıştır.
Bu nedenle culpa in contrahendo şartlarının oluşmadığı sonucuna varılmıştır.
3. Tazminat talebi
CAS ayrıca, sözleşme kurulmadığı için kulübün sözleşme ihlali nedeniyle tazminat sorumluluğunun bulunmadığını belirlemiştir.
Panel ayrıca oyuncunun sözleşme görüşmelerinin sona ermesi nedeniyle oluşan somut bir zarar da ortaya koyamadığını tespit etmiştir.
Dolayısıyla oyuncunun tazminat talebi reddedilmiştir.
CAS nihai kararı ise şu şekilde olmuştur;
CAS aşağıdaki sonuçlara ulaşmıştır:
- Oyuncu ile Al Hilal arasında bağlayıcı bir iş sözleşmesi kurulmamıştır.
- Kulübün sözleşme görüşmelerini sonlandırması culpa in contrahendo kapsamında sorumluluk doğurmamaktadır.
- Oyuncunun talep ettiği tazminat reddedilmiştir.
- FIFA DRC’nin kararı tamamen onanmıştır.
Spor Hukuku açısından dosyanın önemi nedir der iseniz..
Bu karar spor hukukunda özellikle üç önemli noktayı ortaya koymaktadır:
1. Non-binding tekliflerin hukuki niteliği
Kulüpler tarafından gönderilen bağlayıcı olmayan tekliflerin sözleşme doğurmayacağı açık şekilde vurgulanmıştır.
2. Sözleşmenin kurulması için açık irade beyanı gerekir
WhatsApp mesajları veya informal iletişim tek başına sözleşme kurulması için yeterli değildir.
3. Culpa in contrahendo sınırları
Taraflar müzakere aşamasında görüşmeleri sonlandırma özgürlüğüne sahiptir; yalnızca özel şartlarda sözleşme öncesi sorumluluk doğabilir.
Bu karar analizi yazımda;
İşbu kararda; Brezilyalı futbolcu Gabriel Girotto Franco ile Suudi Arabistan kulübü Al Hilal arasında yürütülen transfer görüşmelerinin hukuki niteliği incelenmiştir.
Oyuncu, kulübün gönderdiği teklifin kabul edilmesiyle taraflar arasında bağlayıcı bir iş sözleşmesi kurulduğunu ve kulübün transferden vazgeçerek sözleşmeyi ihlal ettiğini ileri sürmüştür. Kulüp ise teklifin bağlayıcı olmayan bir transfer önerisi olduğunu savunmuştur.
CAS, taraflar arasında geçerli bir iş sözleşmesinin kurulmadığına ve kulübün sözleşme öncesi sorumluluğunun bulunmadığına hükmederek oyuncunun başvurusunu reddetmiştir.
Santos Futebol Clube (Brezilya) v. Futebol Clube de Arouca (Portekiz)
CAS 2025/A/11498 – Santos Futebol Clube (Brezilya) v. Futebol Clube de Arouca (Portekiz)
Dosya Numarası: CAS 2025/A/11498
Başvuran: Santos Futebol Clube (Brezilya)
Davalı: Futebol Clube de Arouca (Portekiz)
Konusu: Futbolcu transfer sözleşmesinden doğan ödeme, temerrüt faizi ve cezai şartların uygulanmasıyla ilgili uyuşmazlığın CAS nezdinde incelenmesi.
Uyuşmazlığın arka planı;

**Transfer Sözleşmesi şu çerçevede yapılmış;
- 28 Temmuz 2023’te Santos ile Arouca arasında stoper João Othávio Basso (Prof. futbolcu) için transfer sözleşmesi imzalanmıştır.

- Sözleşmeye göre Santos, Arouca’ya toplam 2.500.000 EUR net transfer bedeli ödeyecektir. Ödeme takvimi dört taksite ayrılmıştır (500.000 + 500.000 + 750.000 + 750.000 EUR).

- Sözleşmede ayrıca; ek olarak sporcunun ekonomik haklarının %15’i üzerinden bir ödeme ve gecikme/faiz hükümleri de yer almaktadır.
- Ödeme İhlali:
- Santos ilk taksiti ödemesine rağmen; sonraki taksitlerde gecikmeli davranmış, buna bağlı olarak sözleşmede düzenlenen cezai şart (10%) ve temerrüt faizi (aylık %1) hükmünün işletilmesi gündeme gelmiştir.
- FIFA PSC’deki Süreç:
- Arouca, FIFA Oyuncu Statüsü Odası’na (FIFA PSC) başvurarak toplam:
- Transfer bedeli,
- Ek ödeme (%15 ekonomik haklar),
- Sözleşmede öngörülen cezai şart,
- Gecikme faizi taleplerini ileri sürmüştür.
- Arouca, FIFA Oyuncu Statüsü Odası’na (FIFA PSC) başvurarak toplam:
- FIFA PSC Kararı:
- FIFA PSC (yani oyuncu statüleri komitesi) , Arouca’nın talebini kısmen kabul etmiş, Santos’a ödemeyi tahsis ettirmiş ve cezai şart ile faiz hükümlerinin birebir oranda uygulanmasını kabul etmiştir. Arouca lehine; muacceliyet ve finansal yaptırımlar kararlaştırılmıştır.

CAS’a Başvuru ve Talepler
Santos bu karara itiraz ederek CAS’a başvurmuştur.

Başvurusunda özellikle şu talepleri ileri sürmüştür:
- Sözleşmede öngörülen cezai şartın (10%) aşırı ve orantısız olduğu, bu nedenle 5%’e indirilmesi;
- Sözleşmede yazılı temerrüt faiz oranının (aylık %1 / yıllık %12) aşırı olduğu, bunun da yıllık 5% seviyesine indirilmesi;
- PSC kararının tamamının ortadan kaldırılması;
- Maliyetlerin Arouca’ya yüklenmesi ve makul yargılama giderlerinin taraflara paylaştırılması.
CAS’ın Hukuki Değerlendirmesi
CAS’ın Yetkisi ve Bağlayıcılık
CAS, tarafların sözleşmede öngörülen tahkim ve itiraz haklarını kabul ettiğini ve FIFA PSC kararına karşı itiraz hakkının bulunduğunu tespit ederek yetkisini açıkça onamıştır.
—Cezai Şartın (Penalty Clause) Değerlendirilmesi—
- Santos, sözleşmede yazılı cezai şartın orantısız ve aşırı olduğu iddiasıyla Swiss Code of Obligations (SCO) madde 163’e dayanmıştır.
- CAS, FIFA ve spor hukuku çerçevesinde sözleşme özgürlüğü ve tarafların iradesini ön planda tutarak bu kapsamda:
- Cezai hükmün sözleşmede serbestçe kabul edildiği,
- FIFA düzenlemelerinde bu tip şartların kabul edilebilir olduğu,
- Özellikle UEFA, FIFA ve diğer uluslararası transfer uygulamalarında yaygın olduğu, tespit edilmiştir.
- Bu nedenle CAS, cezai şartın orantısız veya açıkça aşırı olmadığı sonucuna ulaşmış; cezai şartın tamamını onamıştır.
—Temerrüt (Default) Faiz oranının değerlendirilmesi—
- Santos, sözleşmede belirtilen yıllık %12 faiz oranını, uluslararası ticari kontratlara göre yüksek olduğunu ileri sürmüştür.
- CAS, bilhassa spor mukavelelerinde talep edilen faiz oranının taraflar arasında sözleşme ile kabul edildiğini ve bunun tacirler arasında yaygın olduğunu belirtmiştir.
- Ayrıca FIFA PSC içtihatlarına göre faiz oranı konusunda taraf iradesinin önceliği vurgulanmıştır. Bu nedenle CAS temerrüt faiz oranını da sabit tutmuştur.
—Kulübün sorumluluk reddi ve ”Orantılılık İlkesi”—
Santos’un “sözleşmesel oran ve cezalar haksız zenginleşme yaratır” iddiası CAS tarafından kabul edilmemiştir. CAS;
- Cezai şart ve faiz oranlarının taraflar arasında müzakere edildiğini,
- Futbol transfer bağlamında ticari normalin bu tür oranlara izin verdiğini,
- FIFA düzenlemelerinin de sözleşme özgürlüğünü ve yaptırımların uygulanmasını kabul ettiğini
belirlemiştir.
CAS’ın Nihai Kararı..
- CAS; FIFA PSC’nin almış olduğu kararı yerinde bulmuştur.
- Santos’un itirazını reddetmiş; cezai şart ve temerrüt faiz oranlarının hepsini aynı şekilde onamıştır.
- Sözleşmede öngörülen ödeme planı, cezai şart ve faiz hükümleri ile birlikte PSC kararının geçerli olduğuna hükmetmiştir.
Yani CAS;
- Sözleşmede yazılan “10% cezai şart” ve “%12 yıllık faiz” hükümlerini hukuka aykırı bulmamış,
- Bunların uygulanmasının önünü açmıştır,
- PSC kararı aynen yürürlükte kalmıştır.
Kararın Spor Hukuku açısından önemi nedir der iseniz ? Buyrun birlikte bakalım..
1. Sözleşme Özgürlüğü’nün onaylanması
CAS, taraflarca sözleşmede özgürce kabul edilmiş cezai şart ve faiz oranlarına müdahale etmemiştir.
2. Taraf iradesine öncelik
Spor sözleşmelerinde hakim olan uluslararası uygulama, tarafların anlaşmalarındaki mali yükümlülüklere büyük ölçüde saygı gösterilmesidir.
3. Cezai şart ve faiz oranlarında standart
Transfer sözleşmelerinde sözleşme ile belirlenen faiz ve cezai oranlar, Swiss hukukuna ve FIFA uygulamalarına aykırı bulunmadıkça CAS tarafından onaylanır.
Yanii..;
İşbu kararda; Brezilya kulübü Santos FC ile Portekiz kulübü FC Arouca arasındaki futbolcu transfer sözleşmesinden doğan ödeme, cezai şart ve faiz uyuşmazlığı incelenmiştir.
Uyuşmazlığın temelinde; kulübün sözleşmede öngörülen cezai şartın (10%) ve temerrüt faiz oranının (%12) aşırı olduğu iddiasıyla FIFA PSC kararına itiraz etmesi yer almaktadır.
CAS ise taraf iradesi ve uluslararası uygulamalar çerçevesinde sözleşme hükmünü onamış; sözleşmede kabul edilen cezai şart ve faiz oranlarının hukuka aykırı olmadığına karar vermiş; dolayısıyla PSC kararını aynen yürürlükte bırakmıştır.
Cătălin Sărmășan Football Management S.R.L. vs Fotbal Club CFR 1907 Cluj S.A.
CAS 2025/A/11399
Cătălin Sărmășan Football Management S.R.L. v. Fotbal Club CFR 1907 Cluj S.A.
Uyuşmazlığın Arka Planı
İşbu kararda; Romanya merkezli menajerlik şirketi Cătălin Sărmășan Football Management S.R.L. ile Romanya kulübü Fotbal Club CFR 1907 Cluj S.A. arasında imzalanmış bir temsil/ajanlık sözleşmesinden doğan ücret uyuşmazlığı incelenmiştir.

Taraflar arasında:
- 23 Temmuz 2024 tarihinde bir temsil sözleşmesi imzalanmıştır.
- Sözleşmeye göre menajerlik şirketi, futbolcunun transferine aracılık edecek,
- Transferin gerçekleşmesi halinde kulüp, elde edilen transfer bedelinin %10’u oranında hizmet ücreti ödeyecektir.
Uyuşmazlık, futbolcunun Udinese Calcio’ya transferi sonrasında doğmuştur.

Transfer gerçekleşmiş,
CFR Cluj transfer bedelini tahsil etmiş ancak; kulüp:
- Ajanlık ücretini tam ve zamanında ödememiş,
- Sözleşmede öngörülen bildirim yükümlülüklerine uymamış,
- Gecikme cezalarını yerine getirmemiştir.
Ulusal Süreç ve dosyanın CAS’a taşınması;
Başvuran, öncelikle:
- Romanya Futbol Federasyonu Ulusal Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’na (NDRC),
- Ardından federasyonun itiraz komitesine başvurmuştur.
Ulusal organ, başvuranın taleplerini kısmen kabul etmiş, ancak:
- Hizmet ücretinin hesaplanması,
- Gecikme cezalarının uygulanması,
- Bildirim ihlallerinin yaptırımı
konularında başvuranın beklentilerini karşılamamıştır.
Bunun üzerine başvuran, kararı CAS’a taşımıştır.
CAS Önündeki Temel Hukuki Sorular
CAS önünde uyuşmazlık şu başlıklarda toplanmıştır:
- Ajanlık sözleşmesi geçerli ve bağlayıcı mıdır?
- Hizmet ücreti hangi tutar üzerinden hesaplanmalıdır?
- Alacağın bankaya devredilmiş olması (factoring/alacak temliki), ödeme yükümlülüğünü etkiler mi?
- Gecikme cezaları ve sözleşmesel yaptırımlar uygulanabilir mi?
- Ulusal federasyon kararının hukuki değerlendirmesi doğru mudur?
CAS’ın Hukuki Değerlendirmesi
Sözleşmenin Geçerliliği ve Bağlayıcılığı
CAS, taraflar arasında imzalanmış sözleşmenin açık, yazılı ve bağlayıcı olduğunu tespit etmiştir.
Kulüp:
- Sözleşmenin geçerliliğini tartışmamış ancak; ödeme zamanlaması ve hesap yöntemi konusunda savunma yapmıştır.
CAS, sözleşmenin lafzına ve taraf iradesine dayanarak;
Transfer gerçekleşmişse, hizmet ücreti doğar.
ilkesini uygulamıştır.
Bu yaklaşım, CAS içtihadında yerleşik olan “contractual autonomy” ve “pacta sunt servanda” prensiplerinin devamıdır.
Ücretin Hesaplanması
En kritik tartışma noktası:
- %10’luk ücret hangi tutar üzerinden hesaplanacaktır?
Kulüp, farklı kalemlerin düşülmesi gerektiğini savunmuş;
Başvuran ise transferden elde edilen brüt bedelin esas alınması gerektiğini ileri sürmüştür.
CAS:
- Sözleşmenin açık hükmünü esas almış,
- Transfer bedelinin belirlenen ilk taksiti üzerinden hesap yapılması gerektiğine karar vermiştir.
Bu noktada CAS, ulusal federasyon organının hesaplama yöntemini hatalı bulmuş ve düzeltmiştir.
Alacağın Bankaya Devri (Factoring) meselesi
Dosyanın en önemli hukuki tartışması budur.
CFR Cluj:
- Udinese’den doğan transfer alacağını bir bankaya devretmiş,
- Bu nedenle henüz fiilen tüm parayı tahsil etmediğini savunmuştur.
CAS ise şu önemli ilkeyi ortaya koymuştur:
Kulübün alacağını üçüncü bir kuruma devretmiş olması, temsil sözleşmesinden doğan ödeme borcunu ortadan kaldırmaz.
Başka bir ifadeyle:
- Factoring işlemi,
- İç finansman tercihidir,
- Sözleşmesel borcu askıya almaz.
Bu yaklaşım, spor hukukunda finansal yapılandırmaların sözleşme yükümlülüklerini bertaraf edemeyeceği yönünde güçlü bir içtihat niteliğindedir.
Muacceliyet ve Bildirim Yükümlülüğü
Sözleşmeye göre kulüp:
- Transfer bedelini tahsil ettiğinde
- Menajere bilgi vermekle yükümlüdür.
CAS, kulübün:
- Bu bildirim yükümlülüğünü zamanında yerine getirmediğini,
- Bu nedenle sözleşmede öngörülen cezaların doğduğunu tespit etmiştir.
Bu husus, spor hukukunda şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkesinin sözleşmesel düzlemdeki yansımasıdır.
Gecikme Cezaları ve Faiz
CAS, sözleşmede açıkça düzenlenmiş olan:
- Gecikme cezası
- Bildirim cezası
hükümlerini geçerli ve uygulanabilir bulmuştur.
Kulüp:
- Ödeme gecikmesini haklı gösterecek ağır bir sebep ortaya koyamamıştır.
Dolayısıyla CAS;
- Ana alacak,
- Gecikme cezaları,
- Sözleşmesel yaptırımlar
kalemlerinin ödenmesine hükmetmiştir.
CAS Kararının Sonuç Hükmü
CAS:
- Başvuruyu kısmen kabul etmiş,
- Ulusal federasyon kararını bozmuş,
- CFR Cluj’un menajerlik şirketine:
- 192.850 EUR hizmet bedeli,
- 3.800 EUR bildirim cezası,
- 15.400 EUR gecikme cezası
ödemesine karar vermiştir.
Ayrıca yargılama giderlerinin önemli kısmı da kulüp üzerine bırakılmıştır.
Spor Hukuku Açısından kararın önemi nedir ?
Bu karar üç temel ilke bakımından önem taşımaktadır:
1. Finansal yapılandırma, sözleşmesel borcu ortadan kaldırmaz
Kulübün transfer alacağını bankaya devretmesi, temsil sözleşmesinden doğan borcu etkilemez.
2. Ajanlık sözleşmeleri sıkı yorumlanır
Sözleşmede %10 yazıyorsa, bu oran daraltılamaz.
Hesaplama sözleşme lafzına göre yapılır.
3. Bildirim yükümlülüğü ciddi bir borçtur
Kulübün menajeri bilgilendirmemesi cezai sorumluluk doğurur.
Türk Kulüpleri açısından pratik sonuçlar
Bu karar özellikle transfer gelirlerini finansal araçlarla yöneten kulüpler için uyarıcıdır:
- Factoring işlemi, sözleşmesel borcu askıya almaz.
- Ajanlık sözleşmeleri detaylı hazırlanmalıdır.
- Transfer tahsilat takvimi ile komisyon ödeme takvimi uyumlu olmalıdır.
- Bildirim yükümlülükleri hafife alınmamalıdır.
Genel Değerlendirmem;
CAS bu kararında:
- Sözleşme serbestisi,
- Borcun muacceliyeti,
- Finansal işlemlerin sözleşmesel sorumluluğa etkisi
konularında net ve sistematik bir yaklaşım benimsemiştir.
Çaykur Rizespor v. Loïc Rémy Kararı
CAS 2022/A/9328 & 9329
Çaykur Rizespor v. Loïc Rémy Kararı
Detaylı analiz ve hukuki değerlendirme
I. Olayın Arka Planı ve Uyuşmazlığın Konusu
Uyuşmazlık, Türk kulübü Çaykur Rizespor ile Fransız futbolcu Loïc Rémy arasındaki iş sözleşmesinin erken feshi nedeniyle ortaya çıkmıştır.

Taraflar arasında:
- 28 Ağustos 2020’de,
- 31 Mayıs 2022’ye kadar geçerli,
- Yaklaşık 1.650.000 Euro sezonluk net ücret içeren bir sözleşme imzalanmıştır.
Sözleşmeye göre:
- 150.000 Euro sabit ödeme,
- 1.500.000 Euro maaş (10 taksit),
- Performans bonusları öngörülmüştür.
Krizin başlangıcı
2021 sonu ve 2022 başında:
- Oyuncunun sakatlıkları,
- Covid enfeksiyonları,
- Düşen performansı,
- Kulübün küme düşme riski
nedeniyle taraflar karşılıklı fesih görüşmelerine başlamıştır.
Kulüp:
- Oyuncuya 900.000 Euro ödenmesini içeren bir fesih anlaşması taslağı sunmuştur ancak; bu anlaşma imzalanmamıştır.
4 Şubat 2022’de kulüp:
- Oyuncunun sözleşmesini
- tek taraflı olarak ve “haklı nedenle” olduğunu iddia ederek feshettiğini bildirmiştir.
Bunun ardından oyuncu:
- 8 Şubat 2022’de Adana Demirspor ile
- Sezon sonuna kadar
- Aylık 50.000 Euro ücretli yeni sözleşme imzalamıştır.
II. FIFA DRC Süreci
Oyuncu FIFA’ya başvurarak:
- 300.000 Euro ödenmemiş maaş,
- 600.000 Euro sözleşme feshi tazminatı,
- Ek tazminat talep etmiştir.
Kulüp ise:
- Oyuncunun sakatlıkları,
- Covid süreci,
- Antrenman kaçırmaları,
- Düşen performansı
nedeniyle sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini savunmuştur.
DRC kararı sonrası taraflar CAS’a başvurmuştur.
III. CAS Önündeki Temel Hukuki Sorular
CAS önünde uyuşmazlık şu ana başlıklarda toplanmıştır:
- Kulübün feshi haklı nedene dayanıyor mu?
- Taraflar arasında zımni veya fiili bir karşılıklı fesih iradesi oluşmuş mu?
- Tazminat hesabı nasıl yapılmalı?
- Ek tazminat şartları oluşmuş mu?
IV. CAS’ın Hukuki Değerlendirmesi
1. İspat yükü ve ispat standardı
CAS, klasik prensibini tekrar etmiştir:
- Her taraf iddiasını ispatla yükümlüdür.
- RSTP madde 17 uyuşmazlıklarında ispat standardı:
“comfortable satisfaction” standardıdır.

Bu standart:
- Ceza hukukundaki “şüpheden uzak ispat” ile
- Medeni hukuktaki “olası görünüm” standardı
arasında bir seviyededir.
Bu tespit, spor hukukunda sıkça kullanılan ara ispat standardının bir kez daha teyidi açısından önemlidir.
2. Haklı neden kavramının yorumu
CAS şu temel ilkeyi tekrar etmiştir:
Haklı neden, ancak:
- İş ilişkisinin sürdürülmesi,
- Fesheden taraftan
- iyi niyetle beklenemeyecek durumlarda oluşur.
ve;
- Bu, istisnai bir fesih yoludur.
- Sadece çok ağır sözleşme ihlalleri haklı neden oluşturur.
3. Karşılıklı fesih iradesi tartışması
Kulüp, tarafların fesih üzerinde anlaştığını savunmuştur.
Ancak CAS şu önemli tespiti yapmıştır:
Taraf avukatlarının taslak fesih anlaşmaları değiş tokuş etmesi, karşılıklı fesih iradesi anlamına gelmez.
Bu tespit, spor hukuku açısından kritik bir ilkedir:
- Müzakere = sözleşme değildir.
- İmzalanmamış taslak = bağlayıcı anlaşma değildir.
- Sözlü görüşmeler veya e-postalar, tek başına fesih anlaşması oluşturmaz.
Bu yaklaşım, CAS içtihadında “clear and unequivocal consent” prensibinin devamıdır.
4. Düşük performansın haklı neden oluşturup oluşturmayacağı
Kulübün en önemli savunması:
- Oyuncunun performans düşüklüğü,
- Sakatlıkları,
- Antrenman kaçırması
olmuştur.
CAS bu konuda çok net bir ilke ortaya koymuştur:
Oyuncunun düşük performansı, sözleşmenin haklı nedenle feshi için yeterli değildir.
Ayrıca:
- Performans düşüklüğü sakatlıktan kaynaklanıyorsa,
- Bu durum kulübün sorumluluğunu artırır.
Bu, spor hukukunda kökleşmiş bir ilkedir:
“Sporting performance ≠ contractual breach”
Yani:
- Teknik yetersizlik,
- Form düşüklüğü,
- Sakatlık
haklı fesih nedeni değildir.
V. Tazminat ve Ek Tazminat Meselesi
CAS, fesih sonuçlarını RSTP madde 17 kapsamında değerlendirmiştir.
1. Ek tazminatın şartları
CAS’a göre ek tazminat:
Sadece şu iki durumda verilebilir:
- Oyuncu yeni sözleşme imzalamışsa ve zarar oluşmuşsa
- Fesih ödenmemiş ücretler nedeniyle gerçekleşmişse
Bu olayda:
- Fesih, kulüp tarafından
- Performans ve sakatlık gerekçesiyle yapılmıştır.
Dolayısıyla:
- Fesih sebebi “overdue payables” değildir.
- Bu nedenle ek tazminat verilmez.
CAS şu önemli noktayı vurgulamıştır:
Fesih başka sebeplere dayanıyorsa, sonradan iki maaş borcu çıkması ek tazminat için yeterli değildir.
Bu, tazminat hesaplamasında önemli bir içtihat niteliğindedir.
VI. Kararın Spor Hukuku Açısından Önemi
1. Performans temelli fesih yasağı yeniden teyit edildi
Bu karar:
- Teknik yetersizlik
- Sakatlık
- Form düşüklüğü
gibi nedenlerle yapılan fesihlerin haklı neden oluşturmayacağını bir kez daha vurgulamıştır.
Bu, kulüpler açısından kritik bir sınırdır.
2. Müzakere = sözleşme değildir ilkesi
CAS:
- Taslak sözleşmelerin
- WhatsApp yazışmalarının
- Sözlü mutabakatların
tek başına fesih anlaşması oluşturmayacağını açıkça belirtmiştir.
Bu, özellikle:
- Transfer dönemlerinde
- Fesih görüşmelerinde
çok önemli bir içtihattır.
3. Ek tazminatın dar yorumu
CAS:
- Ek tazminatın,
- Sadece belirli şartlarda verileceğini
net biçimde ifade etmiştir.
Bu, oyuncuların tazminat taleplerinde:
- Fesih sebebinin
- Çok kritik bir rol oynadığını göstermektedir.
VII. Türk Kulüpleri Açısından Pratik Sonuçlar
Bu karar, özellikle Türk kulüpleri için önemli dersler içermektedir:
1. Performans gerekçesiyle fesih risklidir
- Oyuncu sakat veya formsuzsa,
- Haklı fesih neredeyse imkânsızdır.
2. Fesih görüşmeleri yazılı ve imzalı olmalı
- Taslak anlaşmalar hukuki sonuç doğurmaz.
- İmzalı ve açık fesih anlaşması gerekir.
3. Fesih sebebi, tazminatı doğrudan etkiler
- Maaş borcu nedeniyle fesih → ek tazminat
- Performans veya başka nedenler → ek tazminat yok
VIII. Sonuç
CAS, bu kararında üç temel ilkeyi net biçimde ortaya koymuştur:
- Düşük performans ve sakatlık haklı fesih nedeni değildir.
- Taslak fesih anlaşmaları, karşılıklı fesih anlamına gelmez.
- Ek tazminat sadece belirli şartlarda mümkündür.
Bu karar, özellikle:
- Haklı fesih sınırları,
- Fesih müzakerelerinin hukuki değeri,
- Tazminat sistematiği
açısından önemli bir referans içtihat niteliğindedir.
Al Merrikh Spor Kulübü – FIFA Kararı
Dosya içeriği ve taraflar;
- Başvuran: Al Merrikh Spor Kulübü (Sudan)
- Karara Karşı Başvuru Yapılan: FIFA
- Konu: FIFA Disiplin Komitesi’nin 31 Mart 2023 tarihli kararına itiraz.
- Başvuru Tarihi: 18 Nisan 2023
Özet: Al Merrikh; FIFA’nın verdiği disiplin kararının uygulanmasını talep etmiş ve CAS’a başvurmuş. Asıl isteği, Sudan Futbol Federasyonu’nun (SFA) FIFA kararına uymasını sağlamak.

CAS’ın Yetkisi
- Al Merrikh, FIFA içindeki tüm başvuru yollarını kullandığından CAS’a başvurduğunu iddia ediyor FIFA kurallarına binaen..
- Hem Al Merrikh hem de FIFA, CAS’ın yetkisini imzalayarak kabul etmiş.
- Sonuç: CAS bu davayı görmeye yetkili.
Başvurunun Zamanlaması;
- FIFA kurallarına göre itiraz, kararın bildirilmesinden itibaren 21 gün içinde yapılmalıydı.
- Karar: 31 Mart 2023
- Başvuru: 18 Nisan 2023
- Sonuç: 21 gün içinde yapıldığı için başvuru; süre açısından zamanında ve geçerli görünüyor.
Hangi Kurallar Geçerli
- Ana kaynak: FIFA kuralları ve dönemin güncel 2019 FIFA Disiplin Talimatı (FDC)

- Yardımcı kaynak: İsviçre hukuku
- Al Merrikh’in başvurusu 2023 talimatı yürürlüğe girmeden önce yapıldığı için 2019 talimatı geçerlidir.
Önemli maddeler:
- Madde 15: Karara uymayan kulüpler veya kişiler için disiplin başlatılabilir.
- Madde 52: Şikâyetler yazılı yapılmalı, disiplin süreci başlatılabilir.
- Madde 57-58: İtiraz hakkı ve “hukuken korunmuş menfaat” şartı var.
Başvuranın İtiraz Hakkı
- Madde 58: Bir kişi, disiplin sürecinde taraf olmuş ve hukuken korunmuş bir menfaati varsa itiraz edebilir.
- CAS içtihatlarına göre, üçüncü taraflar yalnızca doğrudan ve somut menfaati varsa itiraz edebilir.(Örneğin;CAS 2020/A/6921 & 7297)
Al Merrikh’in Durumu

- Şikâyetlerini Madde 15(1) uyarınca yapmışlar → sadece disiplin sürecinin başlatılmasını talep etmişler.
- Madde 15(2) kullanmadı → finansal alacaklı veya doğrudan etkilenen taraf olarak sayılmadı.
- CAS daha önceki kararlarında, üçüncü kişilerin sadece şikâyetçi olarak sürece taraf olamayacağını belirtmiştir.
Sonuç: Al Merrikh, disiplin sürecinde doğrudan taraf değil ve itiraz hakkı yok.

Zorunlu ”davalı” sıfatını haiz olmasına rağmen davalı gösterilmeyen taraf sorunu;
- Al Merrikh, SFA’yı dava etmemiş, sadece FIFA’ya itiraz etmiş.
- CAS kurallarına göre, disiplin kararı için cezanın uygulanacağı tarafın da davalı olarak gösterilmesi gerekiyordu.
- Sonuç: Başvuru, eksik davalı nedeniyle geçersiz kabul edilmiştir.
Maddi Konular;

- Al Merrikh’in talepleri:
- SFA’ya disiplin sürecinin başlatılması
- FIFA’nın SFA’yı zorlaması
- CAS ise durumu şöyle değerlendirmiş:
- Başvuran, doğrudan etkilenmiş değil.
- Finansal veya sportif menfaatini ispatlayamamıştır.
- Sonuç: Bu sebeplerle başvuru esasen geçersizdir.
Karar
- 18 Nisan 2023’te yapılan başvuru reddedilmiştir.
- Tüm talepler ve ek talepler reddedilmiştir.
Özet: CAS, Al Merrikh’in başvurusunu; hem yetkisizlik hem de dava açma şartı olarak zorunlu unsur olan davalı listesinin eksikliği nedeniyle reddetmiştir.
Rusya Olimpiyat Komitesi-Uluslararası Olimpiyat Komitesi
CAS 2023/A/10093 numaralı karar, Rusya Olimpiyat Komitesi (ROC) ile Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) arasında, ROC’nin Ukrayna’nın Donetsk, Luhansk, Kherson ve Zaporijya bölgelerinde yeni kurduğu “Olimpiyat Konseyi”nin IOC tarafından tanınmaması ve bu nedenle ROC’nin askıya alınması kararına karşı yapılan itirazı konu almaktadır. Karar, 23 Şubat 2024 tarihinde verilmiştir.
Olayın Arka Planı
Taraflar:
- Başvuran: Rusya Olimpiyat Komitesi (ROC)
- Cevap Veren: Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC)
Olayın Gelişimi:

- 21 Şubat 2022’de Rusya; kendi kendine Donetsk ve Luhansk Halk Cumhuriyetlerinin bağımsızlığını tanıdı.
- 30 Eylül 2022’de Rusya, Ukrayna’nın Donetsk, Kherson, Luhansk ve Zaporijya bölgelerini ilhak etti.
- Uluslararası toplumun büyük bir kısmı bu ilhakı tanımadı ve kınadı.
- 12 Ekim 2022’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü savunan bir karar aldı.
- Rusya, 2023 yılında bu bölgelerde yeni “Olimpiyat Konseyleri” kurdu.
- IOC, bu yeni kurulan konseyleri tanımadı ve ROC’yi askıya aldı.
- ROC, CAS’a başvurarak IOC’nin kararının iptalini talep etti.
CAS Değerlendirmesi;
IOC’nin Otonomisi ve Özerkliği:
- CAS, IOC’nin İsviçre hukuku çerçevesinde özerk bir özel kuruluş olduğunu ve kendi iç işlerini düzenleme hakkına sahip olduğunu belirtti.
- IOC’nin, tanıdığı bir NOC’nin (Ulusal Olimpiyat Komitesi) sınırlarını belirleme yetkisi vardır.
“Ülke” ve “Sınırlar” Kavramları:
- Olympic Charter’ın 30.1 maddesine göre, “ülke” tanımı, uluslararası toplum tarafından tanınan bağımsız bir devleti ifade eder.
- IOC, bu tanıma dayanarak, bir NOC’nin yalnızca uluslararası toplum tarafından tanınan bir devletin sınırları içinde faaliyet gösterebileceğini belirlemiştir.
Uluslararası Toplumun Tanıma Durumu:
- Donetsk, Luhansk, Kherson ve Zaporijya bölgeleri, uluslararası toplum tarafından bağımsız devletler olarak tanınmamaktadır.
- Bu nedenle, bu bölgelerde kurulan “Olimpiyat Konseyleri”, IOC tarafından tanınmamaktadır.
Olimpizm’in 5. Temel İlkesi:
- Olimpizm’in 5. temel ilkesi, siyasi tarafsızlık ilkesini vurgular.
- IOC, bu ilkeye aykırı hareket eden bir NOC’yi, gerektiğinde yaptırımla karşı karşıya bırakabilir.
Eşitlik İlkesi:
- CAS, benzer durumların benzer şekilde değerlendirilmesi gerektiğini, ancak farklı durumların farklı şekilde ele alınabileceğini belirtti.
Sonuç;
- CAS, ROC’nin itirazını reddetti ve IOC’nin ROC’yi askıya alma kararını onayladı.
- IOC’nin, tanımadığı bölgelerde kurulan NOC’leri tanımama ve bu NOC’leri askıya alma hakkı vardır.
- Uluslararası toplumun tanıdığı sınırlar içinde faaliyet gösteren NOC’ler, IOC tarafından tanınır ve desteklenir.
- IOC, Olimpizm’in temel ilkelerine aykırı hareket eden NOC’lere karşı yaptırım uygulama yetkisine sahiptir.
Ezcümle; CAS, Rusya Olimpiyat Komitesi’nin (ROC) itirazını reddetmiş ve Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin (IOC) ROC’yi askıya alma kararını onaylamıştır. Mahkeme, IOC’nin özerk bir spor kuruluşu olarak kendi kuralları çerçevesinde NOC’leri tanıma ve tanımama yetkisine sahip olduğunu vurgulamıştır. Donetsk, Luhansk, Kherson ve Zaporijya bölgelerindeki yeni kurulan “Olimpiyat Konseyleri”nin uluslararası toplum tarafından bağımsız devlet olarak tanınmadığı ve bu nedenle IOC tarafından tanınamayacağı belirtilmiştir. CAS, IOC’nin siyasi tarafsızlık ve uluslararası tanınma ilkelerine uygun olarak hareket ettiğini, ROC’nin itirazının geçersiz olduğunu tespit etmiştir.
Vevey Riviera Basket-İsviçre Basketbol Federasyonu

İşbu karar; İsviçre Basketbol Ligi’nde (Swiss Basketball) kulüp lisansının reddedilmesine ilişkin bir temyiz başvurusunu konu almaktadır. Karar, 3 Aralık 2024 tarihinde verilmiş olup, 1 Kasım 2024 tarihinden itibaren geçerli olan bir düzenlemeyi içermektedir.
Olayın Arka Planı
Taraflar:
- Başvuran: Vevey Riviera Basket Kulübü
- Cevap Veren: İsviçre Basketbol Federasyonu
Olayın Gelişimi:
- Vevey Riviera Basket Kulübü, lisans başvurusu sırasında gerekli belgeleri ve bilgileri tam olarak sunmamıştır.
- Swiss Basketball, kulübün lisans başvurusunu reddetmiştir.
- Kulüp, bu karara itiraz ederek CAS’a başvurmuştur.

CAS Değerlendirmesi
- CAS, kulüp temsilcilerinin duruşmaya katılımının, tarafların eşitlik ilkesine ve dinlenilme hakkına saygı gösterilmesi açısından önemli olduğunu vurgulamıştır.
- Kaldı ki; her iki tarafın da duruşmada temsil edilme hakkı, adil yargılanma ilkesinin bir gereğidir.
Prosedürün Uygulanması:
- Hızlandırılmış prosedürlerin, tarafların savunma haklarını kısıtlamadan uygulanması gerektiği belirtilmiştir.
- Taraflara, itirazlarını sunma ve karşı tarafın görüşlerini değerlendirme fırsatı verilmelidir.
Delil Sunumu ve Değerlendirilmesi:
- Tarafların, başvurularında sunmadıkları delilleri daha sonra sunmalarının, ancak bu delillerin dava sürecini etkileyecek nitelikte olması durumunda kabul edilebileceği ifade edilmiştir.
- Yeni delillerin sunulması, yalnızca olağanüstü durumlarda ve geçerli gerekçelerle mümkündür.
Temyiz Mahkemesinin Yetkisi:
- CAS, temyiz mahkemesinin, ilk derece mahkemesinin kararını onaylama, bozma veya değiştirme yetkisine sahip olduğunu belirtmiştir ancak; temyiz mahkemesinin kararları, yalnızca başvurulan davaya ilişkin olmalıdır ve yeni davaların açılmasına neden olamaz.
- Kulüp Sorumluluğu: Kulüpler, lisans başvurularında gerekli tüm belgeleri ve bilgileri eksiksiz sunmakla yükümlüdür.
- Adil Yargılanma: Tarafların eşitlik ilkesine ve dinlenilme hakkına saygı gösterilmesi, adil yargılanmanın temel unsurlarındandır.
- Delil Sunumu: Taraflar, başvurularında sunmadıkları delilleri daha sonra sunmak istediklerinde, bu delillerin dava sürecini etkileyecek nitelikte olması gerekir.
- Prosedür Uygulaması: Hızlandırılmış prosedürler, tarafların savunma haklarını kısıtlamadan uygulanmalıdır.
İşbu karar; kulüplerin lisans başvurularında dikkatli olmalarını ve başvurularını eksiksiz ve zamanında sunmalarının önemini vurgulamaktadır.
CAS, Vevey Riviera Basket Kulübü’nün itirazını kısmen kabul etmiş, ancak lisans başvurusunda eksiklikler bulunduğu gerçeğini de göz önünde bulundurarak kulübün tamamen haklı olduğunu söyleyememiştir. Mahkeme, Swiss Basketball’in başvuruyu reddetme yetkisinin bulunduğunu ve federasyonun lisanslama kriterlerini uygulamada temel bir takdir hakkına sahip olduğunu tespit etmiştir. Öte yandan CAS, kulübün duruşmada işbirliği göstermesi, eksik belgeleri eklemesi ve itiraz sürecinde prosedürleri doğru şekilde takip etmesi gibi iyi niyetli çabalarını dikkate alarak cezanın veya başvuru reddinin tamamen onaylanmasını engellemiş, bazı hafifletici tedbirlerin uygulanabileceğini belirtmiştir. Sonuç olarak, hem federasyonun yetkisi hem de kulübün iyi niyetli çabaları dengelenmiş, hakem mahkemesi federasyon lehine ama kulüp zararını minimize edecek bir çözümle kararını vermiştir.
Olympiacos vs Yunanistan Futbol Federasyonu
İnceleyeceğimiz ilk CAS dosyası olan bu karar ; Olympiacos F.C. ile Hellenic Football Federation (HFF) arasındaki bir disiplin cezası itirazını konu almaktadır.

Karar, 29 Şubat 2024 tarihinde verilmiştir ve Yunanistan Süper Lig 1’deki bir maçta taraftarların neden olduğu olaylar sonrasında alınan cezaların incelenmesini içermektedir.
Olayın Arka Planı
- Taraflar:
- Başvuran: Olympiacos (Yunanistan)
- Cevap Veren: Hellenic Football Federation (Yunan Futbol Federasyonu)
- Olayın Tarihi ve Konumu:
- Maç: Olympiacos – Panathinaikos
- Tarih: 22 Ekim 2023
- Lig: Yunanistan Süper Ligi
- Olayın Gelişimi:

Maçın 49. dakikasında, Olympiacos tribünlerinden bir taraftar, Panathinaikos oyuncusu Juan Carlos Perez Lopez (Juankar)‘ in üzerine havai fişek atmıştır.

Oyuncu ciddi şekilde yaralanmış ve sahada müdahale gerekmiştir.

Hakem; güvenlik ve sağlık açısından maçı geçici olarak durdurmuş; kulüp doktoru oyuncunun durumunu kontrol etmiştir.
Kulüp Tepkisi:
- Olympiacos, olay sonrası Yunan polisiyle beraber sorumlu taraftarı tespit etmiş ve ömür boyu stadyuma giriş yasağı uygulamıştır.
- Kulüp yönetimi, disiplin cezasının haksız olduğunu iddia ederek duruma itiraz etmiştir.
Yunanistan Futbol Federasyonu Disiplin Kararı ve Olympiacos’un karşı savunması
- HFF(Yunanistan Futbol Federasyonu Kararı:
- Kulübün taraftarının neden olduğu olaydan dolayı; ev sahibi kulüp olan Olympiacos’a 1 puan silme cezası verilmiştir.
- Ceza, kulübün tribün güvenliğine ilişkin sorumluluğu çerçevesinde alınmıştır.
- Olympiacos’un Savunması:
- Olayın münferit bir taraftar eylemi olduğunu, kulübün doğrudan sorumluluğu bulunmadığını ileri sürmüştür.
- Kulüp, olay sonrası yaptığı polis işbirliği ve sorumlu taraftarın tespiti gibi önlemleri ve disiplin uygulamalarını lehe olacak şekilde CAS dosyasına sunmuştur.
- Cezanın orantısız olduğu ve kulübün iyi niyetli çabalarının dikkate alınması gerektiğini vurgulamıştır.
- Ek Deliller ve Kanıtlar:
- Maç kayıtları ve güvenlik kamerası görüntüleri
- Taraftarın kimliği ve stadyuma giriş yasağı belgeleri
- Polis raporları ve kulübün işbirliği yazışmaları
CAS Değerlendirmesi
- Yetki:
- CAS, HFF’nin kararına karşı Olympiacos’un başvurusunu inceleme yetkisine sahiptir.
- Panathinaikos’un müdahale talebi kabul edilmemiştir; çünkü başvuru hakkını zamanında kullanmamıştır.
- Hakemin Yetkisi ve Olay Yönetimi:
- CAS; hakemin maç sırasında dış müdahaleler durumunda maçı durdurma ve güvenliği sağlama yetkisinin olduğunu tespit etmiştir.
- Maçın geçici olarak durdurulması ve kulüp doktorunun devreye girmesi, hakemin yetkisinin doğru kullanıldığını göstermektedir denilerek olay değerlendirilmiştir.
- Kulübün Sorumluluğu:
- Kulüpler, taraftarlarının eylemlerinden sorumludur ancak; olay sonrası gösterilen işbirliği ve tedbirler, ceza miktarının belirlenmesinde hafifletici unsur olarak değerlendirilir denmiştir.
- Olympiacos’un; sorumlu taraftarı tespit edip cezalandırması ve polisle işbirliği yapması, cezanın düşürülmesinde önemli bir etkendir.
- Orantılılık İlkesi:
- CAS, disiplin cezasının orantısız olmadığını ancak; kulübün iyi niyetli çabaları sayesinde cezanın hafifletilebileceğini vurgulamıştır.
- Bu yaklaşım, taraftar davranışı ve kulüp sorumluluğu arasındaki dengeyi göstermektedir denmiştir.
Peki CAS kararının sonuçları nelerdir ?
CAS; taraflar arasında dengeyi gözeterek adil bir çözüm sağlamak niyetinde bir tahkim mefhumudur.
İtirazın Sonucu:
CAS, Olympiacos’un itirazını kısmen kabul etmiştir.
HFF’nin verdiği 1 puan silme cezasının yanı sıra verilen disiplin cezaları hafifletilmiştir; ancak bu ceza tam olarak kaldırılmamıştır.
Pratik Çıkarımlar:
Kulüpler, maç güvenliği ve taraftar davranışları konusunda önlem almak ve olay sonrası işbirliği yapmak zorundadır.
Ev sahibi takımlar; müsabaka esnasında saha içinde meydana gelen her türlü olay ve vahametten başlıca sorumlu tutulur.
Federasyonlar; disiplin cezalarını verirken hem olayın ağırlığını hem de kulübün emniyet, rakip takım ve sair kurumlarla işbirliği çabalarını dikkate almalıdır.
