”İstanbul Depremi”, Uluslararası deprem bilimcilerin görüşleri

Kuzey Anadolu Fay hattı..

Milyonlarca insan bu hattın Marmara uzantısında meydana gelebilecek kırılmanın endişesiyle yaşıyor.

Kuzey Anadolu fay hattının yakın geçmişi bu endişenin ana kaynağı niteliğinde;

     Fay hattı 1912’de Marmara’nın batısında, Saros açıklarında kırıldı.

     17 Ağustos 1999’da ise hattın diğer ucu kırıldı;

     Ortası gerildi ve hattın bu kesiminin de erneji birikimine direnemeyip kırılması ve sonucunda korkulan depremin meydana gelmesi bekleniyor.

     Depremin zamanlamasına dair şuana dek yapılan en itibarlı çalışmalardan başında Amerikalı bilim insanı Tom Parsons’ın araştırması geliyor. Parsons’a göre;

    Marmara Denizi’nin altında 7 şiddetinden büyük bir depremin olma ihtimali 2024’de dek;

%50 ,  2034’e kadarsa; %62

     İstanbul’daki hazırlıklar 7,5 büyüklüğündeki bir depreme göre yapılıyor çünkü; Kuzey Anadolu fay hattının Tekirdağ’dan Yalova’ya kadar uzanan kısmında en fazla bu büyüklükte bir deprem bekleniyor.

     Olası bir depremin yol açacağı can kaybı,bina ve altyapı hasar tahminleri son olarak 2019’da güncellendi.Peki bu olası deprem güncel olarak ne gibi sonuçlara gebe ? Bu sorunun yanıtını yazı dizimizin ilerleyen bölümlerinde okuyacaksınız.

     Bu bölümde yalnızca; dünyadaki sismolog,jeolog,deprem bilimci,jeodezi uzmanlarından söz konusu deprem hakkında yahut güncel fay,segment hareketlerine dair ne düşündüklerini öğreneceğiz.

Abdul Habib Panjsheri-Afganistan

Afganistan Jeolojik Araştırmalar Merkezi Kıdemli Sismolog;

Kuzey Anadolu Fayı’nda kırılmayan 2 segment kaldı.Biri; en doğu uçta, 100 kilometre uzunluğundaki Yedisu Segmenti’dir. Bu segment; Kuzey Anadolu Fayı’nın, Karlıova’ya kadar uzanan bölümü üzerinde yer alır. O bölüm/segment henüz kırılmadı ve büyük bir risk teşkil ediyor. Tektonik hareketler göz önüne alındığında 2-3 yıl içinde kırılması olası ve 7’den büyük hasarı yüksek ve yıkıcı bir deprem meydana getirebilir. Bir diğeriyse; Kuzey Anadolu Fayı’nın en önemli lokasyonlarından biri olan Marmara’daki 115,7 kilometrelik fay hattıdır. Bu da Tekirdağ’dan başlayarak; İstanbul ve İzmit’e kadar uzanan yine Bursa, Balıkesir’i kapsayan birçok bölgeyi etkileyecek olan olası bir deprem olarak karşımıza çıkıyor. Buna olası İstanbul depremi demek de çok yanlış çünkü; çok geniş bir alanı etkileyecek nitelikte.

Prof. Llambro Duni-Arnavutluk

Yerbilimleri, Enerji, Su ve Çevre Enstitüsü · Sismoloji Bölümü Başkanı

Institute of GeoSciences Enstitüsü Tiran;

1999 depreminden sonra, 30 yıl içinde büyük bir deprem bekliyorduk, üzerinden tam 22 yıl geçti. Yani İstanbul/Marmara depreminde son çeyreğe girdik. 8 yıl içinde büyük bir deprem olma olasılığı yüzde 60’ın üzerindedir. İstanbul’un yapı stoğu büyük oranda kötü durumda.İstanbul ve çevresini hazırlıksız görünüyorum.

Mourad Bezzeghoud-Cezayir

Évora Üniversitesi Yer Bilimleri Enstitüsü, Porto Üniversitesi ve Minho Üniversitesi (Portekiz) Litosfer Dinamikleri grubu Bilimsel Koordinatörü 

İstanbul’da yaklaşık 1 milyon bina; kentsel dönüşüme girmeli,şu anda yaklaşık 100 bin binanın kentsel dönüşümle yenilendiğini tahmin ediyoruz. İvme kazandırmanız lazım. Devlet süreci biraz daha hızlandırmalı, vatandaş ise binalarını yenilemeye kendiliğinden gitmelidir. Sarsıcı depremin üzerinden neredeyse çeyrek yüzyıl geçmiş durumda, yapılarınız sağlam değil. Depreme karşı dayanıklı bina sayınız çok az,deprem performans analizleri yapıyoruz hiç de olumlu sonuçlar görünmüyor.

Büyükçekmece’den başlayarak özellikle Avcılar, Küçükçekmece depremden en çok etkilenecek bölgeler sonrasınra yine yapı stoklarında Kadıköy, Üsküdar, Kartal ve Pendik’e kadar giden güzergahta eski yapı stoğu hakim. Bu fay hattının Adalar ve Silivri bölgelerinde kilitlendiğini biliyoruz. Özellikle bu ilçelerde yaşayanlar yapılarını kontrol ettirmeliler. 2000 yılı öncesinde yapılan binaları artık yenilemek şart.

Dra. Patricia Alvarado-Arjantin,Şili

Ulusal Sismik Önleme Enstitüsü (INPRES) Ulusal Direktörü

İstanbul depreminde merkez üssünün Adalar ya da Silivri olacağını tahmin ediyoruz. Adalar’da meydana gelirse 7-7,2, Silivri’de ise 7,5 büyüklüğünde bekliyoruz. Bu depremden sadece İstanbul değil bütün Marmara Bölgesi etkilenecektir. Yani zamanlama göz önünde bulundurulduğunda 35-40 milyonluk bir nüfustan bahsedebiliriz. 60-70 bin civarında binanın ağır hasar alacağını, toplamda 1 milyona yakın binanın depremden etkileneceğini düşünüyoruz.

Sos Margaryan-Ermenistan

BRI/IISEE Uluslararası Sismoloji ve Deprem Mühendisliği Enstitüsü

Son yıllarda yapılan çalışmalar İznik ve Gemlik segmentine karşılık gelen güney kol üzerinde 1419 ve 1857 depremlerinin geliştiğini ve buna göre deprem tekrarlama periyodunun 438 yıl olduğunu göstermiştir. İznik Gölü ile Dokurcun Vadisi arasındaki bölümdeyse 3 metreye varan bir yer değiştirme miktarına karşılık gelen enerjinin biriktiği bilinmektedir. Bu sonuç Güney kolun da kuzeydeki kol kadar deprem tehlikesi ve riski içerdiğini gösteriyor.

Dr Kym Thalassoudis-Yunanistan

Güney Avustralya Astronomi Topluluğu Konsey Başkanı

Bölgede yer alan parçalı sistem Mudanya-Bursa-Karacabey-Bandırma-Manyas-Yenice-Gönen ve Edremit körfezine doğru kuzeydoğu ve güneybatı yönlü saçılarak enerji biriktirdiği gözlenmektedir. Dolayısıyla güney kol 6.7-6,8 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahip

Prof. Dr. Götz Bokelmann-Avusturya

Meteoroloji ve Jeofizik Enstitüsü Başkanı

Bu bölgede 17 Ağustos 1999’da bir deprem meydana geldi. Üzerinden 22 sene geçti ve Kuzey Anadolu Fayı üzerinde hala bir deprem meydana gelmedi. Zaman periyotlarına bakıldığında istatistiksel bir bilgi ortaya çıkabilir. Sadece Doğu Marmara’yı ele alırsak; 948, 256 ve 245 sene aralığında bir deprem (1999 depremi) meydana geliyor. Periyot derken kasttetiğim bu. Batı Marmara’yı ele alırsak; İstanbul merkezli depremlerde yine 950 senede  bir kuvvetli deprem meydana geliyor. Ardından 257 sene sonra bir deprem ve sonrasında deprem yok. Burada 257 seneyi ve 1766 depremi üzerine toplarsak, bu periyodu biraz da geniş düşündüğümüzde 2026’ya kadar fay kırılacak gibi bir tablo çıkıyor ortaya. Ama bu tamamen istatistiki bir bilgi.

‪Syed Humayun Akhter

-Bangladeş

Jeoloji Profesörü, Dakka Üniversitesi

Şu anda riskli alan olarak Batı Anadolu Bölgesi’nde, belki Midilli Adası’nın hemen güneyindeki Midilli Fayı’nın, belki Sisam Adası’nın Batı kesiminde yer alan Atina’ya doğru olan kesimde denizin içindeki faylar ya da kara uzantısı olan Küçük Menderes, Büyük Menderes ve Gediz graben sistemleri hareket edebilir çünkü; 2020’de Ege Denizi ve bölgede(etrafında) 5’ten büyük birçok deprem kaydedildi. Bunun sebebi; 2 Mayıs 2020’de meydana gelen 6,4’lük Girit Adası depremidir. Devamlı Ege Denizi geriliyor. Ege Denizi ve Ege Bölgesi tamamen risk altında. Bu bölgedeki gerilme, Kuzey Anadolu Fayını da etkiliyor ve buradaki yani Marmara Bölgesi’ndeki depremi geciktiriyor. Ege Denizi’nde ne kadar çok 6’dan büyük deprem olursa, Marmara Denizi’ndeki olası İstanbul depremi de o kadar gecikecektir.

Dr Joan Latchman-Trinidad & Tobago

Batı Hint Adaları Sismik Araştırma Merkezi Üniversitesi Başkanı

İstanbul depremi sizlere pahalıya patlayacak, üzülerek söylüyorum. İstanbul’daki yapı stoğu depreme karşı hiç güvenli değil. Fazla zamanınız yok, yani yapılacak şeylerin hızla yapılması gerekiyor. Deprem beklemez. Deprem çevreye büyük zararlar verir. Depremde milyonlarca ton moloz çıkar, bu molozları telaşla gömüyoruz sonrasında gömdüğümüz molozlar kimyasal değişikliklere uğruyor, yağmur ve yer altı sularıyla bu zehirli maddeler denizlerden balıklara balıklardan insana dönüyor. Ekonominin de planlanması lazım; Marmara Bölgesi, Türkiye’nin en önemli bölgesi, burada bütün fabrikaların kapandığını; ekip, ekipman ve beyin(iş) gücünün büyük hasar aldığını düşünün(böyle olacak), aylarca üretmeyen bir Marmara; Türkiye’yi derin krize sokar.

Dr. Arkady Aronov-Belarus

Kanada Jeoloji Araştırmaları Merkezi üyesi

Depremin büyüklüğü minimum 7.2 şiddetinde olacak. Minimum 7.2 ile 7.6 arasında bir deprem bekliyoruz. En büyük hasarı Avrupa Yakası’nda göreceğiz. Ne kadar can kaybı olabilir? Hemen belli bir araştırmaya dayandırmadan söylemek zor ama kaba bir hesapla da aşağı yukarı bulmak mümkündür. Avrupa Yakası’nda 1 milyon bina var diye düşünelim, en ağır hasar görecek dolayısıyla ölüm olma riskinin çok fazla olduğu bina sayısı olarak 1 milyonun yüzde 1’ini alalım, 10 bin bina yapar, her binayı da 4 katlı düşünelim, 40 bin kat yapar, her kata 2 daire koyarsak 80 bin daire yapar, her daireye 4 kişi koyarsak 320 bin insan yapar. 320-350 bin insan büyük bir risk altında demektir. Bu işin şakası yok. 

Thierry Camelbeeck-Belçika

Belçika Kraliyet Gözlemevi Sismoloji Bölümü – Gravimetri

Yaptığımız araştırmalar 8 bin 300 kilometreden fazla kıyı şeridine sahip olan ülkenizde son 3 bin yıl içinde 90’dan fazla tsunami meydana geldiğini gösteriyor. Bunlar başta Marmara Denizi olmak üzere ülkenizi çevreleyen tüm denizlerde gözlemlenmiş. Nitekim tarihsel dönemde Marmara’yı etkilemiş önemli depremlerin hemen hemen hepsinde deprem sonucu tsunamilerin izleri görülmüş. Olası kaç büyüklüğünde bir depremde Marmara Bölgesi’nde tsunami yaşanabilir sorusuna cevap olarak ise geçmişte yaşananlara bakarak/kıyaslayarak bir tahminde bulunabiliriz.

Yaklaşık 8 büyüklüğündeki 1509 İstanbul depremi, hayli büyük hasara yol açmış. Yaklaşık 6 metre olduğu düşünülen tsunami dalgaları Yenikapı surlarını geçmiş. 22 Mayıs 1766 depreminde Gemlik Körfezi ve Boğaziçi’nde tsunami dalgaları da gözlemlenmiş. 

10 Temmuz 1894 tarihli İstanbul depremi sadece Anadolu’da değil, Bükreş ve Girit’te hissedilmiş. Deniz seviyesi önce alçalmış, daha sonra kuvvetli dalgalar İstanbul kıyılarını vurmuş. Tsunami dalgasının da yaklaşık 6 metre olduğu düşünülmekte imiş.

1912 tarihli Şarköy/Tekirdağ depreminde Gelibolu kıyılarında tsunami kaynaklı su baskını gözlemlenmiş. 18 Eylül 1963 tarihli 6,3 büyüklüğündeki Doğu Marmara depremi sonrasında Mudanya kıyılarında tsunami izleri görülmüş.

17 Ağustos 1999 İzmit Depremi’nin de tetiklemiş olduğu bir heyelanın ardından tsunami oluştuğunu yapılan araştırmalar gösteriyor. Hereke bölgesinde 2,6 metre, Değirmendere’de de 2,9 metreye varan tsunami bilgileri var. 

Özetle; deprem ve tsunami geçmişi incelendiğinde Marmara Denizi’nde depremler ve bunların tetiklediği deniz tabanı heyelanları neticesinde tsunamilerin meydana geldiği görülüyor.Depremin şakası olmaz elbette tsunaminin de.

Marcelo Assumpção-Brezilya

Sao Paolo Üniversitesi,Jeofizik Profesörü

Adalar başta olmak üzere Doğu Marmara’nın neredeyse tümünün tsunamiye maruz kalabileceğini tahmin ediyoruz. Bu tahmini uzun süreli araştırmalarımıza dayanarak söylüyoruz. Bir de Marmara’da tsunami tehlikesinin temel karakteristik özelliklerini belirlemek amacıyla fay modelleri esas alınarak 7,0 büyüklüğünde 30 farklı deprem kaynaklı tsunami modellendi.

Sonuçlar, Marmara’da sadece deprem kaynaklı tsunamilerde dalga yüksekliğinin birkaç noktada maksimum 2 metre civarında ve genel dağılımda ise 1 metreden az olduğunu gösteriyor.

İlk dalga varış zamanları genelde 15 dakikadan az olmakla beraber, maksimum yükseklikteki dalganın varış zamanı Yalova ve Adalar’ın güney sahillerinde 5 dakikadan az, İstanbul’un geri kalan sahillerinde 5-30 dakika arası, Güney Marmara sahillerinde ise 30 dakikadan fazla durumda.

İstanbul’da Adalar başta olmak üzere Doğu Marmara’da depremin tetikleyeceği tsunami tehlikesi bulunmaktadır.

Gergana Georgieva-Bulgaristan

Sofya Üniversitesi-Asistan Profesör

17 Ağustos’ta Marmara’daki Kuzey Anadolu Fayı’nın bütün parçaları tetiklendi. Şu anda hepsi deprem üretme kapasitesine sahip. İzmir’deki Sisam merkezli 6.9 büyüklüğündeki deprem ile birlikte fay zonu harekete geçti. (İzmir koyunda). Bir tek İzmir fayı harekete geçmedi. İzmir’de büyükçe bir hasar verecek deprem bekliyorum. İzmir çevresinde çok fay var. Hala da depremler devam ediyor. 100’ü Datça civarında 200’ü aşkın deprem var son 2 yılda. Bunların hepsi İzmir-Sisam depreminin tetiklediği faylarda oldu. Bunlar tetiklenme olayının İzmir, Sisam’da meydana gelen aktiviteden sonra olduğunu gösteriyor. Marmara’da da bütün faylar tetiklenmiş durumda. Beklediğimiz deprem 7’nin üzerinde. 7 olur – 7.5 olur… Bu 7’lik deprem bütün faylardaki enerjiyi tekrar açığa çıkaracak. Onun için herkes bittiği sandığı sırada orası, Şarköy; hepsi deprem üretmeye başlayacak.İstanbul’un 1999’dan önce yapılan çok binası var. Hepsini depreme karşı dayanıklı hale getirmeniz lazım. İstanbul’da 7’yi aşan deprem felakete neden olur. Bu ne yangın, ne sele benzer. Karşılaşacağınız şey son derece kötü olacak. Çözüm; yapıları depreme dayanıklı hale getirmek. Bunu yapabilmek için hükümet ve yerel yönetimlerin el ele vermesi gerekiyor.

Ouattara Yacouba-Fildişi Sahilleri

Man Üniversitesi-Jeoloji Asistan Profesörü

Zamanı durduramazsınız,saat çalışıyor. Geçen zamanı geri getirmek mümkün değil. Enerji birikiyor. Kuzey Marmara’daki hareket devam ediyor. Bu hareket sonunda da enerji birikiyor. Gün geçtikçe daha büyük bir enerji ile karşılaşacağımız anlamına geliyor.

Esteban J. Chaves-Kostarika

Kosta Rika Volkanolojik ve Sismolojik Gözlemevi

Araştırma Görevlisi,Asistan Profesör

Yaygın görüş; İstanbul depreminin, Kuzey Anadolu fay hattının Marmara Denizi içindeki Çınarlık çukurluğu kuzeyindeki Adalar kolu, Orta Marmara kolu ve Ganos kolundan biri üzerinde ve yakın zamanda olacağı yönünde gibi.

Ph.D. and Marino Protti-Kostarika

Ulusal Kostarika Üniversitesi

İstanbul’da muhtemel 7,5 ve üzeri büyüklüğe sahip bir depremde 15 bini çok ağır olmak üzere 60 bine yakın binanın ağır hasar alması bekleniyor.

Krešimir Kuk-Hırvatistan

Sismolog

İstanbul’da deprem uyarıları; 1999 yılından beri ‘3 gün içinde olur’, 3 gün içinde olmayınca ‘3 ay içinde olacak’, 3 ay içinde olmayınca ‘1 yıl içinde olacak’ şeklinde ilerliyor. Depremin üzerinden 21 yıl geçti. Beklenen deprem olmadı bir türlü. Şimdi de 2023’de olacak, 2024’de olacak deniyor. Deprem kestirimlerini jeofizik mühendisleri yapar. İnsanlara bir korku pompalanıyor,bunun bilimsel tabanı yok.

Meydana gelecek olası bir depremin büyüklüğü 6.4-6,5 dir.

Genel olarak 4 bin yıllık deprem geçmişine baktığımız zaman İstanbul’un olağan büyük depreminin büyüklüğü aşağı yukarı 6.4’tür. Bunu Kuzey Marmara olarak değerlendirmek ya da tam Marmara olarak değerlendirmek gerekiyor çünkü; Marmara’nın neresinde deprem olursa olsun, 100 kilometre yarıçaplı bir alanda yıkıcı bir etkisi oluyor. Gölcük’te 7.5 büyüklüğünde bir deprem oldu, bu depremin Gölcük’teki yıkım gücü 11’di ama; Avcılar’daki yıkım gücü yaklaşık 9 oldu ve yapıları yıktı. Avcılar’ın Gölcük’ten uzaklığı 100 kilometreydi. Gölcük’te bir deprem oldu, oradan yaklaşık 120 kilometre ileride Adapazarı’nda öldürücü etkisi oldu. Oysaki deprem orada olmamıştı. İzmir depreminde olduğu gibi deprem Sisam’da oldu; 7 büyüklüğünde, geldi 80 kilometre ilerideki İzmir’deki Bayraklı’yı etkiledi. Demek ki depremin ille de sizin olduğunuz yerde olması gerekmiyor, evinizin yıkılması ya da tehlike altında olması için. Dolayısıyla Marmara bölgesinde size en az 100 kilometre ileride olacak bir deprem sizin depreminizdir. Dolayısıyla büyük İstanbul depremi diye konuşulan depremler; aynı zamanda Kocaeli’nin, aynı zamanda Yalova’nın, aynı zamanda Bursa’nın, Mudanya’nın, Gemlik’in, Bandırma’nın, Balıkesir’in, Çanakkale’nin, Tekirdağ’ın depremleridir. Bunu böyle algılamak gerekiyor. Yani tüm Marmara çevresi için bir yıkım beklentisi olması gerekiyor. Bunun önemli tarafı ne? Türkiye’de hiçbir yer Marmara’nın çevresinde bulunduğu kadar yoğun bir nüfusa sahip değil ayrıca; İstanbul’da yaklaşık kilometrekare başına 2 bin 600 kişi düşüyor. Marmara ortalamasına baktığımız zaman kilometrekareye yaklaşık bin 500 kişi düşüyor. Türkiye ortalamasına baktığımız zaman 86 kişi. Demek ki birim alanda oturan insan sayısı, birim alanda bulunan konut sayısı Marmara’da çok yoğun. En yoğun olduğu yer de İstanbul. İzmit’in bulunduğu kesim, yani birim alandaki yoğunluklar. Birim alanda yoğunluk ne kadar çoksa yıkım da o denli fazla olacaktır.

Dr.C. Tomás Jacinto Chy Rodriguez-Küba

CENAIS Kurucusu,Sismolog

Marmara’da her 30 yılda bir yaklaşık 6.2 büyüklüğünde deprem olur.Yine Marmara’da her 104 yılda bir 6.3 ile 6.7 arasında bir deprem olur. Marmara’da yaklaşık 7.2’den daha büyük olan depremler ise yaklaşık 570 yılda bir olur. Dolayısıyla Gölcük’te görmüş olduğumuz 7.5 büyüklüğündeki bir depremin yeniden Marmara’da yineleme olasılığı yok denecek kadar azdır. O nedenle Marmara’da 7.6’lık bir deprem bekleniyor demenin 4 bin yıllık Marmara’nın deprem davranışıyla herhangi bir ilintisi yoktur. Demek ki İstanbul’un bulunduğu kesimde çok büyük depremler olmamıştır. Neden olmamıştır İstanbul’un içinde? Çünkü orada yaklaşık 2 kilometre kalınlığında bir magma yaklaşımı vardır. Tam İstanbul Boğazı’nın bulunduğu yerde ve Suriçi’nin bulunduğu kesimde yer kabuğunun kırılma direnci 6 milyar cigatondan daha büyüktür. İşte o nedenle 99 depreminde bir taraftan Gölcük’ten başlayıp Kaynaşlı’ya doğru giden kırık diğer taraftan Gölcük’ten başlayıp Karamürsel üzerinden Yalova, oradan Çınarcık, oradan Esenköy’e kadar gitmiştir; balık kılçığı gibi. Bir tanesi Çınarcık çukurunun kuzeyinden yaklaşık Sivriada’ya kadar kırmıştır, bir dal da yine bu ana koldan çıkarak Tuzla üzerinden Pendik, Kartal, Maltepe,Bostancı’ya kadar kırmıştır. Adalar tam bunun ikisinin arasında kalmıştır. Gidememesinin ana nedeni tam İstanbul’un önünde yer kabuğunun kırılmaya karşı direncinin çok büyük olması. O nedenle devam edemedi, orada kaldı.Korkularacak kadar büyük bir sorun olduğunu düşünmüyorum.

Jan Švancara-Çekya

Masarik Üniversitesi

Marmara şu anda çok yorgun. Burayı kırabilmesi için yeniden bir gerginlik biriktirmesi gerekiyor. O gerginlik biriktirmesi doğudan her yıl gelen gerginliğin birikme hızına bağlı olarak değişiyor. 6 milyar cigatona ulaşıp gelişip bu kabuğu kırabilmesi için en az 2050 yılına kadar beklemek gerekiyor. Eğer düzgün bir dağılım olursa. Eğer bu gerginlik birikmesi yeterli değilse 2075 yılına kadar deprem gecikebilir. 21 yıldır birileri her an deprem olabilir diyor. Zaman birçok kimseyi yanılttı. Belki arkadaşlarımızın buradan demek istediği deprem uyarısı yapmak. Ama yanlış deprem uyarısı yapmak ülkenin ekonomisini sarsar, o ülkeye yatırım gelmez. Yani ülke ekonomisi etkilenir. Ülkenin aynı zamanda turizmi de etkilenir.

Peter H Voss-Danimarka

Danimarka ve Grönland Bölge Uzmanı-Sismolog

İstanbul’u hazırlamak gerekiyor. Şimdi İstanbul hazırlamak için büyük deprem geliyor demeye gerek yok.Her 5 yapıdan biri yerden gelen sorunla yıkılır, her 5 yapıdan biri, 4 tanesi ise kötü yapılaşmalar nedeniyle yıkılıyor. Sadece yapıdan karot alarak veya sadece yapı için güçlendirme önlemleri yaparak o yapı depremden korunamaz. Hem yerin hem yapının güçlendirilmesi gerekiyor. İstanbul’da 2 milyon tane yapı vardır. İstanbul birçok Avrupa kentinden daha büyüktür. O nedenle böyle sihirli değneği pat diye koyarak İstanbul’daki yapıları birden güçlendirme olasılığı ne yazık ki yoktur. Yavaş yavaş bu işin kentsel dönüşümü anlamı içinde inşaat, jeofizik mühendisleri, mimar, şehir planlamacıları bunlar bir araya getirilerek; hem yer konusunda hem de nitelikli yapı konusunda sağlıklı, güvenli atılımlar yapılması gerekiyor.

Hugo Yepes-Ekvador

Sismolog

Deprem büyüklüğünü 7.2 ila 7.6 arasında tahmin ediyorum. Depremin gerçekleşme periyoduna bakıldığında ise İstanbul depreminin tekrarlanma periyodunun gelmiş ve geçmiş durumda; gelişen inşaat teknolojilerinin yapılarda kullanılmasıyla birlikte depremin etkisi ile can ve mal kaybı azaltılabilir

Prof. Sayed Shaban-Mısır

Jeolog-Sismolog

Sismik izolatör denilen kauçuktan yapılan malzemeler yapının temel seviyesinden uygulanarak deprem kuvvetini ve yapının salınımını ciddi oranda azaltabilir. Dinamik titreşim sönümleyicileri ilk köprünüzde kablo titreşimlerini azaltmak için kullanılmıştır. Bu yöntemlerin haricinde mikrometre hassasiyetinde ivme ölçerler ile yapı sağlığı anlık olarak izlenebilmektedir. Yapının izlenmesinin de ötesinde akıllı bina dediğimiz sistem entegrasyonu sayesinde bu cihazlar deprem anında yapıdaki asansör gibi makineleri kapatabilir, gazı kesebilir veya depremin öncü sarsıntılarını tespit ederek birkaç dakika öncesinden erken uyarı sistemini devreye alabilir. Aktif kontrol teknolojisi sayesinde yapıların deprem ve rüzgar gibi çevresel etkilere karşı öngörülen güvenlik, dayanım ve konforu sağlayacak şekilde kendini adapte etmesi sağlanabilir.

Julian J. Bommer-El Salvador

Sismik Risk Analiz Uzmanı

Kimse Tekirdağ depreminden söz etmiyor herkes İstanbul diyor. Oysaki büyük deprem Tekirdağ’da olacak. Marmara’nın beklediği depremin yıkım kuvveti de 9 olacaktır. İstanbul’da beklenen depremde açığa çıkacak güç 4 atom bombası gücünde olacak ama Marmara’da olacak olan depremde açığa çıkacak güç ise 24 atom bombasına eş değer olacaktır

Heidi Soosalu-Estonya

Lider Sismolog

Kuzey Anadolu kırığının davranışının kişilikli olduğunu, doğudan başlayıp batıya doğru adım adım gittiğini görüyorum. Sonuçta İzmit 1999 depreminin olacağını biz jeofizik mühendisleri ilk kez 1985 yılında söyledik.1999 depremi gümbür gümbür geldi ve 17 bin 800 kişiyi kaybettik. 7,5 büyüklüğündeki bu depremde boşalan enerji 130 atom bombasının gücüne eş değerdeydi.Benzer bir tehlike yakın zamanda sizleri bekliyor,maalesef.

Laike Mariam Asfaw-Etiyopya

Jeofizik Profesörü

Marmara önünde olacak deprem hem Tekirdağ, Çanakkale, İstanbul, Balıkesir, Bursa, Yalova hem de Kocaeli’nin depremidir. Hazırlık sadece İstanbul’da değil bu saydığım illerin tamamında yapılmalıdır. Çünkü Marmara’da bugüne kadar yapmış olduğum araştırmada Marmara depremleri bir bütün davranışı içinde oluyorlar. Depremin bir yasası vardır ve bu yasa der ki ‘Bir yerde çok şiddetli bir deprem olduysa gelecekte de aynı yerde aynı şiddette bir deprem olacaktır.

Antton Tapani Vuorinen-Finlandiya

Sismolog

Büyükçekmece’nin batısından Şarköy’e kadar yüksek gerginlik yaşanıyor. Demek ki bu gerginliğin bulunduğu torağın bir kısmı Silivri’den başlıyor yani İstanbul’un batısından başlıyor ama büyük bölümü Tekirdağ ilinde bulunuyor. Buna göre Tekirdağ ilini deprem bekliyor diyebiliriz. Nasıl kırılacak bu deprem derseniz, doğu-batı doğrultusunda kırılacak. Bir deprem olduğu zaman hem doğu-batı doğrultusunda kırılacak hem de Trakya kırığını oynatarak tam bu Marmara Ereğlisi’nden geçerek Çorlu’ya doğru gidecek, Çorlu’yu da çok etkileyeceğini de söyleyeyim, Lüleburgaz, Babaeski üzerinden Edirne’ye kadar etki yaratacak. Yani bu deprem sadece Marmara Ereğlisi depremi olmayacak bütün Trakya’nın ve Marmara bölgesinin depremi olacak.

Louis Geli-Fransa

Deprembilimci/Sismolog

Marmara Denizi’nin batısında gaz rezervleri var. Bölgede kaydettiğimiz sismik hareketlerin bazıları aslında bu gazdan kaynaklanıyor. Yani sismik hareketler teknotik hareketlere bağlı değil. Bir fay hattının davranışını incelediğinizde, yani aktif olup olmadığını anlamak istediğinizde, bölgedeki sismik hareketleri gözlemlersiniz. Büyük depremler her zaman olmadığı için, küçük depremleri kaydetmek gerekir. Sismologlar daha sonra küçük depremlerden bir hikâye ortaya çıkarmak zorunda kalır. Olduğunu hissetmediğiniz çok küçük depremlerden bahsediyorum(2,3 şiddetinde). Yani bir fay hattının davranış biçimini anlamak için verdiği bu küçük sinyalleri inceleriz. En sonunda da “Bu fay hattı tehlikeli ya da değil” diye makaleler yayımlarız. Kanseri anlamak için kan değerlerinize bakılması gibi düşünün.

Genel olarak konuşacak olursam birincisi: Kilitlenmiş fay hatları. Normalde levhalar hareket ederler. Ama fay hattı kilitlenmişse levhalarda hareketlenme yok demektir. Bu da fay hattının her iki tarafında elastik enerji biriktiği anlamına gelir. Kilitlenmiş fay hattı birden kırılır ve büyük bir deprem meydana gelir. Genel düşünceye göre, eğer bir fay hattında sismik hareketlilik görmezsek, fay hattı -elastik enerji açığa çıkarmadığı için- aniden kırılabilir. İkinci fay hattı davranışına gelecek olursam: Kayan fay hatları. Bu vakada iki levha arasındaki hareket küçük depremler aracılığıyla serbest bırakılıyor. Fay hattı enerjiyi absorbe ediyor ve enerji bu küçük sismik hareketlerle salıveriliyor. Bu da büyük deprem yaşanmayabilir demek.

Marmara Denizi’nin batısındaki gaz varlığını 10 yıl önce keşfettik. Bahsettiğim alan Silivri’nin batısından Tekirdağ’a kadar olan bölge. Yani Kumburgaz – Tekirdağ arası. Gazı Tekirdağ’ın güneyinde bulduk. Gazın deprem ürettiğini fark ettik. Çünkü gaz fay hattındaki basıncı artırıyor, tabakaların kaymasına neden oluyor. Burada önemli olan sonuç şu: Bölgedeki depremlerin bazılarının nedeni tektonik hareket değil gaz. Mesela; Marmara’nın batısında meydana gelen orta büyüklükteki bazı depremler gaz salımına neden oluyor, bu gazlar yüzeye ulaştığında daha küçük ölçekli depremlerin oluşmasına yol açıyor.

Marmara’nın batısındaki fay hattı hep kayan fay hattı olarak görülür, çünkü enerji salımı oluyor ve kimse büyük bir deprem beklemiyor. Bu fikrin kesinlikle yanlış olduğunu söylemiyorum. Mesele deprem olunca konu çok karmaşık oluyor fakat; siz Türkler daha önce hesaba katmadığınız bir faktörü artık göz önünde bulundurmalısınız: Kaydettiğiniz depremlerin bazılarının sebebi düşündüğünüz şey değil. Yani bu depremlerin bir kısmı size fay hattının derin davranış biçimi hakkında hiçbir şey söylemiyor.

7.2 ila 7.4 arasında bir deprem bekliyorum.

Bölge neredeyse 1766 depreminden beri enerji biriktiriyor. 250 yıldır biriken bir elastik enerjiden bahsediyoruz. Bu enerjinin tam olarak nerede biriktiği asıl soru. Her 20 yıl geçtikçe daha büyük bir deprem beklemek mümkün. Büyük bir depremin gerçekleşeceğinden eminiz, bu bir ihtimal değil.

Dr. Xavier Le Pichon-Fransa

Sismolog

5.8’lik deprem kilitlenmiş kısmın en batı ucunda meydana geldi. Öngördüğümüz bir depremdi ama iyi bir işaret değil. Sistemin ucundaki bölüm/segment kırılmaya başladı. Ana fay dışında da depremler olabilir ancak; diğer faylarda gerilmenin biriktiğine dair veri yok.

Marmara deniz tabanında yaptığımız ve daha önce ortaya koyduğumuz verilerle Silivri’deki sarsıntının içerdiği mesaj birbiriyle uyuşuyor. Marmara’da kırılacak fay Silivri depreminden sonra belli olmuştur. Fayın batı ucu yavaş yavaş kayıyor. Fayın doğu kısmı ise yani Silivri açıklarından Adalar’a uzanan hat kilitlenmiş durumda bu bizi endişelendiriyor.

Buradaki kırılma şehrin/bölgenin(Marmara) tamamını etkileyecektir. Tek parçalı kırılmada 7.4 veya 7.5 büyüklüğünde, iki parçalı kırılmada ise 7.2’lik bir deprem öngörüyoruz. Herkes depremin zamanını soruyor ama bu konuda maalesef bir şey diyemiyoruz. Yarın da olabilir, 5 yıl sonra da. Ancak ana fayda, 5.8 veya 6.2’lik çok sayıda deprem olmayacak onu söyleyelim.

Barbara Romanowicz-Fransa

Jeofizik Uzmanı

İstanbul’un önünde olacak olan deprem Küçükçekmece ile Avcıların önünde olacak ve bu deprem 6,4 ile 6,7 arasında olacak. İstanbul’da büyük deprem olsaydı, hiçbir şey bilmiyorsanız oradaki kalıntılara bakın; bugün ne Ayasofya kalırdı İstanbul’un surları kalırdı. Yedikule surları her deprem olduğunda yıkılır. Bana göre ilk deprem Küçükçekmece’nin altında olacak.

Moyen-Ogooué-Gabon

Sismolog

Kimse Tekirdağ depreminden söz etmiyor herkes İstanbul diyor. Oysaki büyük deprem Tekirdağ’da olacak. Marmara’nın beklediği depremin yıkım kuvveti de 9 olacaktır. Eğer Marmara Ereğlisi’nde enkaz altında insan aramak istemiyor, can kaybı yaşamak istemiyorsanız o kıyı şeridindeki yapıların hepsinin yıkılması gerekiyor. Siz yıkmazsanız deprem hepsini yıkacak bu yapıların. İnsanlar önce malım dememeli önce canım demeli.

Nino Goguadze

Jeofizik Enstitüsü

Marmaraereğlisi depremi İstanbul’da olacak olan depremin 6 katından daha fazla olacak. İstanbul’da beklenen depremde açığa çıkacak güç 4,3 atom bombası gücünde olacak. Ama Marmaraereğlisi’nde olacak olan depremde açığa çıkacak güç ise 24 atom bombasına eş değer olacaktır. 

Dr. Marco Bohnhoff-Almanya

26 Eylül 2019’da meydana gelen 5.8 büyüklüğündeki İstanbul depremi tümüyle sıkışmış olan fay segmentinin tam sınırında meydana geldi. Şu ana kadarki çalışmalarımızdan bildiğimiz kadarıyla bu deprem sismik tehlikeyi artırmadı. Ancak diğer taraftan buradaki enerjiyi de düşürmedi. Bu sebeple halihazırda İstanbul çevresinde 7 ila 7.4 büyüklüğünde bir depreme hazırlıklı olmanız gerekiyor.

Fay şehre çok yakın. Büyük depremlerden önce gelebilecek küçük depremleri yakından takip ediyoruz. Bu konuda çabalar var. Bunlar büyük bir depremin geleceğine dair bir sinyal olarak kullanılabilir ama; bunu gelişmiş bir önceden tahmin sistemi olarak yürürlüğe sokmak için şu anda çok erken.

Türkiye’deki yetkililerle birlikte depremi önceden tahmin edip uyarı verebilecek bir sistem üzerinde çalıştıklarını dile getiren Bohnhoff, “Bu konuda Türkiye’deki yetkililer, bizler ve partnerlerimiz çalışıyoruz. İyimser bir bakış açısıyla bu tür bir sistem – ki burada operasyonel deprem tahmin sisteminden bahsediyoruz – önümüzdeki yıllarda test edilip yürürlüğe sokulabilir. Ancak bu çok karmaşık bir görev ve dünyada bunun örneklerine bakarsak yürürlükte olan çok az böyle sistem var” diye belirtiyor.

Nicholas Opoku-Gana

Sismolog

Depremde 25 milyon kişinin yaşadığı İstanbul’da önlem almak hiç de kolay değil. 

1 milyon 800 bin yapının dönüştürülmesi gerekiyor. 

Bankalar yer ve altından gelen sorunlar için de insanlara kredi vermeli.

Panayiotis Varotsos-Yunanistan

VAN Yöntemiyle tanınan Yunan fizikçi;

Sisam’da beklediğimiz orta büyüklükteki 5,5-5, 6’ya kadar olacak depremin hiçbiri olmadı henüz. Bu durum orada çekincenin sürdüğünü ve İzmir’de hasar görmüş yapıların bir an önce yıkılıp orada ölümlerin gelecekte önlenmesinin yararını gösteriyor bizlere. Şimdi Aydın’da depremler çok seyrek aralıklarla oluyor. Depremlerin en sık olduğu yer Sisam Adası ve Kuşadası’nın bulunduğu kesim. O nedenle deprem için en riskli bölge Aydın’dır. Ama Efeler ilçesi değildir. Aydın’da deprem riski(hasar riski) yüksek olan ilçeler; Söke, Nazilli, Kuşadası, Ortaklar, Germencik’dir.

Deprem İzmir’de olmadı, Sisam’da oldu. Depremin büyüklüğü 7, yıkım gücü 9’du. İzmir’in gerçek depremi İzmir kırığının üzerinde olacak bir depremdir. Eğer İzmir’de 7 büyüklüğünde deprem olsaydı birçok kişinin ölümünden söz ederdik. Evet, Sisam’daki kırık boşalmıştır orada bir deprem beklemiyorum ama; İzmir kırığı gelecekte deprem yaratmak için birikimini sürdürmektedir. Kentsel dönüşüm bu işin tek çaresidir. Kentsel dönüşümü hızlandırmanız gerekiyor. Yapısal dönüşümden vazgeçip, mahalle ve ilçe boyutunda yıkıp yerine yeniden yapmanız gerekiyor. Hiçbir şey için asla geç değildir. 

Por LUIS LANDA-Honduras

Sismolog

Gösterdiği etkisi bakımından ‘katil fay’ olarak isimlendirilen Kuzey Anadolu fay hattı üzerinde oluşabilecek bir depremin Marmara’yı ve Güney Marmara’yı etkilemesi beklenmektedir. Burada oluşacak olan deprem aynı zamanda tsunami etkisi de gösterebilecek bir depremdir.

Dr. Thorbjorg Agustsdottir-İzlanda

Yanardağ Sismoloğu

Güney Marmara’yı etkileyecek olan depremlerden biri de bütün Marmara Bölgesi’ni etkileyecek olan depremlerden bir tanesidir. O da Kuzey Anadolu fay hattının kuzey kolu olarak adlandırılan ve zaman zaman İstanbul depremi olarak yanlış isimlendirilen fay hattı üzerinde oluşabilecek bir depremdir. Yaklaşık 7-7.5 arasında olabilecek bir deprem. 7’nin üzerinde olacağı ve 7.5’e kadar çıkacağı değerlendiriliyor. Tarihsel dönemlere baktığımızda Marmara Denizi içinden geçen faylarda 1766-1509’da 7 ve 7.5 büyüklüğünde depremle olmuş ve oluşan depremler sadece Marmara Denizi etrafında değil Avusturya, Yunanistan, İtalya gibi ülkelerde hissedilmiş depremlerdir. Bu depremlerin tekrarlama periyoduna baktığımız zaman 1999 depreminden sonra sismik boşluk olarak adlandırılan yerde oluşabilecek depremin büyüklüğü de yine 7.5 büyüklüğüne kadar varabileceği söylenebilir.

Dr. O.P. Mishra -Hindistan

Sismolog

Burada oluşacak olan bir depremin bütün Marmara Denizi’ne kıyısı olan il ve ilçelerde hissedilmesi beklenmektedir. Deprem aynı zamanda tsunami etkisi de gösterebilecek bir depremdir. İzmir’de oluşan deprem aslında normal atımlı, normal fay olarak adlandırdığımız bir fay çeşididir. Marmara Denizi’ndeki fay, doğrultu atımlı fay olmasına rağmen, doğrultu atımlı faylarda heyelan beklenmez ama Marmara Denizi içerisinde bulunan gevşek zeminlerin bu depremle beraber hareket etmesi beklendiğinden ve bu kütle hareketi içerisinde oluşabilecek tsunaminin Bursa’nın Gemlik, Mudanya, Balıkesir’in kenar ilçelerini, Marmara Denizi’ne kıyısı bulunan bütün illerin kenarlarında etkisini göstermesi beklenen bir tsunami etkisi olacaktır. Dolayısıyla burada oluşabilecek bir deprem Güney Marmara’yı da doğrudan etkileyecektir.

Prof. Sri Widiyantoro-Endonezya

Bandung Teknoloji Enstitüsü-Sismolog,Jeofizikçi

Kuzey Anadolu fay hattının orta kolları olarak adlandırdığımız İznik Gölü’nün güneyinden başlayıp Gemlik’te bir kaç kola ayrılan, Orhangazi fayı olarak devam eden, Mudanya’nın denizle birleştiği noktanın kenarından geçip Karacabey’e doğru devam eden Kuzey Anadolu fay hattının orta kolu üzerinde oluşabilecek 7 büyüklüğünde bir deprem beklenmektedir. Burada oluşabilecek bir depremin yine Güney Marmara’yı etkileyeceği bekleniyor. Üçüncü bir deprem kolu olarak da Kuzey Anadolu fay hattının güney kolu olarak adlandırdığımız İnegöl’den başlayıp Yıldırım, Osmangazi, Nilüfer’den gelip Uluabat’a doğru devam eden fay hattıdır. Burada da, tarihsel dönemlerde oluşan depremlere baktığımız zamanda 7-7.2 büyüklüğünde bir deprem üretme potansiyeli var. Burada oluşabilecek deprem de aslında Güney Marmara’nın tamamını etkileyecek bir deprem olur. Binaların yıkılmasına sebep olan faktör yalnızca deprem ya da şiddeti değildir. Çıkan enerjinin büyüklüğü, depremin merkez üssü dediğimiz noktaya bulunduğunuz yerin uzaklığı, bulunduğunuz zeminin özellikleri gibi faktörler; binaların yıkılmasındaki belli başlı sebeplerden bir kaç tanesidir.

Hamid Zafarani-İran

Sismoloji Mühendisi/Deprem Mühendisi

İzmir depremine 30 kilometre mesafede olan Seferihisar’da yıkım olmadı. Deniz kenarında olduğu için küçük çaplı tsunami yaşandı. Bayraklı ilçesi ise, depremin merkez üssüne 70 kilometre uzaklıkta olmasına rağmen burada yıkım ve can kaybı oldu. Aynı şekilde Bursa’ya ve Güney Marmara’ya baktığımız zaman, bazı zeminlerin depremi büyütme özelliği olduğunu görüyoruz; Bayraklı’da olduğu gibi. Bursa’nın Osmangazi, Yıldırım gibi ilçelerinde ve Çanakkale’de sıvılaşma özelliğini gösteren zeminler var. Dolayısıyla depremin oluş yeri, depremden çıkan enerjinin büyüklüğü,  bulunduğumuz yerin depremin odak merkezine uzaklığı, bulunduğumuz zeminin sıvılaşma özelliği gösterip göstermemesi gibi faktörler bir arada değerlendirildiğinde, bunların olumsuz olarak değerlendirdiğimiz zaman, doğal olayların doğal afetlere dönüşmesi beklenen bir olay haline gelmektedir. 

Özellikle Güney Marmara’yı ve Marmara Bölgesi’nin tamamını etkilemesi beklenen, devletin resmi kurumlarının açıkladığı, aktif, diri, canlı fay olarak adlandırdıkları, insanlara etkisi bakımından da katil fay olarak isimlendirilen bu üç fay hattı üzerinde oluşabilecek bir depremin Marmara’yı ve Güney Marmara’yı etkilemesi beklenmektedir.

Francesco Mulargia-İtalya

Ordinaryus Profesör/Bologna Üniversitesi/Jeofizik 

Seferihisar’da meydana gelen 6.6 büyüklüğündeki deprem; İzmir Kırığı üzerinde olsa idi; Bayraklı yok olurdu. Bu bölgeler tarım alanı dolayısıyla yıkılan binaların yeniden inşa edilmemesi gerekiyor.Aydın’da ise; 50-60 yılda bir yıkıcı deprem olur; Ortaklar ve Germencik’teki gerginlik birikimi nedeniyle deprem beklentisi çok yüksek durumdadır.

Marmara bölgesinde ise tektonik hareketler ve periyotlar değerlendirildiğinde; 

yaklaşık 10 yıl içerisinde yıkıcı bir deprem olması ihtimali çok düşük düzeyde.

Dr. Margaret Wiggins-Grandison-Jamaika

Sismolog

Depremin ne zaman olacağı zaten 2000 yılının başlarında söylenmiş. Özellikle Yer bilimci Prof. Tom Parsons ve diğer bilim adamları 500 yıllık tarihi deprem kayıtlarını çalışarak oradaki verileri göz önüne almış, Coulomb stres transferi hesabını ve de kırılacak fayın özelliklerini göz önüne alarak 1999’dan sonra her an olmak kaydıyla 30 yıl içerisinde depremin olma olasılığını yüzde 62 artı-eksi 15 olduğunu söylemişlerdi. Bunu bütün dünya kabul ediyor aslında ben de. Bilim literatüründe yazılı olan, bilim dünyasının süzgecinden geçmiş olan zamanlama budur.

Gerardo Suárez-Meksika

Sismolog

İstanbul depremi 1 yıl önce çok yakındı,bugün çok çok daha yakın.İstanbul ve Marmara bölgesine sesleniyorum; orası için beklenen şiddet biraz daha yüksek, 

İzmir’deki gibi değil. İstanbul’da en az 7.2, 7.3’ün üzerinde depremi beklemek lazım.

Víctor Manuel Cruz-Meksika

Sismolog

Zaman gittikçe kısalıyor. Depreme etki eden parametre sayısı çok fazla. Gökyüzündeki gök cisimlerinin hareketlerinden tutun da Pasifik’teki bir nükleer bomba denemesine kadar her şey depremi tetikleyebiliyor. Birikmiş olan enerjiyi açığa çıkarıyor. Aşırı sıcak bir günden soğuğa geçmesi bunların hepsi tetikleyebilir. İstatistiki rakamlara/periyotlara bakarsak İstanbul’da deprem biraz gecikti gibi görünüyor. O da Körfez depreminden dolayı fay hatlarında biraz rahatlama oldu; yüklenme de olabilir, karmaşık bir mekanizma. İstanbul’da deprem olacak, herkes hazırlıklı olmalı. Ne zaman olacak kimse söyleyemez; ama şiddeti aşağı yukarı bellidir.7-7,5 Bu şiddetteki depremde nasıl bir hasar olur kaynaklara bakılarak hesabı yapılabilir. Bir yerde bir deprem olmuşsa orada yine deprem olacak demektir, bu kesin. Ne zaman olacak onu bilmiyoruz sadece.

Milena Tomanovic-Karadağ

Sismolog

Öncü deprem demek, hemen arkasından büyük bir deprem gelecek anlamını içerir. Marmara’da depremler olmadan önce bu tür öncü depremler; kırığın işleyişi, zamanı ve derinliği konusunda,tabii bir de boşalacak gerginlik boşalımı üzerine, Jeofizik Mühendisleri,Sismologlar ve Deprem Mühendisleri’ne çok önemli bilgiler verir. Biz olan her depremciği çok ayrıntılı olarak işler ondan bilgi ediniriz. Dörtten daha küçük olan depremlere depremcik denir. Dörtten daha büyüklerine deprem denir. Marmara’nın yıkımcıl eşdeğeri ise, 6,4’den sonra başlar. Beklenen deprem ise çok daha yıkıcı nitelikte gibi duruyor; 7,5

Suzan van der Lee-Hollanda

Sismolog/Profesör

Kuzey Marmara kabuğu tek parça değil. Kuzey Marmara üç parçadan oluşuyor. Bunlardan bir tanesi Kocaeli parçası, bir tanesi ise Trakya parçası. Kocaeli parçasının bittiği yer Büyükçekmece’dir. Büyükçekmece’nin batısındaki olan kesimler ise Ergene Kabuğu diye adlandırılır. Şimdi İstanbul’un altındaki kabuğun kırılmaya karşı göstermiş olduğu direnç, çok yüksektir yani kabuk çıtır değildir ve orada granit katmanı ile çok kalın olması ve magmanın da iki kilometreye kadar yüzeye yakınlığı nedeniyle; kırılma direncini artırmıştır. Bu da İstanbul depreminin olmasını geciktirmektedir. 

Şimdi bunu yenebilmesi için, 6-7 milyar cigatonluk bir gücü biriktirmiş olması gerekiyor ki kırsın. Bu gücü bir türlü biriktirmediği için de kırılma gerçekleşmiyor. 

İstanbul depremini 20-25 yıl sonra bekliyorum.

Bill Fry-Yeni Zelanda

Sismolog

İstanbul’da olabilecek depremin büyüklüğü 6,4-6,7 arasında olacaktır. Bunun yıkıcılığı İzmir’den biraz daha fazla olur ölümcüllüğü de çünkü; İzmir’de kilometrekare başına bin 750 kişi düşüyor İstanbul’da ise 2 bin 600 kişi düşüyor. Orada ulaşım gayet kolay oldu ama İstanbul’da ulaşım o kadar kolay olmayacak. Bu deprem; Küçükçekmece-Avcılar’ın önünde olacaktır. Dolayısıyla en fazla etkileyeceği yer yine özellikle Avcılar olacak. Özellikle Avcılar’da ustalar tarafından güçlendirilmiş olan yapıların ayakta kalması benim için sürpriz olur. Yakuplu, Büyükçekmece, Mimarsinan, Kumburgaz, Bağcılar, Küçükçekmece, Sefaköy, Menekşe, Yeşilyurt, Yeşilköy, Bakırköy’ün özellikle eski kısımları, İncirli, Güneşli, Zeytinburnu, Topkapı , özellikle Fatih İlçesi, Haliç kıyıları, Kağıthane, Eyüp; kısmen Kartal, Maltepe, Tuzla dolayları çok etkilenecektir.  Adalarda etkilenme daha az olacaktır. Adalar oldukça sağlam. Yıkımların yüzde 70-75’i Avrupa İstanbul’unda, yüzde 25-30’u ise Anadolu İstanbul’un da olacaktır.

Sanusi Abiodun-Nijerya

Sismolog

21 senedir yaklaşık yarım metrelik bir ciddi sorun var. 7 büyüklüğünde bir deprem beklesek buna karşılık gelen bir enerji bir milyon 800 tonu aşkın patlayıcının aynı anda çıkan enerjisine denk geliyor demek.1999’dan sonra İstanbul’da 7’nin üzerinde depremin olma olasılığı yüzde 64’dür.

Seongryong Kim-Güney Kore

Sismolog

5,8’in enerjisiyle 7,2’nin arasında 20-25 fark var oluyor. Dolayısıyla. 5,8’lik bir deprem kendi çapında bir enerji boşaltsa da fayın uzunluğu belli ve o fay kırıldığı zaman çıkacağı büyüklük de belli olduğu için onu boşaltmış olarak algılanmıyor bizim için. 5,8’lik depremle ilgili çalışmalar devam ediyor. Bununla kesin bir sonuç söyleyemeyiz. Ama bu kırılmasını ve uzun zamandır da sessiz olan bu fayın üzerinde olduğu için şimdi dikkatimizi bu alana verdik.

Ölçüler içerisinde baktığımız zaman en riskli yerler İstanbul’un Avrupa yakasındaki Marmara sahillerinden 10 km içeriye girecek şekilde sahile paralel şeritin olduğu kısımdır. Özellikle Avrupa yakasında bulunan zemin, deprem şiddetini arttıracak şekilde iyi nitelikli olmayan D ve E dediğimiz bazen C tipi zeminlerdir.

Carlos Corela-Portekiz

Sismolog

Tüm Marmara Bölgesi sizin de ifade ettiğiniz gibi bu depremden etkilenecektir ancak; daha fazla etkilenmesini beklediğimiz; Kuzey kesim, İstanbul ve batı alanları olacaktır. 1999 depreminden bu yana Marmara’da büyük bir depremi beklediğimizi söyledik. Marmara’da büyük bir depremin olma olasılığı 1999 depreminden sonra ortaya çıktı. Yani 1999 depremleri olmamış olsaydı enerji birikimi fazla olmayacak ve dolayısıyla Marmara’da büyük bir deprem beklemeyecektik. Ancak 1999 depremi bu fayların üzerine inanılmaz bir enerjiyi yükledi.

Yalnızca 55,7 saniyede; 250 yılda yüklenmesi beklenen enerjiyi yükledi. O yüzden biz burada büyük bir deprem bekliyoruz.

ES Georgescu-Romanya

Deprem Mühendisi

İstanbul’da bütün yanılgıların sebebi; 

17 Ağustos’ta kırılan fayın devamı olarak Adalar’dan Büyükçekmece’ye kadar giden Marmara’nın kuzey kenar fayının esas alınıyor olması ama; 

İstanbul’da faylar Ege Denizi’nden çok daha rahat.

Rahatlıkla biriken enerjiyi boşaltabilir durumdalar kısa zamanda(5-10 yıl) tehlike kaçınılmaz gibi duruyor.

Dr. Aleksey Zavyalov-Rusya

Rusya Bilimler Akademisi Dünya Fiziği Enstitüsü Sismik Tehlike Laboratuvarı Sorumlusu 

Büyük sanayi tesislerinin ve ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 25’inin Marmara Bölgesi’nde bulunması ayrıca bir tehlike oluşturuyor. Bu nedenle Marmara’da yaşanacak 7’nin üzerindeki olası bir depremin ölümcül sonuçları olabilir.

1996’da Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te yine 5.8 şiddetinde merkez üssü kent merkezi olan bir deprem olduğunu ancak kentte büyük yıkım yaşandığını anımsattı. Rus uzman, bu bakımdan İstanbul’un; 2 yıl önceki şiddetli depremin merkez üssünün Marmara Denizi olması nedeniyle şanslı olduğunu anlattı.

Rusya’da, büyük bir depremden sonra meydana gelen sismik harekete dayanarak önümüzdeki günlerde ve haftalarda ne olacağı hakkında bir sonuca varmamızı sağlayan en modern yöntemler kullanılıyor. Ancak bunun için tüm artçı şoklar hakkında veri sahibi olmanız gerekir. Yani, sadece ana sismik darbeden sonra meydana gelen tüm tekrarlanan, daha küçük sismik şoklar hakkında veriye ihtiyaç var.


Av. Bilge Kaan ÖZKAN 'ın kaleminden.. sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın