Beşiktaş-Galatasaray MAÇ ANALİZİ

Türk futbolunun en büyük rekabetlerinden biri olan Beşiktaş – Galatasaray derbisi; Dolmabahçe’de son yıllarda ağırlıklı olarak ev sahibi ekip olan Beşiktaş’ımızın üstünlüğüyle sonuçlanıyor. Çoğu zaman sezonun psikolojisini, taraftarın ruh halini ve hatta şampiyonluk yarışının kaderini belirleyen bir mihenk taşına dönüşüveriyor Dolmabahçe derbileri..

Bu sezonki derbiye gelindiğinde iki takım da farklı hikâyelerle sahaya çıkıyor. Galatasaray sezon boyunca zaman zaman tökezlemiş olsa da bilhassa Juve deplamsanında.. Genel kalite ve kadro derinliği açısından güçlü bir görüntü sergiliyor. Beşiktaş ise; yalnızca sezonun değil son yılların en formda dönemlerinden birini yaşıyor. Siyah-beyazlı ekip yakaladığı ivmeyle hem saha içi performansını hem de tribün atmosferini seneler sonra yukarı taşımayı başardı.

Dolmabahçe’de oynanacak bu mücadelede taktik planlar, bireysel performanslar ve kritik eşleşmeler ve elbette VAR derbinin kaderini belirleyecek.

Siyah-beyazlı ekip bir süre önce yakaladığı yenilmeme serisini galibiyet serisine çevirmeyi başardı ve bu süreçte takımın atmosferi de ciddi biçimde değişti.

Beşiktaş’ın son haftalarda yakaladığı bu hava aslında kulübün DNA’sına oldukça uygun. Beşiktaş tarihsel olarak yakaladığı momentumu büyütebilen ve o atmosferin içine girebilen takımların başında geliyor. Son haftalarda hem saha içindeki oyun hem de tribünlerde oluşan enerji bu durumun açık göstergesi niteliğinde..

Hafta içi oynanan Çaykur Rize kupa maçında bilet fiyatlarında indirime gidilmesi stadın tam kapasite dolu olması da bu değişimin bir işaretiydi. Bu durum Beşiktaş’ta yaklaşım biçiminin değiştiğini gösteriyor. Takım aslında sezonun ilk yarısında da belirli bir oyun modelini denemeye başlamıştı ancak; o dönemde bu oyunun sonuç üretmemesinin en önemli nedenlerinden biri bireysel kalite eksikliği ve takım içerisindeki yaratıcı futbolcularla teknik heyet/yönetim uyumsuzluğuydu.

Geçmiş dönemde Beşiktaş ön alanda yoğun baskı yaparak savunma güvenliğini ikinci plana atıyordu. Bu yüzden kalecilerinin yediği gol sayısı onlar da ekstra formsuz olunca çoğu zaman beklenen gol değerinin hayli üzerine çıkıyordu. Son dönemde yapılan birkaç önemli dokunuşla bu şablon daha dengeli hale geldi. Artık takım hem rakip kalede hem de kendi kalesini savunma konusunda çok daha dengeli bir görüntü veriyor.

Özellikle; Olaitan, Agbadou, Oh ve Murillo’nun adeta cuk oturması bunda çok önemli etken.

Rizespor maçında da bunu net biçimde gördük. Aslında Göztepe maçı bu yapının en iyi örneklerinden biriydi. Başakşehir ve Kocaelispor deplasmanlarında da Beşiktaş’ın iyi oynadığını ve farklı maçlarda farklı görevleri yerine getirebildiğini gördük. Bir maçta hücum, bir maçta savunma öne çıktı ama genel gidişatın yukarı doğru olduğu açık.

Beşiktaş’ta değişen en büyük şeylerden biri takımın kendi yarı sahasını çok daha iyi savunmaya başlaması. Bu gelişimi sadece pres performansı üzerinden değil, savunma organizasyonu üzerinden de okumak gerekiyor.

Wilfred Ndidi’nin performansı burada belirleyici oldu. Sezonun ilk bölümünde farklı bir görüntü veren Ndidi, Afrika Kupası’ndan döndükten sonra çok daha güven veren bir savunma oyuncusuna dönüştü. Bu gelişimde hem taktiksel düzenin hem de teknik direktör dokunuşunun önemli payı var diye düşünüyorum Sergen hoca ve yardımcılarının katkısı yadsınamaz bu noktada.

Beşiktaş’ın orta saha kurgusunda yapılan değişiklik de önemli. Rafa Silva merkezli yapıdan çıkılıp Orkun Kökçü’nün daha ofansif orta saha rolünde kullanıldığı bir sisteme geçildi. Ndidi’nin yanına Salih Uçan, Junior Olaitan veya Asslani gibi isimlerin eklenmesiyle üç merkezli bir yapı oluştu.

Bu sayede Ndidi top çıkışlarında birinci opsiyon olmak zorunda kalmıyor. Bu da onun için büyük bir avantaj. Aynı zamanda savunma görevinde daha fazla destek alıyor.

Son haftalara bakıldığında Ndidi’nin top kapma ve pas arası gibi savunma istatistiklerinde öne çıktığı görülüyor. Leicester da olduğu gibi..

Orkun Kökçü’nün hücum katkısı da belirgin şekilde arttı.

Üç merkezli orta saha yapısı sadece orta sahayı değil savunmayı da destekliyor. Bekler ve stoperler bu yapı sayesinde daha güvenli oynayabiliyor. Bu yüzden Beşiktaş kendi yarı sahasında çok daha sağlam bir takım haline geldi.

Kocaelispor deplasmanı buna çok iyi bir örnek. Eğer; Beşiktaş, o maça eski oyun yapısıyla çıksaydı hücum açısından çok daha fazla üretken olabilirdi ama; gol yemeden maçı bitirmesi oldukça zor olurdu.

Son dört maçta dikkat çeken bir başka unsur da takımın oyun tercihleri. Ç.Rizespor, Göztepe, Başakşehir ve Kocaeli maçlarına baktığımızda Beşiktaş’ın artık farklı bir savunma anlayışı benimsediğini görüyoruz;

Beşiktaş rakip üçüncü bölgede çok agresif pres yapan bir takım değil. Sergen Yalçın döneminde buna daha çok alışkındık aslında şampiyonluk sezonunda. Okan Buruk’un Galatasaray’ında da benzer bir baskı anlayışı var.

Bu Beşiktaş ise; daha çok rakip stoperleri ve kaleciyi rahat bırakıp orta blokta kalabalıklaşmayı tercih eden bir takım haline geldi. Bu yaklaşım sezonun ortalarında Fenerbahçe’de Domenico Tedesco’nun uyguladığı modeli de andırıyor.

Son dört maçın verileri de bunu destekliyor. Beşiktaş rakip yarı sahada top kaybından sonra ilk 10 saniyede agresif reaksiyon verme konusunda ligin en az deneme yapan takımlarından biri ancak; sahada izlerken bu durum çok hissedilmiyor çünkü; Beşiktaş top kaybı sonrası hemen baskı yapmak yerine orta blokta yeniden konumlanmayı tercih ediyor.

Benzer bir veri de topu rakip yarı sahada geri kazanma istatistiklerinde görülüyor. Beşiktaş bu alanda ligin en düşük verilerinden birine sahip buna rağmen; sahadaki sonuçlara bakıldığında Beşiktaş’ın kalesinde düşük xG gördüğünü, yani rakiplere çok net pozisyon vermediğini görüyoruz. Özetle, takım tek bir oyuncuya(Rafa) oyunu emanet etmediğinde daha oturaklı bir hale geldi ve sonuç almayı başarıyor.


Derbi planı nasıl olur ?

Galatasaray maçına gelirken Beşiktaş’ın bu bekleyen oyun tarzı önemli olabilir çünkü; Galatasaray çözüm üretmek zorunda kalan takımlara karşı zaman zaman zorlanabiliyor.

Beşiktaş’ın Galatasaray’a karşı çok agresif bir ön alan baskısı yapması ise; telafisi mümkün olmayacak bazı riskler barındırıyor.

Beşiktaş’ın Galatasaray’a göre daha atletik veya daha hızlı bir takım olduğunu söylemek zor. Savunma kalitesi açısından da bire bir eşleşmeler Galatasaray’ın hücum gücünü tamamen dengeleyebilecek seviyede değil.

Eğer Beşiktaş tüm sahada bire bir baskı yaparsa Galatasaray özellikle rotasyonlar ve bire bir eşleşmeler üzerinden avantaj yakalayacaktır.

Özellikle Victor Osimhen faktörü bu noktada çok belirleyici. Hele ki onun adeta panzehiri.. Emirhan’ın yokluğunda..

Geçmişte Emirhan ile bire bir eşleşmelerde Osimhen’i belirli ölçüde kontrol edebilen Beşiktaş, Emirhan’ın yokluğunda bu avantajı kaybedebilir. Thiago Djalo veya oynarsa Felix Uduokhai ile yapılacak eşleşmeler Osimhen için daha avantajlı olabilir.

Şahsi kanaatim Djalo’nun oynamasından yana zira herhangi bir baskı hattı kuracaksak savunma tarafından ya da orta saha çizgisi üzerinde yahut o civarda Felix’in araya şişirilebilecek ya da tek topla kaçırılacak pozisyonlarda yeterince verim veremeyeceğini düşünüyorum. Felix daha fazla kapanmak gereken kapalı savunma mantalitesinin benimsenmesi gereken deplasman derbilerinde tercihim olur açıkçası..Alan uzadıkça Felix’in defoları çok fazla ortaya çıkıyor.

Bir diğer önemli eşleşme ise; Barış Alper Yılmaz ile Rıdvan Yılmaz arasında olacak. Barış Alper’in dripling gücü bu eşleşmede kuvvetle muhtemel Galatasaray lehine çalışacaktır.

Bu yüzden Beşiktaş’ın özellikle sol tarafını desteklemesi gerekiyor.

Bunun için birkaç farklı senaryo mümkün:

  • Junior Olaitan’ın savunmaya daha fazla yardım etmesi
  • Stoperlerden birinin Rıdvan’a yakın oynaması
  • Ndidi’nin o bölgeye kayarak destek vermesi
  • Asslani’nin hücum katkısını sürpriz bir isme bırakarak(N’Didi olabilir) bu bölgeye yardımı

Bu tercihlerden hangisi uygulanırsa uygulansın Beşiktaş’ın savunma güvenliğini öncelik haline getirmesi gerekiyor. Bilhassa Barış ve Osimhen’e yardımlı ve kademeli savunma şart.


Galatasaray’ın oyun planı nedir derseniz;

Galatasaray açısından bakıldığında takımın temel planı yine ön alan baskısı olacaktır.

Önemli olan şu; hangi ölçüde hangi dozajda bu ön alan presi tercih edilecek akıllarda Liverpool maçı varken..

Osimhen’in baskı başlatması, kanat oyuncularının bek-stoper arasını kapatması ve orta sahada yoğun bir pres yapılması bekleniyor.

Kanat oyuncuları burada kilit rol oynayacak. Barış Alper bire birde adam eksiltme konusunda oldukça etkili. Diğer kanatta ise Noel hem orta açabilen hem de ceza sahasına koşu yapabilen bir oyuncu.

Galatasaray’ın iki bek oyuncusu da sürekli hücuma katıldığı için bu durum Beşiktaş kanat oyuncularının savunma görevini artırıyor.


Maçın muhtemel ”Kilit Oyuncuları”;

Beşiktaş adına birkaç oyuncu öne çıkıyor.

  • N’Didi savunma katkısının yanında gol üretmeye de başladı.
  • Oh attığı attırdığı gollerin tamamı jeneriklik maşallah diyelim. İstim üstünde Onuachu ve Osimhen’le beraber ligimizde..
  • Agbadou stoper hattına büyük güven verdi.
  • Asslani’nin performansı giderek yükseliyor pas kalitesi çok mu iyi tartışılır ama oyunun hep içinde kaybolmuyor, sorumluluk alıyor.
  • Orkun Kökçü hücum organizasyonlarının en önemli parçası.

Ancak bu maçta Beşiktaş adına en kritik oyuncu Junior Olaitan olacaktır.

Olaitan’ın hem savunmada yardım etmesi hem de driplinglerle Galatasaray baskısını kırmasını bekliyorum açıkçası dikine gidebilen cesur ve sorumluluk almayı seven bir yapısı var. Kendini kanıtlamak istiyor gün be gün ve üzerine koyarak da ilerliyor.

Gedson’un bireysel performansı ile aldığı maçta olduğu gibi hat kıran paslar ve dribbling lerle Galatasaray savunmasının başını ağrıtacağını düşünüyorum.

Galatasaray cephesinde ise iki isim öne çıkıyor:

  • Lucas Torreira orta sahadaki dengeyi sağlayan oyuncu
  • Victor Osimhen ise derbinin en büyük gol tehdidi

Duran toplar..(Arsenal değiliz belki ama..)

Beşiktaş bu sezon duran toplardan Galatasaray’dan daha fazla gol buldu. Bu durum tesadüf değil.

Takımın attığı gollere bakıldığında farklı organizasyonların denendiği görülüyor.

Galatasaray ise; duran toplarda çoğunlukla alan savunması yapıyor. Ön direkte Lucas Torreira ve Eren Elmalı’nın görev alması hava toplarında dezavantaj yaratabilir.

5-2’lik Juve maçı örneğinde olduğu gibi Sara’nın da şapkadan tavşan çıkardığı bir gününe denk gelmemek lazım can yakar.

Beşiktaş’ın özellikle bu maça özel varyasyonlar ve organizasyonlar çalıştığını düşünüyorum. Çok özel bir gol izleyebiliriz. Orkun ve Cerny üzerinden..


Muhtemel 11’ler

Beşiktaş

Galatasaray


Beşiktaş’ın oyun yapısı

Beşiktaş sezonun ilk bölümünde daha agresif, ön alanda baskıyı tercih eden bir takım görüntüsündeydi ancak; bu yaklaşım savunma dengesini bozuyordu.

Özellikle kalecilerin(Ersin ve Mert Günok) yediği gol sayısının beklenen gol değerinin üzerine çıkması bu durumun önemli bir göstergesiydi. Elbette kişisel form durumları da buna sirayet etti, işin tuzu biberi oldu.

Son haftalarda yapılan taktik değişikliklerle birlikte Beşiktaş daha kontrollü bir yapıya geçti.

Bu yeni yapı üç temel özellik üzerine kuruluyor:

  • orta blok savunması
  • üç merkezli orta saha
  • top kaybı sonrası hızlı geri yerleşme

Beşiktaş artık rakip stoperlere sürekli baskı yapan bir takım değil. Bunun yerine orta blokta kalabalıklaşarak rakibin merkezden ilerlemesini zorlaştırıyor.

Bu durum istatistiklere de yansımış durumda. Beşiktaş son haftalarda rakip yarı sahada top kaybından sonra agresif reaksiyon verme konusunda ligin en düşük denemelerinden birine sahip ancak; buna rağmen rakiplere verilen pozisyon kalitesi oldukça düşük. Bu da takımın savunma organizasyonunun oturduğunu gösteriyor.


Galatasaray’ın oyun yapısı

Galatasaray ise; yapı daha farklı bir karaktere sahip.

Okan Buruk’un takımı topa sahip olmayı ve ön alan baskısını temel oyun prensibi olarak kullanıyor. Galatasaray’ın en güçlü olduğu noktalardan biri, rakip savunma hattına sürekli baskı yaparak topu rakip yarı sahada kazanmaya çalışmasıdır.

Bunun için üç oyuncu kritik rol oynuyor:

  • Osimhen
  • Barış Alper
  • kanat oyuncusu (Sane, Yunus, Sallai, Lang)

Bu üçlü presin ilk hattını oluşturuyor.

Orta sahada Torreira ve Lemina presi desteklerken Sara oyun kurulumunu organize ediyor.

Galatasaray’ın en önemli hücum silahlarından biri ise; beklerin sürekli hücuma katılması.. Eren ve Sallai genişlik sağlayarak hücum varyasyonlarını artıracaktır.



SAVUNMA HATTI ANALİZİ

Murillo – Sane eşleşmesi

Murillo’nun karşısında Sane gibi dünya çapında bir kanat oyuncusu olacak.

Sane’nin en büyük özelliği hız ve bire birde adam geçme becerisi. Murillo’nun bu eşleşmede pozisyon disiplinini koruması gerekiyor.

Eğer Sane bire birde alan bulursa Galatasaray önemli avantaj yakalayabilir.

Hakeza Murillo’nun süpriz topla çıkışlarında iki muhteşem golcü vuruşuyla goller bulduğunu gördük. Galatasaray burada tıpkı Barış’a alınacak önlem benzeri kademeli savunmayı tercih edip Beşiktaş’ın oyun kurulumunu baskıyla, yıldırıcı faullerle rakibinin sol kanadına çekmeye çalışacaktır.


Agbadou – Osimhen eşleşmesi

Bu derbinin belki de en kritik eşleşmesi.

Osimhen Avrupa’nın en güçlü forvetlerinden biri.

Hızlı, fiziksel olarak dominant ve hava toplarında etkili.

Agbadou ise; Beşiktaş savunmasına büyük sertlik ve denge getiren bir oyuncu.

Bu eşleşmede önemli olan şey yalnızca bire bir mücadele değil. Beşiktaş’ın Osimhen’i mümkün olduğunca orta sahaya yaklaştırmadan savunması gerekiyor.

Eğer Osimhen savunma arkasına koşu alanı bulursa durdurulması çok zor olacaktır.


Djalo – Barış Alper

Barış Alper son yıllarda Süper Lig’in en etkili kanat oyuncularından biri haline geldi.

Fiziksel gücü, sürati ve dripling becerisi sayesinde savunmaları zorlayan bir oyuncu.

Djalo’nun bu eşleşmede yalnız kalmaması gerekiyor. Özellikle Ndidi veya Asslani’nin yardımı kritik olabilir.


Rıdvan – Sallai

Rıdvan Yılmaz hücum katkısı yüksek bir bek. Ancak bu durum savunma arkasında boşluklar bırakabiliyor.

Sallai ise; hem savunma hem hücum katkısı olan bir oyuncu.

Bu eşleşme oyunun dengesini belirleyebilir. Tabii Sallai tercihi gelirse Okan hocadan.


ORTA SAHA ANALİZİ

Ndidi

Beşiktaş’ın savunma dengesi büyük ölçüde Ndidi’ye bağlı.

Top kapma, alan kapatma ve savunma organizasyonu konusunda takımın en kritik oyuncularından biri.

Bu maçta Ndidi’nin görevi yalnızca top kazanmak değil aynı zamanda Osimhen’e giden pas kanallarını kesmek olacak.


Orkun Kökçü

Orkun Beşiktaş’ın en yaratıcı oyuncusu.

Uzaktan şut, ara pas ve oyun yönünü değiştirme konusunda oldukça etkili.

Galatasaray’ın presini kırmak için Orkun’un pas kalitesi belirleyici olacak.


Asslani

Asslani daha çok derin oyun kurucu rolünde.

Topu savunmadan alıp hücum hattına taşıma görevini üstleniyor.

Ancak derbilerde fiziksel mücadele çok önemli olduğu için Asslani’nin bu tempoya nasıl cevap vereceği merak konusu.


Torreira

Galatasaray orta sahasının beyni.

Top kapma, pres ve oyun temposunu belirleme konusunda çok önemli.

Beşiktaş’ın orta sahada rahat oynamaması için sürekli baskı yapacaktır.


Lemina

Lemina fiziksel gücüyle Galatasaray orta sahasına sertlik katıyor.

Derbilerde bu tarz oyuncular çok değerli olur. Lemina 10 üzerinden 6 sını göremeyeceğiniz tipte bir futbolcu minimum 7 verir size sakat değilse oynadığı her maçta..


Sara

Sara ise; Galatasaray’ın pas bağlantılarını kuran oyuncu.

Eğer Sara rahat oynarsa Galatasaray hücumları çok daha organize olur.


HÜCUM HATTI ANALİZİ

Olaitan

Beşiktaş’ın en formda oyuncularından biri.

Hem savunmaya yardım ediyor hem de driplinglerle rakip savunmayı bozabiliyor.

Bu maçta Beşiktaş adına kilit oyunculardan biri olacak.


Cerny

Cerny hızlı ve teknik bir kanat oyuncusu.

Galatasaray beklerinin hücuma çıktığı anlarda bulacağı boşluklar Beşiktaş için fırsat olabilir.


Oh

Oh savunma arkasına koşular yapabilen bir forvet.

Galatasaray savunması öne çıktığında bu koşular önemli hale gelebilir.


Sane

Galatasaray’ın hücum kalitesini belirleyen oyunculardan biri.

Topla hızlandığında durdurulması çok zor.


Barış Alper

Dripling ve fizik gücüyle sürekli tehdit oluşturuyor.


Osimhen

Galatasaray’ın en büyük gol silahı.

Savunma arkasına koşular, hava topları ve fiziksel üstünlük onun en büyük avantajları.


Duran Toplar

Beşiktaş bu sezon duran toplardan oldukça fazla gol buldu.

Özellikle ön direğe yapılan ortalar siyah beyazlıların önemli silahlarından biri.

Galatasaray ise; genellikle alan savunması yapıyor. Bu durum ön direk koşularında problem yaratabilir.


Maçın Kilit Faktörleri

Bu derbide sonucu belirleyebilecek faktörler şunlar olacak:

  1. Osimhen – Agbadou eşleşmesi
  2. Orta saha mücadelesi
  3. Beşiktaş’ın duran topları
  4. Galatasaray’ın ön alan baskısı
  5. Kanat eşleşmeleri

Genel maç değerlendirmem;

Galatasaray bireysel kalite açısından bazı pozisyonlarda daha güçlü bir kadroya sahip. Ancak Beşiktaş son haftalarda çok daha dengeli bir takım görüntüsü veriyor.

Dolmabahçe’deki atmosfer de düşünüldüğünde bu derbi oldukça dengeli geçebilir.

Bireysel performanslar, kritik anlar ve duran toplar bu karşılaşmanın kaderini belirleyecek.

Bu yüzden kağıt üzerinde bir favori belirlemek zor ancak; futbolun doğası gereği derbiler çoğu zaman taktik planlardan çok momentum, psikoloji ve bireysel performanslarla belirlenir.

Dolmabahçe’de bizi yüksek tempolu, sert ve uzun süre konuşulacak bir derbi bekliyor.

Sonuç Beklentisi

Bu derbide bire bir eşleşmelerin bazı noktalarda Galatasaray lehine gelişmesi mümkün. Bu yüzden Beşiktaş’ın çok agresif bir baskı planı yerine daha dengeli bir oyun tercih etmesi lazım. Dolmabahçe’deki atmosfer ve taraftar faktörü her zaman belirleyici olur.

Maçın stres seviyesi yüksek olacak. Bireysel performanslar, duran toplar ve kritik anlar derbinin kaderini belirleyecektir.

Bu maçın kaderini; yalnızca kadro kalitesi değil, fikstür ve enerji yönetimi belirleyecek çünkü; üç gün sonra Galatasaray’ın karşısında Liverpool gibi Avrupa’nın en yüksek tempolu takımlarından birisi olacak. Böyle bir maç öncesi ister istemez oyuncuların bilinçaltında küçük bir frene basma durumu oluşacaktır.

Özellikle Victor Osimhen, Lucas Torreira ve Barış Alper Yılmaz gibi yüksek eforla oynayan isimlerde bu risk daha da belirgin ve maça da sirayet edecektir.

Beşiktaş tarafında ise; tablo biraz farklı. Özellikle orta sahada Wilfred Ndidi ve Orkun Kökçü gibi fizik ve pas kalitesini birleştiren oyuncularla oyunu sertleştirip Galatasaray’ın ritmini bozmak isteyeceğiz. Kanatlarda Václav Černý ve Olaitan’ın hızlı geçişleri de özellikle Eren Elmalı tarafını zorlayacaktır. Öyle ki Jakops hamlesine mecbur kalacağını zannediyorum Okan hocanın maçın ikinci yarısında..

Galatasaray’ın hücum hattı ise; her zaman olduğu gibi tek bir anla maçı kırabilecek kaliteye sahip. Osimhen’in derin koşuları, Leroy Sané’nin bire birleri sonrasında ortaları ve Barış Alper’in fizik gücü bir anda skoru değiştirebilir. Burada kritik soru şu: Galatasaray bu maçta %100 risk alacak mı, yoksa Liverpool maçını düşünerek kontrollü mü oynayacak?

Benim okuduğum senaryo şu:
İlk 45 dk denge oyunu şeklinde geçecektir.. Tempo zaman zaman çok yükselecektir genel oyun temposu normal bir süper maçından farksız olmayacaktır.

Ben Beşiktaş’ın ikinci yarıda maçı ve skoru koparacağını düşünüyorum

Skor tahminim ise:

Beşiktaş 2-1 Galatasaray..


Av. Bilge Kaan ÖZKAN 'ın kaleminden.. sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın