Vittoria Panizzon v. NADO Italia

CAS 2024/A/10797 – Vittoria Panizzon v. NADO Italia

Uyuşmazlığın Arka Planı nedir der iseniz;

Bu kararda; İtalyan/İngiliz binici Vittoria Panizzon ile NADO Italia (İtalya Ulusal Anti‑Doping Kuruluşu) arasındaki antidoping kurallarına ilişkin bir disiplin kararına karşı CAS nezdinde yapılan itiraz incelenmiştir.

Olayda NADO Italia, 18 Kasım 2023 tarihinde Panizzon’a yapılan sürpriz antidoping kontrolünde sporcu bulunmadığı gerekçesiyle World Anti‑Doping Code (WADA) çerçevesinde elden kaçırma/kaçınma (evading) suçu ithamında bulunmuş ve biniciye dört yıllık men ve para cezası vermiştir.

Panizzon ise; kontrolün yapıldığı sırada belirtilen adreste bulunduğunu, iletişim sorunları nedeniyle DCO (Doping Kontrol Yetkilisi) ile temasa geçemediğini ve elden kaçırma niyeti bulunmadığını savunmuştur.


Tarafların iddiaları neler olmuş bakalım;

Panizzon’un savunması;

  • Sporcu; kontrol noktasında fiziksel olarak mevcut olduğunu,
  • Sinyal ve iletişim sorunları nedeniyle DCO ile temas kuramadığını,
  • Yapılan işlemin yanlış anlaşılma sonucu ortaya çıktığını,
  • Söz konusu davranışın kötü niyet veya testten kaçınma kastı ile yapılmadığını ileri sürmüştür.

NADO Italia’nın argümanları nedir derseniz; (İtalya antidoping analiz kurumu)

  • DCO, sporcu bulunduğu adrese gitmiş ancak; kendisiyle iletişime geçememiş, kontrolün tamamlanamadığını iddia etmiştir,
  • Sporcuya bildirimin uygun şekilde iletildiğini,
  • Sporcu davranışlarının antidoping kurallarını bariz şekilde ihlal ettiğini savunmuştur.

CAS hukuki değerlendirmesi

CAS Paneli, itirazın usulen uygun olduğunu ve NADO Italia’nın disiplin kararının CAS nezdinde incelenebileceğini onaylamıştır.


Delil Standardı ve İspat Yükü

Panel, WADA kodu kapsamında standartların “comfortable satisfaction / rahat inanç” esasına göre değerlendirileceğini belirtmiştir. Bu, sadece “daha olası görünüm” veya “şüpheden uzak ispat” değil daha ziyade makul ikna düzeyidir.

Yani Panel, hem objektif hem de subjektif unsurların birlikte değerlendirilmesinin gerektiğini ifade etmiştir.


Antidoping kontrolünün yürütülmesi

Panel, NADO Italia’nın kontrol bildiriminde bulunduğunu ve Panizzon’a ulaşma çabalarının görüldüğünü kabul etmiştir, ancak;

  • Sporcu, belirtilen adreste bulunduğunu ve gerçek fiziksel katkıda bulunma niyetini ispatlamıştır,
  • Sinyal ve telefon sorunlarının, DCO ile erişim eksikliğine yol açtığına dair makul kanıt sunulmuştur,
  • Bu nedenle Panel, sporcunun kontrolü “kasıtlı olarak” elden kaçırdığı konusunda yeterli kanıt olmadığı sonucuna varmıştır.

Kötü Niyet;

Panel en kritik hukuki analizlerden birini sporcunun niyetine ilişkin yapmıştır:

  • WADA kurallarında evading (kaçma/eludation) suçunun tanımında kötü niyet unsurunun varlığı aranır;
  • Panel, Panizzon’un niyetinin elden kaçırmak değil, koşullar nedeniyle kontrolü gerçekleştirememe olduğunu değerlendirmiştir.

Bu tespit, kararın esas sonucunu belirleyen ana unsur olmuştur.


CAS nihai kararında;

CAS yargılama neticesinde şu önemli kararlara varmıştır:

  1. NADO Italia’nın disiplin kararı iptal edilmiştir.
  2. Panizzon lehine verilen antidoping yaptırımı CAS tarafından kabul edilmemiştir.
  3. Panel, sporcu hakkında suçu sabit görecek yeterli delil bulunmadığı sonucuna varmıştır.
  4. Bu nedenle TNA (Ulusal Doping Mahkemesi) ve onun kararları da geçersiz hale getirilmiştir.

Spor Hukuku açısından kararın ehemmiyeti nedir ?

Bu karar, CAS’ın antidoping uyuşmazlıklarında niyet unsurunu ciddi şekilde değerlendirdiğini göstermektedir:

  • Bir sporcunun kontrol sırasında fiziksel olarak mevcut olması ama iletişim eksikliği nedeniyle testin gerçekleşememesi, otomatik olarak elden kaçırma olarak değerlendirilemez.
  • Antidoping kurallarında kötü niyetin somut olarak ortaya konulması gerekir.
  • Bu, antidoping süreçlerinde hem DCO’ların bildirim yöntemlerini hem sporcuların savunma haklarını dengeleyen önemli bir içtihattır.

İşbu kararda; İtalyan/İngiliz binici Vittoria Panizzon ile NADO Italia arasında bir antidoping kontrolünün hukuki niteliği incelenmiştir.

Sporcu, kontrol tarihinde bildirildiği yerde bulunduğunu ve iletişim sorunları nedeniyle teste katılamadığını savunmuştur. NADO Italia ise sporcunun testi elden kaçırdığını iddia etmiştir.

CAS, sporcu lehine delillerin yeterli olduğunu ve kötü niyetin kanıtlanmadığını tespit ederek disiplin kararını iptal etmiştir.


Av. Bilge Kaan ÖZKAN 'ın kaleminden.. sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın