
İtalya’da Roma 5.Ceza Mahkemesi’nin bir dosya özelinde;
“Eğer zanlı, kadını 10 saniyenin altında elle taciz ediyorsa bu taciz değildir”
diyerek hüküm tesisi deyim yerindeyse ülkeyi ayağa kaldırdı.
Roberto Rossellini Cine TV Enstitüsü’nün kıdemli hizmetlisi/lise bakıcısı olan 66 yaşındaki Antonio Avola , Roma Mahkemesi’nin 5.Ceza Dairesi tarafından okulda küçük bir öğrenciyi elle fiilen taciz etme suçundan beraat etti .
Olay, Nisan 2022 tarihine dayanıyor. Roma 5.Ceza Mahkemesi savcısı, cinsel dokunulmazlık ve bedenen suçlar kapsamında cinsel saldırı suçundan hareketle zanlı Avola hakkında 3 yıl 6 ay hapis cezası istemişti.
Yargılama aşamasında Avola’nın savunmasına göre; temas, sadece birkaç saniye sürmüş, kötü niyetli olmayan ve tesadüfi bir jest mahiyetinde hatta ” neredeyse bir şaka ” dan ibaretti.
Sanığı beraat ettiren yargıçlar ” gerçek bir suç isnadı teşkil etmediği için ” beraat kararı verdiklerini dile getirdi.
Yargıçlara göre “dokunma” gerçekleşmiş olsa da ” 5 ile 10 saniye ” arasındaki kısa sürede yapılan eylem yapılan fiilin başlı başına bir ”taciz” teşkil etmesi için yeterli değildi !?
Mağdur sıfatındaki kız çocuğu ise olayları farklı şekilde nakletmişti;
Ona göre; merdivenlerdeyken biri elini pantolonundan aşağı indirmiş ve onu yukarı kaldırmaya başladığında fark edip korkutmuştu . Arkasını döndüğünde 66 yaşındaki kişiyle karşılaştı. Adam kendisine; ” Seni seviyorum sen de sevdin, ama şaka yaptığımı biliyorsun ” diyerek onu takip etmişti. Olaya başından sonuna dek bir arkadaşı da tanık olmuştu.
Sanık ifadesinde; kızı yerden kaldırdığını kabul etti ancak; elini pantolonunun içine soktuğunu reddetti. Mahrem yerlerle temas varsa, ‘bu sadece yanlışlıkla, herhangi bir “şehvet” arzusu olmaksızın olmuştur’ dedi.
Yargıçların kararı, kızın hikayesine inanmakla birlikte kapıcının genç kadını taciz etme niyetinin ”olmadığı inancı ve varsayımı” na dayanıyor. Mahkeme heyetine göre bu, “şehvetsiz beceriksiz bir manevradan ibaretti “. Antonio Avola’nın beraat etmesi, gerçeğin ve somut delilin yorumunu ve şaka ile taciz arasındaki sınır algısını sorgulayan çeşitli tepkileri de beraberinde getirdi.
İtalya’da bu olayın sebebiyet verdiği öfke aslında bir ilk değil fakat; benzer olaylarda adli süreç çok daha sağlıklı şekilde cereyan etmişti örneğin; Empoli-Fiorentina maçında görevlendirilen spor muhabiri Greta Beccaglia , bir taraftar tarafından canlı yayında tacize uğradığında tarih; Kasım 2021’di .
Hemen viral olan bu eylemin videosu, İtalya’da ve Avrupa’da gerçek bir öfke dalgasının doğmasının adeta işaret fişeği oldu. Gazeteci, uğradığı taciz olayı için adli süreci başlatarak herkes için örnek bir sonuç elde etti. Alçakça eylemden sorumlu olan Andrea Serrani aleyhindeki dava mahkumiyet kararıyla sonuçlandı.
Kararı veren Floransa Mahkemesi; tarihi bir cümleyle, bunun ”herhangi bir istisnaya mahal vermeyecek şekilde açık bir cinsel şiddet eylemi” olduğunu kabul etti ve basit bir “taraftar taşkınlığı” olduğu fikrini reddederek 1 yıl 6 ay hapis cezası verdi akabinde bu ceza İtalyan infaz kanunu gereği ertelenerek tazminat ödeme yükümlülüğüne binaen cinsel şiddetten hüküm giymiş kişiler için iyileştirme kurslarına katılma zorunluluğuna dönüştürülmüştü.
İtalyan avukat meslektaşlarımla konu hakkında irtibat kurduğumda İtalya’da salt ”cinsel taciz” suçunun kanunlarda yer almadığını bu konuda hakkaniyet çerçevesinde heyetlerin hüküm tesis ettiklerini izah ettiler.
Aslında işin belki de en enteresan tarafı şu; İtalya Cumhuriyet Senatosu üyesi olan milletvekili Valeria Valente tarafından ilk imza sahibi olarak sunulan 89 sayılı yasa tasarısı senatoda bir türlü masaya yatırılamadı. Zira bu teklif metni tam da bahsettiğimiz konu özelinde heyetlerin de bu minvalde olaylarda yoruma muhtaç kalmayacakları cinsten ibareler içeriyor fakat; bu yasa teklifi bir türlü senatoda görüşülemedi ve yoruma açık halde bırakıldı ve sonunda durum bu raddeye kadar geldi..

Senatoya sunulan ilgili yasa tasarısını merak edip talep etmeniz halinde .pdf dosyası olarak gönderebilir, çevirisiyle beraber paylaşabilirim..
Köy, şehir, ülke fark etmeksizin bir dosya özelinde hüküm tesis eden hakimlerin kimi zaman bazı ülkelerde savcıların mesleki birikim, tecrübe ve donatılarının yanısıra hatta hepsinden önce insan olduklarını hatırlayarak hareket etmeleri elbette elzem;
Peşi sıra şunu da ilave etmeliyim bu minvalde kararlar nasıl toplumda infial uyandırıyorsa mağdurda da katbekat yaşamış olduğu travmayı düzenli olarak tetikler ve derinleştirir. Aynı şekilde verilen ceza hükmünün ağırlığı nispetinde de mağdur edilen kişi/kişiler hayata sıkı sıkıya bağlanır, adalete olan inançları güçlenir ve benzer örneklerde kişilere umut ışığı olduğu gibi bireylerin kendilerini çok daha güçlü hissetmelerine vesile olur.
AB Temel Haklar Ajansı’nın (FRA) son rakamları, 2016-2021 yılları arasında tacize uğrayan İtalyan kadınların yüzde 70’inin olayı bildirmediğini ortaya koydu.
Bu istatistikle de bir arada düşününce durumun vahameti İtalya açısından daha net bir şekilde ortaya konmuş oluyor; 10 kadından 7 sinin uğradığı taciz, istismarı açıklayamamasının yanı sıra susmayan, cesaret gösterenlerin adli süreç dahilinde adil ve ivedi lehte karar alamaması pek tabiki İtalya için hoş bir gösterge değil..
Son olarak bu kararı veren İtalyan heyete sormak isterim..
10 saniyenin uzun bir süre olmadığına kim karar veriyor ?
Tacize uğrarken saniyeleri kim sayıyor ?
Av. Bilge Kaan ÖZKAN 'ın kaleminden.. sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.