Futbola keyfini veren ve tabii olarak bir hayli önem teşkil eden bazı kuralları belki de temelinden değiştirecek tam 10 yıllık transfer davası sonunda sona erdi..
Avrupa Adalet Divanı, FIFA’nın transfer kurallarının; Avrupa Birliği yasalarına aykırı olduğuna karar verdi.

Eski Fransız milli oyuncu Lassana Diarra, bu dava ve sonuçlarıyla yeni Bosman olacak gibi gözüküyor.

Şimdilik ortaya çıkan sonuçlar ve tablo itibariyle o kadar mühim bir dava gibi gözükmüyor ama; Diarra davasının sonuçları ilerleyen dönemde en azından Avrupa Birliği içindeki transfer kurallarının değişmesine muhakkak surette yol açacaktır.
Konunun detayına girecek olursak; 2013 yılında Rusya’nın Lokomotif Moskova takımıyla 4 yıllık bir sözleşme imzalayan Fransız futbolcu Lassana Diarra, maaşındaki kesintiler sebebiyle sözleşmesini tek taraflı olarak feshetmişti. Ardından Lokomotiv, Diarra’ya karşı FIFA’nın anlaşmazlık çözüm kuruluna başvurarak tazminat talep etmişti.

Diarra’nın karşı iddiasına rağmen kurul, Lokomotif’in lehine karar verip oyuncuya tam 10,5 milyon Euro ceza kesmişti. Aynı dönemde Diarra, Belçika Kulübü Charleroi’dan bir sözleşme teklifi almıştı ancak; kabul için kulübün bir koşulu vardı.
Charleroi, Diarra’nın; Lokomotif’e olan mali yükümlülüklerinden sorumlu olmayacağına dair FIFA’dan onay almak istiyordu.

FIFA, bu garantileri vermedi çünkü; kuralları gereği uluslararası transfer belgesi bir oyuncunun ayrıldığı lig tarafından verilmeliydi ve bu gerçekleşmeden herhangi bir anlaşma yapılamazdı. O dönem henüz Lokomotif’e herhangi bir ödeme yapılmadığı için oyuncu ligden bu izni alamadı.
Bunun üzerine Fransız oyuncu tam bir yıl boyunca kulüpsüz kaldı ve sonuç olarak Aralık 2015’te Diarra, FIFA ve Belçika ligine karşı kayıp gelir talep ederek yasal işlem başlattı.
Bu uzun süreç geçen hafta kararın açıklamasına dek sürdü.
FIFA ile Diarra arasındaki davanın sonucunda verilen kararda FIFA’nın, oyuncuların sözleşme fesihleri ile ilgili bazı düzenlemelerinin Avrupa Birliği kanunlarına aykırı olduğu belirtildi.

Haliyle bu durum futbol dünyasında büyük belirsizliklere yol açacaktır.
FIFA’nın talimatlarına göre bir oyuncu eski kulübüyle olan sözleşmesini haksız bir nedenle feshederse hem oyuncu hem de yeni kulüp eski kulübe tazminat ödemek zorunda kalabiliyordu ancak; Avrupa Birliği Adalet Divanı bu düzenlemenin oyuncuların serbest dolaşım haklarını engellediğini belirtti.
Avrupa Adalet Divanı, Avrupa Birliği içinde oyuncuların serbest dolaşım hakkını kısıtladığına kanaat getirdi. Adalet Divanı kararının özetinde profesyonel futbolcuların uluslararası transferlerine ilişkin bazı FIFA kuralları Avrupa Birliği hukukuna aykırıdır başlığıyla şu gerekçeleri ileri sürdü.


İlk olarak ; söz konusu kurallar, profesyonel oyuncuların yeni bir kulüpte çalışarak faaliyetlerini geliştirme isteklerini engelleme niteliğine sahiptir. Bu kurallar bu oyuncular ve onları çalıştırmak isteyen kulüpler üzerinde önemli yasal riskler öngörülemeyen ve potansiyel olarak çok yüksek mali riskler ile büyük sportif riskler oluşturmaktadır ve tüm bunlar bir araya geldiğinde bu oyuncuların uluslararası transferlerini engellemektedir.
İkinci olarak, mahkeme; bu kuralların amacının Avrupa Birliği’ndeki kulüplerin, diğer kulüplerle sözleşmesi olan veya haksız bir şekilde sözleşmesini fesheden oyuncuları transfer ederek sınır ötesi rekabeti kısıtlamak ya da engellemek olduğunu belirtti. Ayrıca bu kuralların gerekli ya da zorunlu olmadığını da ifade etti.
Lüksemburg merkezli mahkemenin gerekçeleri; kuralların spor müsabakalarının düzenliliği sağlamak amacıyla gerekli olduğu yönündeki gerekçelerin yetersiz olduğunu çünkü; bu kuralların bu amacı gerçekleştirmek için gerekli olandan daha fazlasını içerdiğini ortaya koydu.
Dava şimdi 9 yıldır devam ettiği için Belçika mahkemelerine geri dönecek ve orada çözülecek.

Belçika’da Mons Temyiz Mahkemesi, Avrupa Birliği Adalet Divanı’ndan bu konuda sadece tavsiye bir görüş istemişti.
Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın bu kararı FIFA’nın oyuncu transferleri ve sözleşme fesihleri ile ilgili mevcut kurallarında değişikliğe gitmesine neden olabilir.
Artık bir futbolcu çalışma hakkım elimden alınıyor diyerek başvuru yaptığında bu tür fesih davalarında oyuncudan yana bir yaklaşım daha sık görülebilir.
Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi Yargıcı kıymetli Emin Özkurt’a göre;
”Burada FIFA’nın düzenini bozan, düzenini değiştirmeye doğru iten bir yaklaşım görüyoruz Avrupa Adalet Divanı’ndan. Avrupa Adalet Divanı diyor ki; senin bu talimatla önceki kulübün alacağını hem yeni kulüpten hem oyuncudan talep ediyor olman bir manada oyuncunun serbest dolaşımını ve yeni işler bulmasını engelleyici bir hükümdür diyor.”
Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın FIFA’nın bu talimatlarını değiştirmeye zorlayıcı bir tavır aldığını da görebiliyoruz. FIFA oyuncuların sözleşme fesihlerinde hem oyuncu hem de yeni kulübün eski kulübe tazminat ödemesini zorunlu kılan bu düzenlemeyi değiştirmek zorunda kalacak gibi görünüyor.

Ayrıca geçtiğimiz hafta İsviçre’de FIFA’nın hukuk direktörü Emilio Garcia Silvero ile Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi’nde Kasım bir toplantısında bu konu gündeme gelmiş FIFA yetkilileri Avrupa Birliği Adalet Divanı bu kararının FIFA aleyhinde olacağını öngörmüş ve buna uygun değişiklikler üzerinde çalışmaya başlamışlar şu an için FIFA’yı doğrudan etkileyen somut bir durum yok, ancak; ilerleyen dönemlerde FIFA talimatlarında bu karara uygun değişiklikler yapılacaktır.
Bu değişiklikler özellikle Türkiye’deki futbol kulüplerini de etkileyebilir çünkü; FIFPRO’nun çıkardığı raporlara göre oyuncu kulüp arasında en çok sözleşme krizi yaşayıp oyuncuyla sözleşme feshi yapan ülkelerin başında geliyoruz bu durumda da zaten oyuncudan yana karar veren FIFA, oyuncuları daha da korumak durumunda kalacak ve haksız fesih yapan oyuncuların transferin engellenmesi durumu ortadan çıkacak.

Yani kulüplerimiz haksız fesih yapıp maaş ödemediğinde transfer yasağı alırken oyuncular aynısını yaptığında bir transfer yasağı almayacak.
Zaten bu bir tazminat şeklinde oluyordu ve tazminat da yeni kulübe çıkıyordu.
Artık yeni kulübün sorumlu tutulduğu tazminat taleplerine eskisi kadar sık rastlanmayan Birliği Adalet Divanı’nın bu kararı FIFA’nın İsviçre’de merkezi olan bir dernek olmasına rağmen onu da bağlayan net bir karar niteliği taşıyor.
Yani yakın zamanda FIFA’nın ilgili maddede değişiklik yapması gerekecek.
Bunun için de FIFPRO ve PFA yani oyuncu birlikleri tam müzakereye ve görüş bildirmeye hazır olduğunu söyledi ama şu sıralar FIFA da pek başkalarını dinlemiyor.

Hatta biliyorsunuz futbolcular maç sayısının artması konusunda da öfkeliler; Manuel Akanji, Rodri ve sonrasında da Marc Cucurella bundan muzdarip olduklarını açıkça dile getirmişti. Neler değişebilir diye baktığımızda ise; belki 1995 yılındaki Bosman kuralı kadar büyük bir değişiklik olmasa da oyuncuların ”Bana müsade, ben gidiyorum” dediği noktada tek taraflı fesih yapıp rahatça kulübünden ayrılabileceği senaryolar pek uzak değil gidişat bonservis bedellerinin transfer dönemlerinin olmadığı normal bir işçinin 2-3 hafta önceden haber verip istifa edebildiği gibi bir yere varacak gibi günün sonunda..

Gerek PFA çalışanlarından gerekse FIFPRO’daki avukat meslektaşlarımdan duyduğum ve öğrendiğim kadarıyla günün sonunda herhangi bir işçi gibi futbolcuların asgari sözleşme hükümlerine riayetle rahatlıkla takım değiştirebileceği ekstremlikte bir sistem kapımızdan çok da uzakta değil. Bu da futbol ekonomisini derinden sarsacaktır, zira; transfer ücretleri birçok kulübün en büyük gelir kapılarından bir tanesi..
Son dönemde Avrupa Süper Ligi’ni kısıtlamaya çalışan FIFA ve UEFA’ya ters bir karar daha çıkmıştı. Bunlar yavaş yavaş futbolun düzenleyici kurumlardan özgürleşmesi ve bambaşka bir yere gitmesine yol açabilir hem transfer sisteminin hem de yeni formatlar ve organizasyonlarla birlikte tüm futbol sistemin ve düzeninin tamamen değiştiğini görebiliriz.
Gerek Avrupa Süper Ligi projesi gerekse bu konu özelinde alanında uzman isimlerle yakın zamanda konuşacağım akabinde daha detaylı şekilde bu konuların üzerlerine eğilebiliriz ancak; görünen köy kılavuz istemez. Futbol, çağa ayak uydurmak; futbolun kurallarını belirleyen yapılar ise; tüm organizasyonlarını insan sağlığını ve bir nevi iş güvenliği niteliğindeki hususları entegrasyonlarla azami uyum sağlayacak şekilde düzenle gözden geçirmek zorunda..
Av. Bilge Kaan ÖZKAN 'ın kaleminden.. sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.