Zhovti Vody Hapishanesi – Ukrayna

Başvurunun Mahiyeti
İşbu başvuru, Ukrayna’da Zhovti Vody Hapishanesi’nde tutuklu bulunan başvuru sahiplerinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) Madde 3 (“İşkence Yasağı”) ve Madde 13 (“Etkili Başvuru Hakkı”) uyarınca yaşadıkları iddia edilen kötü muamele ve yetersiz koşullar ile ilgili olarak AİHM’e yaptıkları şikâyetlere ilişkindir.

Başvuru sahipleri, kişisel olarak temsilcileri aracılığıyla şikâyetlerini ilettiklerini ve mahkemeye başvurmak istediklerini belirtmiştir.
Kabul edilebilirlik koşulları;
Ukrayna hükumetin itirazları:
- Başvuru sahiplerinin sorgulanma sırasında koşullar hakkında şikâyetlerinin olmadığı yönünde açıklamalarda bulunduğunu belirterek başvuruların reddedilmesini talep etmiştir.
- Temsilcilerin uyguladığı yöntemler (fotoğraflar, toplu başvurular, bireysel şikâyet eksikliği) nedeniyle başvuruların kötüye kullanım olduğunu iddia etmiştir.
Başvuru sahiplerinin cevabı:
- Başvuru sahipleri, şikâyetlerini temsilcilerine birebir ilettiklerini ve başvuruda bulunmak istediklerini beyan etmiştir.
Mahkeme kararı:
- AİHM; başvuruların kabul edilebilir olduğuna karar vermiştir.
- Hükümetin kötüye kullanım iddiaları, başvuruların esasına katılarak incelenmek üzere reddedilmiştir.
Mahkeme, başvuru sahiplerinin bireysel şikâyet sunma hakkının temsilcilerin başvuru biçimi nedeniyle ihlal edilmediğini ve başvuruların prosedürel açıdan geçerli olduğunu belirtmiştir. Bu, AİHM’in kabul edilebilirlik kriterlerinin esnekliğini ve başvuru sahiplerinin objektif zorluklarının dikkate alınmasını göstermektedir.
Esas yönünden;
Başvuru sahiplerinin iddiaları:
- Hapishane koşullarının; insanlık dışı ve aşağılayıcı olduğunu ileri sürmüşlerdir.

- Kanıt olarak ise doğrudan ulusal makamlara yazılan mektuplar, fotoğraflar, KHRPG raporu, Ombudsman raporları ve Adalet Bakanı’nın ifadeleri sunulmuştur.
Hükümet ise savunmasında;
- Birtakım hapishane belgeleri, onarım kayıtları ve hizmet sözleşmeleri sunmuştur.
- Sunulan fotoğraflar ve belgeler; eksik, tarihleri belirsiz ve bazı başvuru sahiplerini kapsamamaktadır.
Mahkemenin değerlendirmesi:
- AİHM, başvuru sahiplerinin iddialarını inandırıcı ve ayrıntılı bulmuştur.
- Hükümetin belgeleri ve savunmaları güvenilir ve kapsamlı bulunmamıştır.
- Başvuru sahiplerinin verdiği genel bilgiler ve KHRPG raporu, fotoğraflar ve belgeler üzerinden haklı bir iddia oluşmuştur.
Bu arada önemle belirtmek gerekir ki;
- Başvuru sahiplerinin kanıt toplamada yaşadığı objektif zorluklar dikkate alınır.
- Makul ve ayrıntılı açıklama yapıldığında, ispat yükü devlete geçer.
- Devlet, başvuru sahiplerinin iddialarını çürütmek için açık ve ayrıntılı belge sunmakla yükümlüdür.
Yeniden karara döndüğümüz zaman;
- Mahkeme, başvuru sahiplerinin tümünün 18–72 ay boyunca nemli, küflü ve soğuk hücrelerde tutulduğunu; yeterli giysi, ayakkabı ve hijyen malzemesi sağlanmadığını, elektrik ve içme suyuna erişimlerinin olmadığını ve temel hijyen koşullarından yoksun olduklarını kabul etmiştir.
- Bu durumların bir araya gelmesi, Madde 3 kapsamında insanlık dışı ve aşağılayıcı muamele oluşturur.
Madde 13 – Etkili başvuru hakkı
- Hükümet, ulusal düzeyde etkin bir başvuru imkânı sunamamıştır.
- AİHM; Madde 13 ihlalini kabul ederek, başvuru sahiplerinin ulusal hukuktan yeterli korunma bulamadığını belirtmiştir.
Tazminat ;
- Başvuru sahiplerine her yıl için belirlenen miktarda manevi tazminat ödenmiştir. Örnek: 2.000 EUR/yıl.
- Hukuki temsil masrafları, başvuruların sunulma biçimi nedeniyle %30 azaltılmış olarak temsilcilerin hesabına ödenecektir.
- Mahkeme, tazminat ödemesinin üç ay içinde yapılmasını ve gecikme durumunda faiz uygulanmasını hükmetmiştir.
Pekii bu kararın önemli noktaları nelerdir derseniz ;
- İhlal Bulunmuştur:
- AİHS Madde 3: İnsanlık dışı ve aşağılayıcı muamele.
- AİHS Madde 13: Ulusal düzeyde etkili başvuru hakkı yokluğu.
- Hükümetin sav ve savunması yetersizdir:
- Belgeler eksik ve çelişkili, başvuru sahiplerinin iddialarını çürütmekte yetersiz kalmıştır.
- Kanıt prensipleri açısından:
- Başvuru sahipleri, ayrıntılı ve inandırıcı açıklamalar sunduğunda; devlet, ispat yükünü üstlenmek zorundadır.
- AİHM; bu dosyada belgelerin yetersizliğini dikkate alarak başvuru sahiplerinin beyanlarını esas almıştır.
- Tazminat ve masraflar açısından ise:
- Her başvuru sahibi için manevi tazminat ve hukuki masraflar belirlenmiştir.
Bu karar, AİHM’in hapishane koşullarıyla ilgili insan hakları ihlallerinde devletin kanıt yükümlülüğünü ve başvuru sahiplerinin yaşadığı zorlukları nasıl değerlendirdiğini gösteren önemli bir örnektir. Ayrıca, grup başvurularında bile bireysel durumun ayrıntılı belirtilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Av. Bilge Kaan ÖZKAN 'ın kaleminden.. sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
