
- İran, yedinci kez FIFA Dünya Kupası’na gidiyor.
- İlk kez eleme aşamasına ulaşmayı hedefliyorlar.
Üç kez kıta şampiyonu olan İran, Asya futbolunun kraliyet ailesi olarak kabul ediliyor, ancak; bugüne kadar katıldığı altı FIFA Dünya Kupası’nda gruplardan çıkmayı başaramayarak bu bölgesel başarıyı küresel arenada tekrarlayamadı .
Değişimin yakında gerçekleşeceğine dair umutlar yüksek.
Kuzey Amerika’daki büyük organizasyon için elemeleri fırtına gibi geçen ve yetenekli bir jenerasyona sahip olan Milli Takım, eleme aşamasına ulaşmak ve Dünya Kupası’nda iddialı bir performans sergilemek için iyi bir konumda küresel organizasyona gidiyor.
İran teknik direktörü: Amir Ghalenoei

Şu anda Milli Takım’ın başında ikinci dönemini geçiren son derece deneyimli Ghalenoei, ülkesinin en saygın taktikçilerinden biri olarak kabul ediliyor.
Hem yerel dev Esteghlal’de hem de milli takımda orta sahada görev yaparken ‘general’ olarak bilinen Tahran doğumlu isim, 1990’ların sonlarında emekli olduktan sonra teknik direktörlüğe geçişte fazla vakit kaybetmedi.
Eski kulübünün başında geçirdiği üç yıllık dönemde etkileyici bir performans sergileyen Ghalenoei, 2006-07 yılları arasında milli takımda kısa bir süre görev yaptıktan sonra kulüp futboluna geri döndü. Burada olağanüstü bir başarı dönemi yaşadı ve 2008-2013 yılları arasında beş yıllık bir süre içinde hem Esteghlal hem de Sepahan ile iki kez yerel lig şampiyonluğunu kazandı.
Mart 2023’te milli takıma geri dönen Ghalenoei, bir yıldan kısa bir süre sonra İran’ı AFC Asya Kupası’nda yarı finallere taşıdı. Ardından, 16 maçta sadece bir kez mağlup olan İran, mükemmel bir Dünya Kupası eleme dönemi geçirdi ve üst üste dördüncü kez dünya finallerine katılmaya hak kazandı.
İran’ın 2026 Dünya Kupası fikstürü ve grubu
- 15 Haziran: İran – Yeni Zelanda – Los Angeles Stadyumu
- 21 Haziran: Belçika – İran – Los Angeles Stadyumu
- 26 Haziran: Mısır – İran – Seattle Stadyumu

İran 2026 Dünya Kupası’na nasıl katılmaya hak kazandı?

AFC ön elemelerinin ikinci turundan katılan İran; 2026 Dünya Kupası elemelerindeki rakibi Özbekistan ile hem iç sahada hem de deplasmanda berabere kaldı, bunun yanı sıra Türkmenistan ve Hong Kong, Çin’e karşı aldığı galibiyetlerle gruptan kolayca çıktı.
Mehdi Taremi, Sardar Azmoun, Mohammad Mohebi ve arkadaşları üçüncü turda da aynı derecede etkiliydi. İlk sekiz maçlarından altısını kazanan ekip, 25 Mart 2025’te ikonik Azadi Stadyumu’nda Özbekistan’la oynanan ve 2-2 berabere biten maçta Taremi’nin iki golü sayesinde eleme turunu geçmeyi başardı .
Dünya Kupası katılımları: 7 (1978, 1998, 2006, 2014, 2018, 2022, 2026)
İran’ın en iyi Dünya Kupası performansı;
İran, Dünya Kupası’na düzenli olarak katılan bir ülke olmasına rağmen, küresel arenada başarı elde etmekte zorlandı; İran’ın Dünya Kupası’ndaki 18 karşılaşmasının 11’i mağlubiyetle sonuçlandı.
Şüphesiz en etkileyici sonuç, 2018 Rusya Dünya Kupası’nda gerçekleşti. Bu turnuvada, son şampiyon İspanya, Cristiano Ronaldo’nun Portekiz’i ve bir sonraki turnuvada yarı finale ulaşacak Fas gibi zorlu takımların yer aldığı gruptan bir puan farkla çıkmayı başaramadılar.
Saint Petersburg’da oynanan ve Atlas Aslanları’nın 1-0 yenildiği açılış maçının ardından, beş gün sonra Kazan’da İspanya’ya aynı skorla mağlup oldular. Bu da, teknik direktör Carlos Queiroz’un grup aşamasının son maçında kendi ülkesi İspanya’ya karşı oynayacağı anlamına geliyordu ve tarihi bir eleme turu bileti almak için galibiyet şarttı.
34 yaşında Dünya Kupası’nda ilk kez forma giyen Ricardo Quaresma, ilk yarının son dakikalarında muhteşem bir golle tabelayı yaptı. Ardından İran, devre arasından sonra Avrupa şampiyonu İtalya’ya karşı tüm gücünü ortaya koydu.
Alireza Beiranvand’ın Ronaldo’nun penaltısını kurtarması İran’ın inancını daha da artırdı; ardından Karim Ansarifard maçın sonlarında bir penaltı golüyle skoru 1-1’e getirdi.
Diğer grupta Fas’ın önde olmasıyla, bir üst tura yükselme şansı hala açıktı; ancak Iago Aspas, Kaliningrad’da uzatma dakikalarında bu şansı kapattı. Buna rağmen; Taremi son anda galibiyeti getirecek bir şans yakaladı ancak top sadece yan ağlara gitti ve maç 1-1 berabere bitti, İran’ın eleme turuna çıkma bekleyişi devam etti.
İran’ın son Dünya Kupası

Galler karşısında elde edilen ünlü galibiyete rağmen; uzun bekleyiş devam etti ve Milli Takım, Katar 2022’deki grup aşamasında bir kez daha başarısız oldu. Dört yıl önce Portekiz karşılaşmasında ilk 11’de yer alan on oyuncunun tamamının kadroda olması ve Queiroz’un tekrar teknik direktörlük görevini üstlenmesiyle, takımın döngüsünün sonuna yaklaştığı hissi vardı. Al Rayyan’daki açılış maçında İngiltere karşısında alınan 6-2’lik ağır yenilgi de bu düşünceyi ortadan kaldırmaya yetmedi.
Galler karşısında alınan 2-0’lık galibiyette 98. ve 101. dakikalarda atılan iki gol, bir nebze olsun özgüveni geri kazandırdı; ancak Christian Pulisic’in grup aşamasını belirleyen maçta attığı gol, ABD karşısında 1-0’lık mağlubiyetle sonuçlanarak bir kez daha erken elenmelerine neden oldu.

Dünya Kupası finallerinin üç ayrı edisyonunda yer alan üç İranlı oyuncudan biri olan çok yönlü Ehsan Hajisafi, Brezilya 2014, Rusya 2018 ve Katar 2022’deki grup aşaması maçlarının tamamında ilk 11’de yer alarak ülkesinin Dünya Kupası’nda en çok maça çıkan oyuncusu rekorunu elinde tutuyor.
Hem sol kanat, hem sol bek, hem de merkez orta saha oyuncusu olarak eşit derecede yetenekli olan Hajisafi, Dünya Kupası’nda bu üç pozisyonda da oynadı ve otuzlu yaşlarının ortalarında Sepahan’da kulüp düzeyinde hala güçlü bir performans sergiliyor.
İran’ın Dünya Kupası’ndaki unutulmaz anları
Saha dışında da anlaşmazlıkları olan iki ülke arasındaki gerginliğin yaşandığı bir ortamda gerçekleşen İran’ın Lyon’da ABD ile karşılaşmaya hazırlanırken, Fransa 1998’deki F Grubu’ndaki ikinci maçı dikkatleri üzerine çekti.
Maç öncesinde takımlar dayanışma işareti olarak kollarını birbirine kenetledi, ardından İranlı oyuncular Amerikalı meslektaşlarına barış sembolü olarak beyaz çiçek buketleri verdi.

İran’ın 2-1’lik tarihi galibiyetinin ardından da dostluk jestleri maç sonrasında da devam etti. Hamid Estili’nin ilk yarıda kafayla attığı gol ve Mehdi Mahdavikia’nın ikinci yarıda kontra atağın sonunda yaptığı şık vuruş, hâlâ sevgiyle hatırlanan bir zaferin temelini oluşturdu.
İran’ın Dünya Kupası’ndaki en büyük zaferi
İran’ın Dünya Kupası’nda sadece üç kez galibiyet elde ettiği biliniyor; ilki ABD karşısında alınan unutulmaz 2-1’lik sonuç, ardından da 2018 Rusya Dünya Kupası’ndaki açılış maçında Fas’ı 1-0 yenmeleri.
Katar 2022’de Ahmed bin Ali Stadyumu’nda Galler’e karşı alınan 2-0’lık galibiyet, ülkenin en iyi sonucu olarak kayıtlara geçti; ancak o maçta puanları kazanmak için son dakikalarda iki gol gerekti.
Maçın ikinci yarısının uzatma dakikalarının sekizinci dakikasına girilirken skor hala 0-0 iken, Rouzbeh Cheshmi 25 metreden muhteşem bir şutla deplasman taraftarları arasında büyük bir coşkuya neden oldu.
Üç dakika sonra Ramin Rezaeian, yedek kaleci Danny Ward’ı aşırtarak Al Rayyan’daki skoru belirledi ve taraftarları çılgına çevirdi.
Bu turnuvada; İran Milli Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası öncesinde yalnızca sportif bir hazırlık sürecinden geçmiyor; aynı zamanda yoğun jeopolitik gerilimlerin gölgesinde turnuvaya hazırlanan nadir ekiplerden biri olarak öne çıkıyor. Özellikle son dönemde Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında tırmanan kriz, sadece diplomatik düzlemde değil, sporun psikolojik ve sembolik alanında da etkisini hissettiriyor. Bu durum, İran Milli Takımı’nın Dünya Kupası performansını değerlendirirken klasik taktik analizlerin ötesine geçmeyi zorunlu kılıyor. Öyle ki halen katılım sağlayıp sağlamayacakları bile muamma..
FIFA Başkanı Gianni Infantino’nun son dönemde yaptığı açıklamalarda futbolun “küresel birleştirici güç” olduğu vurgusu dikkat çekiyor ancak; bu söylem, özellikle ABD’nin ev sahipliğinde düzenlenecek bir Dünya Kupası’nda İran gibi politik olarak gerilim yaşayan bir ülke söz konusu olduğunda ciddi bir sınavla karşı karşıya kalacak.
Zira İran’ın bu turnuvadaki varlığı, yalnızca sportif rekabet değil, aynı zamanda uluslararası ilişkiler bağlamında da yüksek sembolik değer taşıyor. Bu durum, takım üzerindeki baskıyı artırırken, aynı zamanda motivasyon kaynağı da yaratabilir.
Sahaya döndüğümüzde ise; İran’ın oyun kimliği büyük ölçüde korunmuş durumda.
Uzun yıllar boyunca Carlos Queiroz etkisiyle şekillenen kompakt savunma ve hızlı geçiş oyunu, hâlâ takımın temel karakterini oluşturuyor. İran, bloklar arası mesafeyi dar tutan, rakibi hataya zorlayan ve kazandığı toplarla doğrudan hücuma çıkan bir yapı sergiliyor. Bu yaklaşım, özellikle büyük takımlara karşı son derece işlevsel olsa da, oyunu domine etmesi gereken karşılaşmalarda İran’ı sınırlayan bir faktör haline geliyor.
Kalede Alireza Beiranvand gibi turnuva tecrübesi yüksek bir ismin varlığı, İran adına önemli bir güven unsuru. Beiranvand’ın refleksleri ve uzun degajları, İran’ın direkt oyun planında kritik rol oynuyor. Savunma hattında ise Morteza Pouraliganji ve Hossein Kanaani gibi fiziksel olarak güçlü stoperler dikkat çekiyor. Ancak bu hattın en büyük problemi, yüksek tempolu ve hızlı hücum eden takımlar karşısında yaşadığı pozisyon alma sorunları. Özellikle beklerin sınırlı hücum katkısı, İran’ın geniş alan kullanımı açısından ciddi bir eksiklik yaratıyor.
Orta saha ise; İran’ın en kırılgan bölgesi olmaya devam ediyor. Saeid Ezatolahi ve Ali Karimi gibi oyuncular fiziksel mücadele açısından yeterli olsa da, oyunun yönünü belirleme ve tempo kontrolü konusunda sınırlı kalıyorlar. Bu durum, İran’ın topa sahip olma oranını düşürürken, oyunun büyük bölümünde rakibe reaksiyon veren bir takım görüntüsü ortaya çıkmasına neden oluyor. Modern futbolun giderek daha fazla merkez kontrolü gerektirdiği düşünüldüğünde, bu eksiklik İran’ın üst düzey rakiplere karşı en büyük dezavantajlarından biri olarak öne çıkıyor.
Hücum hattında ise; tablo tamamen değişiyor. Mehdi Taremi ve Sardar Azmoun gibi Avrupa tecrübesi yüksek oyuncular, İran’ı her an gol bulabilecek bir takım haline getiriyor. Taremi’nin ceza sahası içindeki bitiriciliği ve oyun zekâsı, Azmoun’un ise fiziksel gücü ve bağlantı oyunu, İran’ın hücumdaki en büyük kozları. Kanatlarda Alireza Jahanbakhsh ve Mehdi Ghayedi gibi isimler bireysel yaratıcılık sunuyor ancak; burada da yaş faktörü ve form dalgalanmaları önemli bir risk olarak karşımıza çıkıyor.
Ancak son gelişmeler ışığında elemelerin de en golcü isimlerinden olan Sardar Azmoun’un kupa kadrosunda olma şansı çok çok az gibi görünüyor bu da çok önemli bir detay mahiyetinde..
İran’ın bu turnuvadaki performansı büyük ölçüde psikolojik dayanıklılığına bağlı olacak. ABD ile yaşanan gerilim, özellikle ABD’de oynanacak maçlarda tribün atmosferinden medya baskısına kadar birçok faktörü etkileyebilir.
Bu noktada futbolun “saha içiyle sınırlı kalmayan” doğası bir kez daha ortaya çıkıyor. İran oyuncuları için bu turnuva, sadece sportif bir mücadele değil, aynı zamanda ulusal temsilin çok daha yoğun hissedildiği bir platform olacak.
Sonuç olarak İran, teknik anlamda hâlâ disiplinli, kompakt ve tehlikeli bir takım ancak; orta sahadaki yaratıcılık eksikliği ve yaşlanan yıldızların performans belirsizliği, onları “sürpriz yapabilecek takım” kategorisinde tutuyor.
Eğer Mehdi Taremi ve kadroda olursa (!)Sardar Azmoun turnuva boyunca üst düzey performans sergileyebilirse, İran grup aşamasını aşmakla kalmayıp daha ileri turları da zorlayabilir ancak; aksi senaryoda, güçlü rakiplere karşı direnç gösteren fakat belirleyici anlarda kırılan bir takım profili izlememiz de oldukça olası. Mısır maçı hayli kritik onlar açısından..
Bu bağlamda İran Milli Takımı, 2026 Dünya Kupası’nın en ilginç hikâyelerinden birini yazmaya aday: sahadaki oyun ile saha dışındaki gerilimlerin iç içe geçtiği, klasik futbol analizlerinin ötesine taşan bir hikâye bizleri bekliyor..
Av. Bilge Kaan ÖZKAN 'ın kaleminden.. sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
