
”Sezer açık konuştu..”
Eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer; gündeme damgasını vuran açıklamalarıyla bir kez daha tartışmaları alevlendirmişti. “Kişiye özel anayasa olmaz” vurgusuyla başlayan Sezer’in sözleri, yalnızca hukuki bir çerçeveyi değil, aynı zamanda siyasetin güncel gündemine dair net bir eleştiriyi de içeriyor. Türkiye’de son dönemde artan anayasa tartışmaları, başkanlık sistemi ve kişiselleştirilmiş politik uygulamalar bağlamında, Sezer’in mesajı sert bir uyarı niteliği taşıyor.
Sezer’in sözleri, bir yönüyle geçmiş deneyimlere dayanıyor. Bugünkü konjonktür de Sezer’in uyarısını haklı çıkaracak nitelikte ancak; esas dikkat çeken, bu uyarının sadece hukuki boyutta kalmayıp, siyasi da bir mesaj içeriyor olması. Açıklamada, kişiye özel hukuki düzenlemelerin toplumda derin bir güvensizlik yaratacağı ve demokratik süreçleri zedeleyeceği özellikle vurgulanıyor.
Eleştirinin hedefi net: Siyasi iktidarın ve yetkililerin hukuku kendi avantajlarına göre şekillendirmeye çalışması, Sezer’in tabiriyle “anayasayı bir kişi için özel kılma” çabaları, ülkenin demokratik ve hukuki temellerini tehdit ediyor. Bu noktada, Sezer’in açıklaması yalnızca geçmiş bir birikimin hatırlatması değil, aynı zamanda bugüne dair ciddi bir uyarı niteliğinde.

Sezer’in duruşu, hukukun üstünlüğü ve demokratik değerler ekseninde, Türkiye’de uzun yıllardır tartışılan siyasetin ve hukuk sisteminin bağımsızlığı konusunu yeniden gündeme taşıyor. Açıklamalar, hem siyasi aktörlere hem de topluma yöneltilmiş bir çağrı: “Güç, kişilerin değil, sistemin elinde olmalıdır.”
Kamuoyunun gündemini sarsan bu açıklamalar, özellikle anayasa değişiklikleri ve siyasi hamlelerin tartışıldığı bir dönemde, Sezer’in hukuk ve demokrasi vurgusunu yeniden hatırlatıyor. Bu nedenle, açıklama yalnızca bir eski cumhurbaşkanının görüşü olarak değil; aynı zamanda Türkiye siyasetinin geleceğine dair sert ve açık bir mesaj olarak okunmalı.
Hukukun üstünlüğünü hiçe sayan uygulamalar ve kişiselleştirilmiş siyaset, toplumun temel güvenini zedelemekte, demokrasiye olan inancı sarsmaktadır.
Sn. Sezer’in sözleri, bir kez daha hatırlatıyor ki; anayasa ve yasalar, ne bir kişi ne de bir iktidar için biçimlendirilemez. Türkiye’nin istikrarı, demokratik temellerin korunmasına bağlıdır ve bu temeller, hiçbir siyasi çıkar uğruna ödün verilemez.
Kısacası, hukukun üstünlüğü ve demokratik değerler kişisel iktidar hesaplarının çok ötesinde bir meseledir ve Sezer’in tarihi uyarısı, bu gerçeği bugüne dek taşımıştır..
Av. Bilge Kaan ÖZKAN 'ın kaleminden.. sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.