2026 Dünya Kupası Elemeleri Play-Off Finali.. ; Kosova-Türkiye

Millilerimiz play-off yarı finalini Romanya’yı geçerek tamamladı ve artık sıra final karşılaşmasına geldi. Son Dünya Kupası Play-Off’unda Portekiz’e Burak Yılmaz’ın penaltı atışından faydalanamaması sonrasında elenmiş bir kez daha elimize gelen şansı kullanamamıştık. A milli takımımız yine deplasmanda final maçına çıkacak ve Kosova karşısında Dünya Kupası’na katılma mücadelesi verecek. Bugün Kosova’nın nasıl bir futbol oynadığını detaylı olarak inceleyeceğiz..

Takımın teknik direktörlüğünü Alman teknik adam Foda yürütüyor.

Kosova, kötü geçen Avrupa Şampiyonası eleme sürecinin ardından teknik direktör değişikliğine giderek bu göreve Foda’yı getirdi. Bu nedenle Avrupa Şampiyonası’nda yer alamadılar. Dünya Kupası Avrupa elemelerinde ise; zorlu bir grupta(Slovenya,İsveç ve İsviçre) mücadele ettiler ve ikinci sırada yer alarak play-off oynama hakkı kazandılar. Aldıkları galibiyetler, beraberlikler ve tek mağlubiyetle dengeli bir performans ortaya koydular diyebilirim. Tek yenilgilerini grubun en güçlü ekiplerinden birine karşı aldılar. Attıkları ve yedikleri gol sayıları da oyunlarının dengeli olduğunu gösteriyor.

Kuralar çekildiğinden beri en çekindiğim takımdı Kosova. Bugün onu detaylıca ele alacağız. Hem formda oyuncuları var hem de gerçekten iyi sezon geçiren isimleri bulunuyor tıpkı bizim gibi. Yine bizdeki gibi İyi bir jenerasyon yakaladılar.

İki takımın da önemli sakatları var. Bu bizim için bir avantaj. Abdullahu ve Aamir Rahmani yok Kosova savunma görevini üstlenen en temel 3 oyuncusunun ikisi yok aslında rakibimizin.

Ama bu kadronun kenardan kullanabilecekleri ciddi opsiyonları da var.

İsviçre deplasmanında dörtlü savunma ile hem oyun hem skor üstünlüğünü rakibe verdiler ve bu maçın akabinde de taksit dizilim değişikliğine gittiler.

Büyük ihtimalle bizimle oynayacakları bu tarihi maçta da kanat bekleriyle destekleyecek şekilde üçlü savunma kurgusuyla oynayacaklardır.

(Savunmada 5’li, hücuma çıkarken 3’lü)

Foda geldikten sonra ilk döneminde daha çok dörtlü savunma oynatıyordu bu takıma. Sonrasında gelen İsviçre mağlubiyetiyle birlikte sistem değişti ve üçlü savunmaya döndüler. Muslija ve Veldin Hoxha orta saha kurgusunda yer almaya başladı Abdullahu’nun sakatlığıyla birlikte.

Bu dönüşün ardından performanslarında ciddi bir yükseliş var. Öyle ki son 10 maçlarında 7 galibiyetleri 2 de beraberlikleri var.

Slovakya ile kıyaslandığında kağıt üzerinde Slovakya daha yüksek profilli oyunculara sahip gibi görünüyordu ancak; takım yapısı ve sistem olarak Kosova çok daha ters bir rakip.

Deplasmanda oynuyorsun; geriye düşüyorsun, geri geliyorsun, tekrar geriye düşüyorsun, bir daha geri geliyorsun. Hiç kolay bir mental değil. Üstelik ilk yarının sonunda moral bozucu şekilde geride soyunma odasına gidiyorsun. Oradan dönüp özellikle ikinci yarının başında çok etkili oynayıp maçı farklı kazanıyorsun.

İki kez geri düştüğün bir deplasman maçını bu şekilde çevirmek çok zor bir iş.

Gerçekten zor bir maç bizi bekliyor mental ve taktik açıdan.

Ön tarafta çok iyi,elit düzeyde iki santraforları var Asllani ve Muriqi. Biri çok formda, diğeri çok kaliteli. Muric formda, diğeri de yüksek kalite. Bekleri, kanatları ve kalecileriyle birlikte ciddi bir kadroları var. Ayrıca hayli de zor bir gruptan çıktılar. İsviçre, İsveç ve Slovenya gibi rakiplerle oynadılar.

Çok üretken bir takım değiller. Zor gol yiyen ama hücumda da çok üretken olmayan bir yapıdalar ancak; duran toplar ve uzaktan şutlarla etkili olabiliyorlar. Net pozisyon üretmeden az xg ile dahi gol bulabilen bir takım.

Bu tarz maçlarda anlar ve maç dinamikleri çok belirleyici oluyor.

Önceden dörtlü oynayan bir takımdılar. Daha çok ofansif orta saha özellikli oyuncularla oynuyorlardı. Jashari, Abdullahu gibi..

Foda İsviçre maçının ardından basit ama etkili bir değişiklik yaptı.

Kanat oyuncularından birini ikinci forvet yapıp, diğerini savunmaya ekledi.

Böylece hem savunmayı güçlendirdi hem de hücumda dengeyi korumayı başardı.

Bu değişimin birkaç nedeni var;

1-Kenar oyuncuları çok skorer değil.

2-Çift forvetle Muriqi’in performansı da yükseliyor.

3-Geçiş savunması güçleniyor.

4-Arkaya eklenen ekstra stoper sayesinde bekleri daha rahat hücuma çıkarabiliyorlar. Bu da hücum çeşitliliğini artırıyor.

Kaliteli ayaklar belki yedek kulübesine gidiyor ama(Zhegrova gibi) yedek kulübesinin kalitesinin yukarı çıkması da bu tarz maçlarda tek 90 dakikalarda özellikle kritik. Kosova’nın ilk 11’i, kenar oyuncuları, santraforları ve orta saha kombinasyonlarıyla çok dengeli. Üçlü savunma ile beraber hem hücum hem savunma dengesi sağlanıyor. Kenarlardan hücuma çıkarken, stoperler ve orta saha oyuncuları bağlantıyı güçlendiriyor. Bu da takımın hem alan derinliği hem de hücum çeşitliliğini artırıyor.

Kosova özellikle deplasman maçlarında geriye düşse bile oyunu toparlayabiliyor ve baskı altında bile efektif pas oyunuyla topu kazandıktan sonra hızlı çıkış yapabiliyor. Santrafor ve bağlantı oyuncuları sayesinde uzun toplarla veya kısa paslarla skoru değiştirebiliyorlar.

Ayrıca duran toplardan ve frikiklerden gol üretme kapasitesi de yüksek.

Takımın yapısı, özellikle üçlü savunma ve iki santrafor kombinasyonu ile Muriç’in performansını artırıyor. İkinci santrafor ve kanat bekleri, savunma ve hücum arasında dengeyi sağlıyor. Böylece Kosova hem rakibe karşı baskı kurabiliyor hem de hızlı geçişlerde etkili olabiliyor.

Kosova’nın kenar oyuncuları ve ikinci santraforlarının oyun içinde aldığı rol, hücum planlamasında ve gol hazırlığında kritik. Topu kazandıklarında kanat ve merkezden oyunu hızlandırıyor, bağlantı oyuncusu ile santrafora ulaştırıyorlar. Bu, takımın skora etkili bir şekilde yaklaşmasını sağlıyor.

Arkadan eksildikleri anda 4-4-2 de , 4-2-3-1’ de ya da 4-3-3 ’te kenar oyuncular olarak takımın üretkenliğine, hücumuna katkı yapabilecek isimler var. Krasniqi ve Zhegrova kadroda pek yer bulamıyor. Yani kalite belki yedek kulübesine gidiyor ama yedek kulübesinin kalitesinin yukarı çıkması da bu tarz maçlarda tek 90 dakikalarda özellikle kritik. Bu iki oyuncuyu kenara aldığında hem kenar hem orta sahada kalite artıyor.

Orta saha ve forvet kombinasyonları çok dengeli. Birincisi, Muriqi’nin performansı kenar oyuncuların gelişimine bağlı. İkincisi, hücum için ekstra stoper kullanımıyla savunma güvenliği sağlanıyor. Üçlü savunmaya geçildiğinde Abdullahu ve Rahmani’nin yokluğu bizim avantajımız..

Sol stoperde Hajdari, sağ stoperde Dellova ve orta sahada savunma merkezleri net olarak belirlenmiş. Rechbecaj, Musliya ve Hoxha gibi oyuncular da destek sağlıyor.

Çift santrafor sistemi; Vedat Muriqi’nin çevresinde şekilleniyor. İlk amaçları topu uzun şekilde Muriqi’ye taşımak, ama sadece onun üzerinden değil; Fisnik Asllani, Muslija gibi bağlantı oyuncularıyla da oyunu genişletiyorlar.

Hücumda Muriqi’nin yanındaki ikinci santrafor önemli bir rol oynuyor.

Bence Fisnik Asllani bitiriciden ziyade daha çok bağlantı üzerinden ilerleyen bir santrafor oyunun hücum yönüne genişlik ve zenginlik katan elit bir ayak. Golü atan değil belki ama golün oluşmasını sağlayan senaryoları oluşturuyor.

Topu kazandıklarında ileri doğru orta alanda baskın ataklarla veya kısa paslarla ilerleyebiliyorlar. Slovakya maçında önde baskıya rağmen; topu soldan taşıyıp hat kıran paslarla akını başlatıp süratle sağa aktararak gol pozisyonları ürettiler.

Duran toplardan gol üretme kapasiteleri yüksek ki burada uzun boylu futbolcuları tercih etmesindeki sebebi de açık şekilde dile getirdi Foda basın toplantısında..

Muriqi’nin bağlantılarıyla köşe vuruşları ve frikiklerden gol üretiyorlar. Topu taşıyan ve pas dağıtan oyuncuların koordinasyonları çok iyi. Santraforların hem yüksek toplarda hem yerden bağlantılarda derinleşerek takımın oyununu desteklediğini görüyoruz.

Stoperlerimiz için bu durum zorluk yaratacak. Kosova’nın iki santraforu derinleşiyor, orta saha ile bağlantıyı güçlendiriyor ve kanat beklerini hücumda kullanıyor.

Böylece orta blokta baskıyı artırıyor, savunmayı zorlaştırıyor ve kenar ortalarla gol pozisyonları yaratıyorlar. Özellikle Vojvoda’ya dikkat etmemiz gerekiyor Ferdi’nin hücumda olduğu kadar savunmada da gününde olması lazım.

Kosova’nın savunma ve hücum organizasyonu oldukça disiplinli. Üçlü savunma kullanmaları, kenar oyuncuların hücum katkısını artırıyor ve Muriqi’ nin merkezdeki rolünü destekliyor. Orta sahada bağlantı oyuncuları ile topu dağıtıyor, kanat beklerini hem savunma hem hücumda etkin kullanıyorlar. Bu yapı sayesinde hem savunmada sağlam duruyor hem de hızlı geçişlerde etkili olabiliyorlar.

Kenarda Zhegrova ve Milot Rashica gibi oyuncular, gerektiğinde hem savunma hem hücum opsiyonu da sunuyor. Kosova sadece Muriqi üzerinden oynamıyor, aynı zamanda kısa paslarla ve kenar ortalarla çeşitlilik sağlıyor. Duran toplar ve köşe vuruşları da gol üretiminde etkili.

Savunma blokları, özellikle orta blok ve birebir baskılarda dikkat çekiyor.

Slovakya ve İsviçre gibi takımlarla karşılaştıklarında, Kosova’nın savunma organizasyonu ve hızlı geçişleri belirleyici oldu. Kenar oyuncular ve stoperler arasında bağlantı güçlü, orta saha derinleşiyor, kanat bekleri ileri çıkabiliyor.

Muriç’in yanındaki ikinci santrafor, golü hazırlıyor ve oyunu derinleştiriyor.

Savunma özellikle stoperler ve kanat bekleri ile organize ediliyor. Haydari ve Dellova gibi oyuncular savunmanın merkezini oluşturuyor, Rehcbecaj ve Muslija kenarları kapatıyor. Orta sahada Vedat Muriqi’nin yanında bağlantı oyuncuları var ve bu oyuncular oyunu derinleştiriyor, topu dağıtıyor.

Tüm gol pozisyonlarında Asllani ve Muriqi; ya kafayla ya da yerde bağlantılarla aktif rol oynuyor. Bu sayede merkezden dışa doğru oyun akışı sağlanıyor.

Kosova takımı, üçlü savunmadan dörtlüye veya farklı formasyonlara geçerken dahi hem hücum hem savunma etkinliğini koruyabiliyor. Aslında Gasperini Atalanta’sını da anımsatan bir kimliğe sahip takım. Kenar oyuncular, ikinci santrafor ve stoperler arasındaki koordinasyon, takımın hem savunma sağlamlığını hem de hücum çeşitliliğini artırıyor. Bu yapı, karşı takımların oyun kurmasını zorlaştırıyor ve Kosova’yı deplasmanda dahi tehlikeli bir takım hâline getiriyor.

Özetle; Kosova’nın savunma ve hücum organizasyonu disiplinli, oyuncular çok yönlü ve ikinci santrafor ve kenar bağlantıları ile hem oyunu derinleştiriyor hem de gol pozisyonları yaratıyorlar. Bu nedenle maç; dikkatli ve çok stratejik bir oyun gerektiriyor.

Bence Kosova bizden daha iyi bir ilk 11’e sahip. İlk on birler üzerinden bakıldığında bana kalırsa daha iyi bir ilk on bire sahipler ve bize de biraz daha ters gelen bir takım ama; tabii ki kazanmamız gerekiyor. Üçlü oynamalarının bizim için bir problem yaratabileceğini düşünüyorum çünkü; üçlü oynayan takımlarla dörtlü savunma oynayan takımlar eşleştiğinde kanat beklerini takip etmek ciddi bir sıkıntı haline geliyor. Özellikle rakibin sağ kanadı çok etkili. Vojvoda-Hoxha-Asllani-Muriqi bağlantısı..

Zaten bu takımın yapısı da böyle. Merkezleri çok sağlam. Üç stoperleri var. Çok özel isimler olmasa da iyi savunma yapan oyuncular. Onların önünde de üç orta saha oyuncusu bulunuyor.

Bu orta sahadaki oyuncular teknik kalite ya da yaratıcılıktan ziyade savunma, mücadele ve baskı yönü güçlü oyuncular. Yani üç stoper artı üç orta saha ile merkezde çok sağlam bir yapı kuruyorlar.

Peki hücum üretimini nereden sağlıyorlar? İleri uçta çok iyi iki santraforları var. Gerçekten kaliteli bir ikili. Birçok milli takım bu seviyede iki santrafora sahip değil.

Bu oyuncular hem fiziksel olarak güçlü hem de bitiricilikleri iyi. Teknik kaliteleri de hiç fena değil. Yani oldukça komple bir hücum hattı oluşturuyorlar.

Bu oyunculara kanat bekleri de ciddi destek veriyor. Kenarlardan iyi top getiriyorlar.

Bu yüzden onlarla eşleşmek kolay değil. Özellikle hücuma daha fazla çıkan kanat beklerinden biri, liginde düzenli oynayan ve dikkat çeken bir oyuncu.

Pas kalitesi, final becerisi ve teknik seviyesi oldukça yüksek.

Aynı zamanda tempolu bir oyuncu.

Bu nedenle onun sahada olması bizim için problem yaratabilir çünkü; kanat beklerini durdurmak için kenar oyuncularınızın onları takip etmesi gerekiyor.

Ki.. Eğer dörtlü savunma oynuyorsanız bizim gibi bu daha da zorlaşıyor ancak; bu oyuncuyu (Gallapeni) Kenan’la takip etmek de mantıklı olmayabilir çünkü; böyle yaparsak hem Kenan’ı yıpratırız hem de hücumda vereceği katkıyı azaltırız.

Romanya maçında da benzer bir durum yaşandı. Kenar oyuncuları sürekli geri gelmek zorunda kaldı ve bu da hücumdaki etkinliklerini düşürdü. Sürekli gidip gelmek oyuncuları yorar ve performanslarını aşağı çeker. Ferdi bunun istisnası oldu nazar değmesin diyelim.

Kosova maçında sahte dokuz gibi bir oyun planı belki daha uygun olabilir ancak; Montella’nın böyle bir değişiklik yapması zor görünüyor. Özellikle bazı oyuncuların iyi performansı sonrası kadroda büyük değişiklik beklemek kolay değil.

Yine de orta sahada farklı bir kurgu düşünülebilir. Teknik kapasitesi yüksek oyuncularla oynandığında Kosova’ya karşı daha fazla üstünlük kurulabilir çünkü; Kosova tam anlamıyla derin blokta bekleyen bir takım değil.

Geriye çekildiğinde iyi savunma yapabiliyor ama zaman zaman önde ve orta blokta baskı kurabiliyor.

Rakibi orta blokta karşılayabilen bir takım. Bize karşı da maça bu şekilde başlayabilirler. Üçlü savunma sistemi, dörtlü savunmaya karşı bire bir baskı yapmak için de oldukça uygun çünkü; sahada net eşleşmeler kurabiliyorlar.

Çift santraforla stoperlere baskı yapabiliyorlar. Kanat bekleriyle bekleri karşılıyorlar. Orta sahadaki üçlü, bizim orta sahamızla bire bir eşleşebiliyor. Savunma hattındaki üçlü de hücum oyuncularımızla eşleşme şansı buluyor.

Yani hem orta blokta bekleyen hem de zaman zaman bire bir baskı yapan bir yapı görebiliriz. Bu sistemi de iyi uyguluyorlar.

Bu nedenle bizim en dikkat etmemiz gereken konulardan biri kanatlardan yapılacak ortalar. Kanat beklerinin ileri çıkıp yaptığı ortalar, santraforlarının kafa vuruşlarıyla ciddi tehlike yaratıyor. Bu şekilde birçok pozisyon buluyorlar.

Peki bu tür takımlara karşı ne yapılabilir? Öncelikle teknik kaliteyi en üst seviyeye çıkarmak gerekiyor. İlk on birimiz bu açıdan zaten iyi durumda. Ancak topa daha fazla sahip olup oyunu kontrol etmek önemli.

Topu ne kadar iyi tutarsanız rakibin topu kazanıp geçiş oyunu oynama ihtimali o kadar azalır. Ayrıca topu kaybettiğiniz anda hızlı reaksiyon vermek çok önemli.

Baskıyı doğru ve hızlı şekilde yaparak topu geri kazanmak gerekiyor.

Bu noktada orta saha oyuncularının rolü çok kritik. Özellikle top kaybı sonrası yapılan ilk baskı, rakibin hücum geçişlerini engellemek açısından belirleyici oluyor.

Kısacası hem teknik kaliteyi doğru kullanmalı hem de top kaybı sonrası reaksiyon süresini minimuma indirmeliyiz. Bu konularda çok iyi olmamız gerekiyor çünkü; Romanya karşısında bu anlamda oldukça iyi bir performans sergiledik.

Grup aşamasının ardından deplasmanda oynadıkları play-off yarı finalinde Slovakya’yı mağlup ederek finale yükseldiler. Bu karşılaşma oldukça tempolu ve gollü geçti. Kosova’nın güçlü ve zayıf yönlerini bu maç üzerinden değerlendirmek mümkün.

Kosova sahaya üçlü savunma ve iki forvetli bir sistemle çıktı. Bu dizilişi daha önce de güçlü rakiplere karşı tercih ettiklerini görmüştük. Amaçları savunmada açık vermemek ve aynı zamanda hücumda etkisiz kalmamak. Bu sistemle dengeli bir oyun oynayabildiklerini söylemek mümkün.

Ancak savunma zaafları oldukça dikkat çekici. Maçın başında kullanılan bir duran topta geriye düştüler. Bu pozisyonda markaj hatası açık şekilde görüldü. Genel olarak savunma hattı fiziksel olarak yeterli olsa da yan toplarda ciddi sorun yaşıyorlar.

Hava toplarında ve adam paylaşımında sık sık hata yapıyorlar.

Savunmanın sağ tarafı ise en problemli bölgeleri. Bu kanattan yapılan ataklarda hem pozisyon hataları hem de bireysel hatalar dikkat çekiyor. Slovakya, İsviçre ve İsveç bu bölgeyi sürekli hedef alarak etkili oldu. Sağ bek ve sağ stoper arasındaki uyumsuzluk nedeniyle arkaya sarkmalar yaşanıyor.

Ayrıca savunma yerleşiminde dağınık yakalandıkları anlar da fazla. Rakip oyuncuların koşularını takip etmekte zorlanıyorlar ve kritik noktalarda faul yapmak zorunda kalabiliyorlar. Yan toplarda ise; sadece markaj değil, pozisyon alma konusunda da problemler yaşıyorlar ve bu durum kolay goller yemelerine neden olabiliyor.

Maçın ilerleyen anlarında da Kosova savunmasının benzer hataları devam etti.

Özellikle sağ kanattan gelen ataklarda ciddi zorluk yaşadılar zira Gallapeni çok vasat. Rakip takım, bu bölgeyi etkili kullanarak pozisyon üretmeyi başardı. Bire bir savunmada zorlanmaları ve alan paylaşımındaki eksiklikler bu zaafı daha da belirgin hale getirdi.

İç koridor savunmasında da yeterince etkili değiller. Rakipler, merkezden yaptıkları paslaşmalarla kolay şekilde savunma hattına sızabiliyor. Bu da Kosova’nın sadece kanatlarda değil, merkezde de kırılgan bir yapı sergilediğini gösteriyor.

Hava toplarında yaşadıkları problemler maç boyunca tekrar etti. Ön direkte ve arka direkte yapılan koşuları takip etmekte zorlanıyorlar. Bu da rakip takımlar için ciddi bir fırsat alanı yaratıyor. Ceza sahası içinde adam paylaşımında yaşanan hatalar, rakip oyuncuların boş kalmasına neden oluyor.

Maçın son bölümlerinde ise konsantrasyon kaybı daha belirgin hale geliyor. Oyuncuların alan paylaşımını unutup sadece topa odaklandıkları anlar var. Bu da savunma organizasyonunun tamamen bozulmasına yol açabiliyor. Aynı pozisyonda birden fazla oyuncunun aynı alanda bulunması ve bazı rakiplerin tamamen boş kalması bu durumun en net göstergesi ancak; Kosova’nın sadece zayıf yönleri yok değindiğim gibi.

Hücumda oldukça esnek ve ne yaptığını bilen bir takım görüntüsü veriyorlar. Oyun içinde tek bir plana bağlı kalmıyorlar. Gerektiğinde uzun toplarla hızlı çıkıyor, gerektiğinde kısa paslarla set hücumu kurabiliyorlar.

Örneğin uzun bir topla başlayan atak, kanat değiştirerek tehlikeli bir hücuma dönüşebiliyor. Başka bir pozisyonda ise; kısa paslarla rakip sahaya yerleşip organize bir şekilde gol bulabiliyorlar. Bu da onların oyun içinde doğru kararlar verebildiğini gösteriyor.

Geçiş oyunlarında da etkili olduklarını söylemek gerekiyor. Topu kazandıkları anda hızlı şekilde hücuma çıkabiliyorlar. Rakip savunma yerleşmeden pozisyon bulma konusunda başarılılar. Bu tür anlarda kanatları iyi kullanıyorlar ve ceza sahasına etkili ortalar yapabiliyorlar.

Kosova’nın hücum gücünde en önemli rolü oynayan isim Vedat Muriç. Hem toplu hem topsuz oyunda takımın merkezinde yer alıyor. Sık sık geriye gelerek bağlantı kuruyor, uzun topları indirerek takım arkadaşlarını oyuna sokuyor. Fiziksel gücü sayesinde hava toplarında etkili ve ceza sahası içinde ciddi bir tehdit oluşturuyor.

Birçok pozisyonda hücumun başlangıcında onun katkısını görmek mümkün. Topu alıp doğru pası vererek hücumu yönlendirebiliyor. Aynı zamanda kanatlara alan açarak diğer oyuncuların etkili olmasını sağlıyor. Bu yönüyle klasik bir santrfordan daha fazlasını sunuyor.

Kosova, duran toplarda da tehlikeli olabiliyor. Özellikle kornerlerde Muriqi’nin hava hakimiyeti önemli bir avantaj. Hem top indirebiliyor hem de doğrudan gol tehdidi yaratabiliyor. Ceza sahasında oluşan karambollerde de etkili olabiliyorlar.

Bununla birlikte, maçın belirli bölümlerinde savunmaya çekildiklerinde zaafları daha da ortaya çıkıyor. Derinde savunma yaptıklarında alan paylaşımı ve koordinasyon problemleri artıyor. Bu da rakiplerin daha rahat pozisyon bulmasına neden oluyor.

Genel olarak topa sahip olma konusunda ne çok baskın ne de tamamen geri çekilen bir yapıdalar. Dengeli bir oyun anlayışına sahipler. Ancak savunma ve hücum arasındaki bu denge her zaman korunamıyor. Özellikle savunma organizasyonundaki eksiklikler bu dengeyi bozuyor.

Kosova’nın performansı, dengeli oyun planı ile savunma zaafları arasındaki çelişkiyi net şekilde ortaya koyuyor. Savunma güvenliğini sağlamak için tercih ettikleri sistem, teoride doğru olsa da uygulamada özellikle yan toplarda ve bire bir savunmada sorunlar yaşanıyor.

Savunmanın sağ tarafında yaşanan bireysel hatalar ve hava toplarındaki yetersizlikler, rakiplerin bu bölgeyi hedef almasına neden oluyor. Ayrıca iç koridorun yeterince kapatılamaması ve zaman zaman yaşanan konsantrasyon kayıpları, savunma yapısını kırılgan hale getiriyor.

Hücum tarafında ise; daha bilinçli ve esnek bir yapı öne çıkıyor. Kosova, oyunun gerektirdiği anlarda uzun ve kısa paslar arasında doğru tercihler yapabilen bir takım görüntüsü veriyor. Bu noktada Vedat Muriç’in bağlantı oyunundaki rolü oldukça kritik. Hem uzun topları indirerek hem de hücuma yön vererek takımını ileri taşıyor.

Geçiş hücumlarında da etkili olan Kosova, doğru anları yakaladığında rakip kalede tehlike yaratabiliyor. Ancak genel tabloya bakıldığında hücumda ne yaptığını bilen, fakat savunmada aynı organizasyonu sağlayamayan bir takım oldukları söylenebilir. Özellikle geriye çekildikleri anlarda savunma zaafları daha görünür hale geliyor.

Final maçına bakıldığında Kosova’nın iç saha avantajını kullanmak isteyeceği açık. Tribün desteğiyle birlikte maça daha agresif ve temaslı başlamaları muhtemel.

Ön alanda baskı kurarak topu erken kazanmaya çalışacaklardır. Bu durum, bizim geriden oyun kurarken daha fazla baskı hissetmemize neden olabilir.

Hakem İngiliz Oliver pek kolay düdük çalmaz, hiç itiraz sevmez lüzumsuz itiraz işlerine de girmememiz lazım tat kaçırabilir..

Savunmada merkezi kalabalık tutarak rakibi kanatlara yönlendiren bir anlayış benimseyebilirler. Orta sahadaki yapı, hem ikinci topları toplamak hem de geçişlerde doğru pası vermek açısından önemli olacak. Hücumda ise daha sabırlı, fırsat odaklı ve direkt bir oyun tercih etmeleri bekleniyor. Topu kazandıkları anda hızlı şekilde ileri gitmek isteyeceklerdir.

Bizim adımıza en kritik konu, maça kontrollü başlayabilmek. Rakibin ilk baskısını doğru karşılayıp oyunu dengede tutmak gerekiyor. Geriden oyun kurarken sabırlı olmak, pas bağlantılarını kaybetmemek ve doğru anlarda tempoyu artırmak belirleyici olacaktır.

Kosova’nın savunmanın sağ tarafında yaşadığı problemler bizim için önemli bir fırsat. Bu bölgeyi etkili kullanmak, özellikle kanat organizasyonlarıyla rakibi zorlamak mümkün. Bire birlerde zorlanan bir savunmaya karşı tempo ve hareketlilikle ciddi avantaj sağlanabilir.

Duran toplar da bizim için önemli bir silah olabilir. Kosova’nın yan toplarda yaşadığı markaj ve hava topu zaafları doğru değerlendirildiğinde maçın kilidi buradan açılabilir. Ceza sahası içindeki koşuların zamanlaması ve ikinci toplara verilen reaksiyon bu noktada belirleyici olacaktır.

Savunmada ise Vedat Muriqi’ ye özel önlem almak şart birebir markajdan ziyade alan savunması yani top aldırmamak oyun görüşünü kısıtlamak gerekiyor Muriqi’nin.

Ona rahat top aldırmamak, hava toplarında iyi marke etmek ve bağlantı oyununu kesmek gerekiyor. Bu yapıldığında Kosova’nın hücum gücü önemli ölçüde azalacaktır.

Sonuç olarak millilerimizin oyunu kontrol eden, doğru anlarda hızlanan ve rakibin savunma zaaflarını hedef alan bir planla sahada olması gerekiyor. Hücum ederken savunma dengesini kaybetmemek de en az bunun kadar önemli.

Kendi güçlü yönlerimizi sahaya doğru yansıttığımız ve özellikle kanat organizasyonları ile duran topları etkili kullandığımız bir senaryoda bu zorlu deplasmandan istediğimiz sonucu alma ihtimalimiz hayli yükselecektir.

Muhtemel 11’ler;

Kosova;

Türkiye;

Skor Beklentim: 2-1 umarım biz kazanırız..

İnşallah hak edilmiş bir galibiyetle bir neslin Dünya Kupası özlemini gerçeğe dönüştürür, hep birlikte tarih yazmanın mutluluğunu yaşarız.


Av. Bilge Kaan ÖZKAN 'ın kaleminden.. sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın